26 Mayıs 2017 Cuma29 Şaban 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah"tan başka ilah olmadığına ve Muhammed"in O"nun kulu ve elçisi olduguna şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kabe"ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak. (Tirmizi, İman 3, (2612))
  • " Kim Allah'a inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır." (Buhâri,
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:37Güneş 05:31Öğle 13:08İkindi 17:04Akşam 20:33Yatsı 22:17
    • 16°C Adana
    • 14°C Adıyaman
    • 10°C Afyon
    • 5°C Ağrı
    • 9°C Amasya
    • 12°C Ankara
    • 16°C Antalya
    • 11°C Artvin
    • 15°C Aydın
    • 10°C Balıkesir
  • BIST: 97.713 -0.61
  • Altın: 143,932 -0.12
  • Dolar: 3,5669 -0.18
  • Euro: 4,0007 0.17

Referanduma bekleriz...

Hüseyin Gülerce

Konuya girmeden önce, Anayasa Mahkemesi Başkanı Sayın Haşim Kılıç'a seslenmek istiyorum.
Siz, 47. kuruluş yıl dönümü töreninde yaptığınız konuşmada, "Anayasa'nın 138. maddesinde, açıkça, 'hiçbir organ, makam, merci veya kişi yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz' denilmesine rağmen, yargıyı etkileme ve yönlendirme çabalarının halen devam ettiğini" söylediniz. Medya ve siyaset dünyasının yargıçlarını da örnek verdiniz. CHP Genel Başkanı Sayın Baykal, size daha bir başvuru yapılmadan, konu mahkemenin önüne gelmeden, sizin adınıza karar veriyor ve bangır bangır haykırıyor: "Bu anayasa değişikliği gerçekleşmeyecek. Açık ihlal var. Anayasa'nın değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek maddelerine yönelik bir teşebbüs var. Bu, mahkemeden döner."

Daha vahimi; aynı minval üzerine, yüksek yargı organlarının başkanları da konuşarak sizin adınıza, gerekçelerini de söyleyerek çoktan karar verdiler. Yargıtay eski Başsavcısı Sabih Kanadoğlu ise, istenen değişikliği, Anayasa Mahkemesi'nin iptal edeceğini davul çala çala her yerde söylüyor. Kamuoyu olarak bizim merak ettiğimiz şudur: Bu açık anayasal suç karşısında, öncelikle sizin bir açıklamanız, uyarınız olacak mı? Yine bu ülkede, yargıya baskı olduğunu, yürütmenin yargıyı kuşatmaya çalıştığını söyleyenlere de bir çift lafımız olsun: Yargının yargıyı baskı altına alması, hukuksuzluk değil midir? Niye hiç sesiniz çıkmıyor?

Gelelim referandum konusuna.

CHP, konuyu Anayasa Mahkemesi'ne götürmede kararlı. Ancak, başvuru için 110 milletvekili gerekiyor. CHP'nin 97 milletvekili var. MHP destek verirse, bu partinin akıbeti DYP ve Anavatan gibi olur. Her halükarda bu hamle bile siyasette taşları oynatır.

Şayet Anayasa Mahkemesi, CHP'nin talebi doğrultusunda karar alırsa, Türkiye baskın bir seçime hazır olsun. AK Parti bu defa kapatma teşebbüsüne boynunu uzatmamada kararlı.

Değişiklik teklifi, 330-367 arasında oyla kabul edilirse, referanduma gidilmesi gerekiyor. Anayasa Mahkemesi bunun önünü kesemez. Ama referandum sonucunu, CHP yine Anayasa Mahkemesi'ne götürüp iptal kararı çıkabilir. Buyurun yine baskın seçime...

Benim gönlüm referandumdan yana. Zaten Sayın Başbakan da, "Bizim rotamızı millet çiziyor. Referandumlara da alışmalıyız. Değişikliğin, referanduma gerek kalmadan kabulünü isterim. Ama referanduma giderse söz milletindir..." diyor.

Referandum en doğru olanı. Bir defa, anayasal ve demokratik bir uygulama. Üstelik "toplumsal mutabakat lazım" denmiyor mu? Buyurun size toplumsal mutabakat. "Referanduma da karşıyız" diyenler, hiç kusura bakmasın, zamirlerinde demokratikleşmeye karşılar. Hele bunun AK Parti döneminde olmasına, külliyen karşılar...

İyi niyetle de olsa, bir referanduma gidildiğinde, AK Parti'nin kaybedeceğini düşünenler var. Muhalefetin, ulusalcı laik kesimin, referandumu, AK Parti icraatlarının oylamasına dönüştüreceklerinden hareketle "bir risk var" diyorlar.

Bu millet onlara asla fırsat vermez. Ergenekon davası, milletin gözünü açtı. Darbecileri, cuntacıları, millete kurulan tuzakları artık biliyoruz. Referandumla, halkın seçtiklerine, "iktidar olabilirsiniz, ama muktedir olamazsınız" diyenlere hak ettikleri cevabı vermenin güzel bir fırsatını yakalayacağız. Demokratikleşmenin, bu milletin nasıl bir özlemi haline geldiğini anlamayanlara, lisanımünasiple ve tam bir kararlılıkla anlatacağız. İlerlemeden, demokratikleşmeden, hukukun üstünlüğünden vazgeçmeyeceğimizi haykıracağız.

Şahsen ben bile heyecanlanıyorum. Çünkü demokratikleşme, sadece AK Parti'nin meselesi değil. Bu milletin geleceği meselesidir. Hele o gün bir gelsin, herhalde yerimde duramam. Bana da bir vazife düştüğünü düşünürüm. Anadolu'nun, gücüm yetiyorsa bütün illerinde, geniş salonlarda aziz milletime seslenir, "gün bugündür" diye konuşurum...

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.