Fatma Tuncer

Fatma Tuncer

İletişim nedir? I

İletişim nedir? I

İletişim en genel anlamda iki kişinin karşılıklı olarak birbirlerine yansıttıkları aktif diyaloglarıdır. İnsan iletişim sürecinde, beden dilini, ses tonunu, mimiklerini de iletişime dahil eder ve bir bütün olarak karşısındaki kişiyle bağlantı kurar.

Esasen insanoğlu, doğuştan iletişim kurma ve kendi türüyle bir şeyler paylaşma ihtiyacı içindedir. Kişi bu ihtiyacını, eylem ve davranışlarıyla ortaya koymaktadır. Mesela yeni doğan bir bebek ilk iletişimini mimikleriyle refleksleriyle yapar. İbn-i Haldun ünlü yapıtı Mukaddimesinde, insanın kendi türüyle bir arada yaşamaya müsait olduğunu ifade ederken, mevcut toplumsal alanda bireyler kendilerine yakınlık durumuna göre karşılarındaki kişiye karşı yakınlık ya da uzaklık hissetmektedir. Her ne kadar insan, duygu ve düşüncelerinin esiri olsa da, mutlaka ötekiyle birlikte yaşamak, hayatını onunla birlikte sürdürmek istiyor. Afrikalı bir yazar, Af etmeyen Gelecek adlı yapıtında, ubuntu kavramına yer verir. Ubuntu, "Ben varım çünkü sen de varsın" anlayışına dayanır.

Zira bu anlayışa göre, güç ve imtiyazları elinde tutan hâkim güçler, eğer bütün insanları imha etseler, bütün toprakları, madenleri, yeryüzü kaynaklarına sahip olsalar, iletişim kuracağı, yeryüzü coğrafyalarında karşılıklı görüş alış verişinde bulunacağı hatta rekabet edeceği kimseler yoksa bunun hiçbir anlamı yoktur. Afrikalı yazar aslında bu teziyle insanın iletişim kurma ve diğer insanlarla kaynaşma ihtiyacını dile getirmekteler.

Kuşkusuz insan ilk iletişimini annesiyle kurar. Anne çocuğun ilk iletişim ve sevgi nesnesidir. Bu süreç içersinde, onunla hayatı öğrenir ve sosyal çevreye açılır.

İnsanın iletişim kurmaya ihtiyaçlılığına Tom Hanks'in "Yeni Hayat" filmi açık bir örnektir. Film özet olarak şöyle:

Adam, denize düşen uçaktan sadece birkaç eşyasıyla, ıssız bir adaya çıkmayı başarır. Fakat ada ıssızdır, sadece doğa ve hayvanlardan oluşan yeşil bir alandır. Adam, kendisiyle birlikte kurtardığı bir araba tekeri, bir top, birkaç çamaşırı kıyıya koyar ve orada nasıl yaşayabileceğini düşünür. Sonra zihnini toparlar ve etraftan birkaç ağaç dalı toplar ve orada kalabileceği küçük bir çadır kurar. Elindeki eşyaları yerleştirir. Fakat açtır, karnını doyurmak zorundadır. Bunun için de denize iner, balık tutar, etraftaki ağaçlardan yiyecek meyveler devşirir ve orada yaşamını sürdürmeye çalışır. İki odunu birbirine çarparak ateş yakmayı başarır, sık sık yaktığı ateşten bir kor alarak yukarı kaldırır ve bağırarak uzaklardan yardım ister fakat kimse yoktur.

Artık burada yaşabilmektedir, ayakta kalabilecek kadar yiyecek elde edebilmekte, kalabileceği küçük bir alan kurmaktadır. Fakat o konuşmak ve iletişim kurmak istemektedir. Konuşma, kendi türüyle kaynaşma ihtiyacını karşılayacak bir şey yoktur. Bunalır, avazı çıktığı kadar bağırır, konuşacak birini arar, hatta bir ara aklını kaçıracak gibi olur ve kendini yere vurarak elini hızla kayalara çarpar. O sırada elinden kan akmaya başlar, can havliyle yerdeki topu alır ve sıkar... Sonra topu tekrar alır ve sakinleşmeye çalışır. İşte o sırada kanlı eliyle tuttuğu topun yüzeyinde insan suretine benzeyen bir şeklin ortaya çıktığını fark eder. Topu tutar ve ona yeniden biçim verir, yerden aldığı bir ağaç dalını topa geçirir, saç yapar... Ve o andan itibaren insana benzettiği bu topla konuşmaya başlar.

Adam, günlük yaşamını sürdürürken, sürekli elindeki topla konuşmaktadır. Ona bir yerde insan rolü vermiştir. Yerken, otururken, balık avlarken, bu sanal arkadaşını alır ve onunla konuşur, dertleşir...

Bir ara küçük bir sandal yapar, sıkılmıştır, buradan ayrılmak istemektedir, sandala topunu ve birkaç eşyasını da alır ve denize açılır. Fakat kayık devrilir ve eşyalar yere düşer... Adam eşyaları önemsemez fakat arkadaş rolü verdiği topun peşine koşar, ağlayarak ona ulaşır ve sarılır... Adam uzun bir zaman sonra kurtulmuş ve memleketine ulaşmıştır ve yanında sadece bu ıssız adada kaldığı sürece konuştuğu o yırtık top vardır.

Filmde geçen bu olay, iletişim kurma ihtiyacının insanın temel ihtiyaçlarından olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

Bu dünyada sahip olabileceğiniz her şeye sahip de olsanız da, bir başkasıyla konuşmak, iletişim kurmak ihtiyacı içindesinizdir bu bir gerçek.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Fatma Tuncer Arşivi