25 Temmuz 2017 Salı29 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:57Güneş 05:46Öğle 13:18İkindi 17:12Akşam 20:36Yatsı 22:16
    • 25°C Adana
    • 23°C Adıyaman
    • 15°C Afyon
    • 13°C Ağrı
    • 14°C Amasya
    • 16°C Ankara
    • 26°C Antalya
    • 20°C Artvin
    • 23°C Aydın
    • 17°C Balıkesir
  • BIST: 106.711 -0.12
  • Altın: 143,514 0.58
  • Dolar: 3,5567 0.57
  • Euro: 4,1387 0.43

Anayasa gündemi

Abdurrahman Dilipak

Haydi hayırlı olsun. Süreç başladı.. Nisan 1 şakası gibi.. Darbe Anayasasındaki en önemli maddelerden bazıları değişiyor.. 12 Eylül darbesini yapanlarla ilgili yargı sürecinin başlamasına engel olan madde kaldırılıyor..
Ben birkaç gün için yurtdışına gideceğim.. Döndüğümde ülke gündeminde bu sıcak konular tartışılıyor olacak..
Nisan ayının ilk yarısında bu 26 Maddenin görüşülüp, oylanmış olması gerekiyor.. Eğer parlamento değişikliği oylarsa Nisan sonunda Anayasa değişikliği gerçekleşir ve refaranduma gerek kalmaz..
Teklifin reddedilmesini çok zayıf bir ihtimal olarak görüyorum.. Hatta böyle bir ihtimalden söz etmek bile çok anlamlı değil bugün için.. Hatta bu Anayasa değişikliği gerçekleşmeyecek olursa, Türkiye ani bir erken seçime gidebilir.. Eğer siz Anayasa reformunu Meclis’ten geçirmez ve sandığın, halkın önüne konulmasını da engelleyecek olursanız, bu işi sahibine götürmek en doğru çözüm olur.. Ve bu durumda yapılacak bir seçimden AK Parti yeniden Anayasal çoğunlukla Meclis’e gelebilir.. Ergenekon’un avukatları ise Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olabilirler..
Hele bir de buna parti kapatma tartışmalarını eklerseniz, bundan sonra işlerin nasıl gelişeceğini kestirmek kolay olmaz.
Nisan sonunda Anayasa tartışmalarının bundan sonraki yönü belli olur..
Ya Anayasa’yı Meclis değiştirir ve Mayıs ayında uyum yasaları ve yönetmelikler Meclis gündemine gelir, ya da referanduma gidilir.. Mayıs-Haziran sonunda sonuç belli olur, Temmuz’da uyum yasaları çıkartılır, TBMM Ağustos başında tatile girer..
Bakarsınız milletvekilleri Haziran-Temmuz sıcağında Ankara’da oturup kalmak istemezler..
Eğer Anayasa Meclis’ten geçmez, refarandumun da önü tıkanırsa, bana sorarsanız Temmuz-Ağustos en geç Eylül-Ekim aylarında erken seçime hazır olun..
Anayasa değişikliği konusunda sorun yaşanacak olursa, her halukarda bu yaz çok sıcak geçecek demektir.
Eğer erken seçime gidilirse, 2010 sonunda kapsamlı bir Anayasa değişikliği paketi tekrar Türkiye’nin gündemine girer..
Eğer bu paket sorunsuz bir şekilde Meclis’ten geçecek olursa, bundan sonra Anayasa’da yapılacak değişiklik için 2011’i beklemek gerekecektir..
Zaten Anayasa değişikliğinden sonra uyum yasaları ve bu yasalar ile yönetmeliklerin tamamlanmasının ardından seçimlerin ve personel atamalarının yapılması uzun bir zaman alacak.. Sonra da seçim çalışmaları başlayacaktır.. Bu arada yeni bütçe Meclis gündemine gelecek..
Tabiî, bütün bunlar evdeki hesap.. Bakalım işler memlekette, bölgede, dünyada nasıl gelişecek..
Aslında sonuç ne olursa olsun, bu konuların ülke gündemine gelmesi, tartışılıyor olması, başlı başına bir kazanım..
Bu işe karşı çıkanların, şunu görmeleri gerekir: Bu konu tartışılıyorsa, bir gün gerçekleşecek demektir. Bu tartışmalar süreci, doğru yönde ileri doğru işletecektir.. Hatta toplumun bazı gerçeklerin farkına varması, konuyu sahiplenmesi, bu tartışmalarda kimin nerede durduğunun anlaşılması bile başlı başına bir kazanım..
Aslında Anayasa Mahkemesi’nin üye yapısı, parti kapatma, 12 Eylül’ün dokunulmazlığının kaldırılması, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru, HSYK’nın yeniden yapılandırılması, askerlerin adli yargıda yargılanmalarının önünün açılması, hepsi büyük öneme sahip düzenlemeler..
Bunlar zaten çok geç kalmış konular.
Aslında Siyasi Partiler ve seçim yasası, baraj sisteminin filan yeniden gözden geçirilmesi gerek.. Mesela Türkiye milletvekilliği konusu da tartışmaya açılabilir.. Seçim ittifakı, bölge partileri oluşumu, il genel meclisi ve belediye meclislerinin birleştirilmesi, muhtarlıkların yerel yönetimlerle ilişkilerinin yeniden düzenlenmesi gibi birçok konunun yeniden değerlendirilmesi gerek..
Tabiî hepsinden önce, şu Anayasa tartışmasının bitmesi gerek.. Seçimden hemen sonra bu konunun yeniden ele alınarak Anayasa’nın son kez ya da iki etapta veya 2011 yılı içinde kesin bir şekilde son şekline kavuşmuş olması gerek..
Anayasa değişikliği tartışmaları artık toplumu bunalttı.. Bu iş kesin olarak bitirilmeli.. Bu konu, birileri için siyasi bir kavga, pazarlık, istismar, meydan okuma konusu olmaktan çıkartılmalı.. Darbe dönemi artık bitirilmeli.. Selam ve dua ile.


UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.