Mahir Kaynak

Mahir Kaynak

Rekabet mi, husumet mi?

Rekabet mi, husumet mi?

MİT’in faaliyetlerinin denetlenmediğinden şikayet edilir ve bu şikayet geçmişte emrinde çalıştığı başbakanlar tarafından da dile getirilmiştir. Bunun için düşündüğüm bir modeli tekrarlıyorum.
Başbakan ve ana muhalefet liderinin ortaklaşa oluşturduğu bir heyet MİT’i denetler. Bu denetlemenin hangi amaçla yapıldığı ve hangi kriterlere göre değerlendirme yapılacağı önemlidir. İstihbarat hedefleri hükümet ya da Milli Güvenlik Kurulu tarafından belirlenmiş olmalıdır. Denetim MİT’in faaliyetlerinin bu amaca uygun ve belirlenen çerçeve içinde, usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığını tespit amacıyla yapılır. Sonuçlar başbakan ve ana muhalefet lideri tarafından değerlendirilir.

Önerdiğim modelin, günümüzdeki siyaset anlayışı göz önüne alındığında, anlamsız olduğunun farkındayım. Birbirini aynı hedefe varmak isteyen ama farklı yollar öneren kurumlar değil de, kendi ifadeleriyle, diğerini ülkeyi felakete götürecek kurumlar olarak görenler arasında böyle bir birliktelik kurulamaz. Birisi iktidarı ülkeyi bölecek işler yapmakla suçlayan, diğeri demokrasiyi sona erdirmekle itham eden partiler arasında birlikte yapılacak herhangi bir şey yoktur.

Türkiye’de neden darbe yapıldığını anlamak kolay. Eğer muhalefet iktidarı ülkeyi felakete sürüklemekle itham ederse birileri de ülkeyi uçurumun kenarından kurtarmaya kalkar. Bu açıdan bakıldığında Türkiye birçok kere yok olmanın eşiğinden dönmüş sayılır. Demokrasilerde amaç ülkeyi daha iyi yönetecek, daha ileri götürecek kadroları ve düşünceyi iktidara getirmektir. Bizde ise ülkeyi felakete götüren bir kadrodan kurtulmak amaçlanır. Tartışmalar daha iyinin ne olduğu konusunda değil karşı tarafın ne kadar kötü olduğunu göstermek için yapılır. Bu yüzden muhalefet yeni projeler sunmak yerine kötüleme kampanyalarına başvurur. Mesela muhalefet iktidar gelirse ekonomik politikasının ne olacağını, hangi dış politika modelinin uygulanacağını, terörle mücadelede nasıl bir yol izleneceğini kimse bilmez. Ayrıca her partinin dine, etnik farklılıklara bakışı aynı değildir ve her partinin imajında bu farklılıklar sezilir. Oysa tüm partilerde böyle bir ayrılığın gözetilmediği herkes tarafından bilinmelidir.

Karşılıklı ithamlar havada uçuşurken bazı gelişmeler gözden kaçıyor. Mesela demokratik açılımı anlamsız hale getiren terör eylemleri, Kıbrıs’ta iktidara yakın olmadığı bilinen birinin seçilmesi, Ermenistan’la imzalanan protokolün tek taraflı askıya alınması birbiriyle bağlantılı mıdır? İzlenen dış politikadan rahatsız olan bazı dış çevreler iktidara karşı bir proje mi uygulamaktadır? Eğer böyle bir proje varsa bundan sonraki aşaması nedir? Bu soruların cevabı herkesi ilgilendirir. Çünkü bugün iktidara yönelik operasyonlar, yarın başka bir iktidara başka biçimlerde uygulanabilir.

Bundan sonra iç politikadaki gelişmeleri bunları göz önünde tutarak izleyeceğim. Umarım iktidar, muhalefet, etkili kurumlar hep birlikte bir çözüme ulaşır ve başkalarının öngördüklerinin, hiç değilse bu defa, gerçekleşmesini engellerler

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mahir Kaynak Arşivi