26 Mayıs 2017 Cuma29 Şaban 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah"tan başka ilah olmadığına ve Muhammed"in O"nun kulu ve elçisi olduguna şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kabe"ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak. (Tirmizi, İman 3, (2612))
  • " Kim Allah'a inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır." (Buhâri,
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:37Güneş 05:31Öğle 13:08İkindi 17:04Akşam 20:33Yatsı 22:17
    • 18°C Adana
    • 16°C Adıyaman
    • 12°C Afyon
    • 7°C Ağrı
    • 11°C Amasya
    • 13°C Ankara
    • 17°C Antalya
    • 12°C Artvin
    • 17°C Aydın
    • 15°C Balıkesir
  • BIST: 97.713 -0.61
  • Altın: 143,932 -0.12
  • Dolar: 3,5669 -0.18
  • Euro: 4,0007 0.17

Yanlıştan kurtulmanın yolu

Abdulkadir Özkan

Ülkemizde uygulamada yaşanan aksaklıklar sebebiyle Başkanlık sisteminin tartışmaya açılması bir yanlışın başka bir yanlış ile düzeltilmeye çalışılması demektir. Kaldı ki, Parlamenter sistemin işleyişinde ortaya çıkan yanlışlar ve aksaklıkların sebebi darbe anayasalarıdır. Bu aksaklıklardan kurtulmak imkansız değildir. Darbe dönemlerinde Parlamenter sisteme birtakım müdahaleler olmuş, halkın seçtiklerinin oluşturduğu yasama ve yargı bir bakınma atanmışların kontrolüne verilmiştir.

Bu bakımdan ülkemizde uygulanan sistemi Parlamenter demokrasi olarak nitelendirmek mümkün değildir. Bu sebeple de zaman zaman sistem bürokratik oligarşi gibi bir takım sıfatlarla izah edilmeye çalışılıyor. Eğer Parlamenter demokrasinin tüm kuralları ile uygulanması sağlanabilirse bir başka sistem aramaya gerek kalmaz. Sayın Başbakan eğer Parlamenter demokrasinin gerçek anlamda ülkemizde uygulanabileceğine olan güvenini yitirmiş ise yeni bir sisteme geçiş demek olan Başkanlık sistemini nasıl hayata geçirecektir? Bu bakımdan öncelikli olarak darbe dönemlerinden gelen uygulamadaki bir takım aksaklıkları giderecek düzenlemelerin yapılması gerekiyor.

Bunun için de Millet Meclisi'nde 30 maddelik bir anayasa değişiklik paketi tartışılmaktadır. Bu değişiklik paketinin hayata geçirilmesi için çaba gösterilip sonuç alınmaya çalışılması öncelikli konu olmalıdır. Başkanlık sistemine geçebilmek için yeni bir anayasaya ihtiyaç vardır. Hatta Parlamenter sistemin özgürlükçü bir niteliğe kavuşabilmesi için de yeni bir sivil anayasa gerekiyor.

Yapılmaya çalışılan değişiklikler bile yıllardan beri yaşanan olumsuzluklardan kurtulmak için önemli bir adım olarak görülürken ve daha bunun sonucu alınmamışken Başkanlık sistemini gündeme getirmek sanki meyve yemekten çok bağcıyı dövmeye yönelik bir girişim gibi görülüyor. Kaldı ki görüşülmekte olan değişiklik paketinin hayata geçip geçemeyeceği de belli değil. Çünkü, CHP başından beri her şartta değişiklik paketini Anayasa Mahkemesi'ne götüreceğini ilan ediyor. Böyle olunca da sonucu kestirmek zorlaşıyor. Demek istediğim o ki, daha mevcut anayasa üzerinde bir takım rötuşlar bile ciddi bir direnişle karşılaşır ve akamete uğratılmaya çalışılırken yeni bir sistem anlamına gelen Başkanlık sistemine geçiş tartışmaları, tartışma boyutunu aşacak gibi görünüyor.

Halbuki mevcut sistemde darbe kalıntısı bir takım unsurların temizlenmesi yaşanan sıkıntıları büyük ölçüde ortadan kaldırılabilir. Kurumların yetki alanları kesin hatları ile belirlenir ve kurumların yetkilerini aşmaları engellenecek olursa bu sisteme yönelik eleştiriler büyük ölçüde giderilebilir. Bir diğer ifade ile egemenliğin millete ait olması sağlanabildiği takdirde yeni bir sistem arayışına gerek kalmaz.

Başkanlık sistemine gelince, hemen belirteyim ki çeşitli sıkıntıları beraberinde getirebilir. Demokrasi kültürü ve farklılıklara tahammülün gelişmemiş luğu ülkelerde Başkanlık sistemi otoriter bir uygulamaya yol açabilir. Mevcut sistemin de içine düştüğü olumsuzlukların sebebi farklı görüş, düşünüş ve inanışlara tahammülsüzlüğümüz değil mi? Herkesi kendi boyamızla boyama merakı, herkesin bizim gibi düşünmesini istememiz ister istemez gruplaşmaları ve kamplaşmaları gündeme getiriyor. Belli görüşlerin sahipleri de bu sebeple etraflarında sadece kendileri gibi inanan ve düşünenleri görmek istiyorlar. Bu anlayış devam ettiği sürece Başkanlık sistemine geçildiğinde ne olur düşünmek gerekir.

Bunun yanında partilerimizin liderlerindeki tek adam anlayışı sistem değişikliği ile birlikte yok olmayacağına göre Başkan'ın kendisini her şeyin üzerinde görmesi ve buna göre uygulama yapması kısacası tek sesli toplum isteği bugünleri aratabilir.

Cumhurbaşkanı'nın halk tarafından seçilmesini 30 yılı aşkın süreden beri savunanlardan biriyim. Bugün de bu düşüncemi değiştirmiş değilim. Bunun için gerekli anayasa değişikliği yapılmış ve Cumhurbaşkanı'nın süresi dolduğunda yenisini halk seçecektir. Dolayısıyle artık bir takım baskılar ve zorlamalarla Cumhurbaşkanı seçimi de söz konusu olmayacaktır.

Yani sistemdeki sıkıntının Cumhurbaşkanlığı ile ilgili bölümü çözülmüş görünüyor. Son değişiklik ile de sistemi tıkayan bazı hususlar giderilecektir. Bu bakımdan böyle bir noktada Başkanlık sistemi tartışmalarının gündeme getirilmesinin yarardan çok zararı olabilir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.