Utanç Yasası'nda Karar Tarihi Belli Oldu...        İzmir'de silahlı çatışma: 1 ölü, 3 yaralı...        Emniyet'ten Büyükanıt'la ilgili haberlere dava...        Albay Çillioğlunun oğlundan açıklamalar...        T-37 uçaklarının uçuşu durduruldu...        Evlerinin yanışını gözyaşlarıyla izlediler...        Mevlit Kandili İstanbul'daki camilerde kutlandı...        Mardin'de 3 dilde Mevlit programı düzenlendi...        Sudan Devlet Başkanı Beşir'den savaş uyarısı...        Suriye tasarısı oylanacak...        Kız Lisesi’nde ETÖ toplantısı...        "Bildiklerimi Anlatırsam Yer Yerinden Oynar"...        
USD Alış 1.749 USD AlışUSD Satış 1.761 USD SatışEuro Alış 2.292 Euro AlışEuro Satış 2.309 Euro SatışAltın Alış 97.9710 Altın AlışAltın Satış 98.4100 Altın  Satış
 
 
12 R.Evvel 1433

4 Şubat Cumartesi 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Abdullah Büyük - Yeni Akit
2010-05-07

‘Farklı kültürlerin bir arada yaşaması’

70 milyon insanı temsil eden vekillerin, anayasa paketi üzerindeki düşünceleri, konuşmaları tek kelime ile toplumsal barışı temelden sarsmaktadır. Bilhassa gençliğimiz için örnekten mahrum olan tavırlar ve sözler, dünya ve ahret sorumluluğunu gerekli kılan bir meseledir. Şöyle bir düşünelim:
Bir arada yaşamak, bir sanatı gerektirmez. Zira hayvanlar da pekâlâ sürü halinde yaşayabilmektedirler. O halde bir sanatı, emeği gerekli kılan, başarıldığında takdiri hak eden şey; farklı düşünen grupların barış içinde yaşayabilmeleridir. Burada beraber ve sorunsuz yaşamayı, iki ev arkadaşı yahut evlenmiş eşler olarak düşünmemek gerekmektedir. Çünkü böyle bir durumda taraflardan birinin anlayışı, sorunun büyümesini çok zaman engelleyici olacaktır. Asıl zor olan ve maalesef bir türlü gerçekleştirilemeyen ise, toplumların, hiziplerin farklı inanç ve/veya farklı örf-ananeleri olmasına rağmen, kavgasız, kansız ve korkusuz aynı coğrafyayı paylaşabilmeleridir. Hâlihazırda ise bu, gücü elinde bulunduran çoğunlukların, azınlıkların haklarını düşünmeden çiğnemesi, adaleti tesis etmemesi sebebiyle mümkün olamamaktadır.
Biliyoruz ki hislerin galip olduğu zamanlarda aklın ve dinin tesiri devre dışı kalır. Muhalefetin bir nevi ortak taarruzu, sistemi, rejimi koruma adına(!) olsa bile, usul açısından son derece çağdışı bir tavırdır. Bir asra yakındır devlet yönetimini elinde tutan ve başkalarına geçmesini “irtica-bölücülük-gericilik” olarak delil gösteren zihniyetin miadı dolmuştur. Bükülemeyen bilekleri öpmenin, öpene hiçbir zararı dokunmaz. Yine bir asırdır İslamiyeti ve Müslümanları ülke kalkınmasına engel olarak(!) gören insanların, gelecek nesillere hediye edeceği ciddi hiçbir şeyi yoktur. “Gölge olma başka ihsan istemem” sözünden hareket ederek, ülkenin ve temiz ümmetin-milletin menfaatine yönelik hayırlı iş ve hizmetleri ortaya koymak isteyenleri devre dışı tutma dönemi bitmiştir. Bu millet anlamış ve görmüştür ki İmam-Hatip mezunu bir belediye başkanı, işveren, devleti idare edenler ne mürtecidir, ne de ülkenin kalkınmasına engeldir. Lütfen bu gerçekleri inkâra yeltenmeyin. Çünkü çok komik ve gülünç duruma düşüyorsunuz.
İnanan insanların farklılıkları, toplumsal barışı sağlayıcı özelliklere sahiptir. Ancak, devamlı başkalarının fikirlerini kullanıp, kendisine ait fikri olmayan ve böylece taklitçi olanlar, farklılıkları bir yıkım olarak(!) görmüştür. Yarım asırdır, inanan insanların muhalefetini isyan olarak gören ve Kel Ali (Ali Çetinkaya) mantığını kullananların çağdaşlıkla, medeniyetle, edep ve terbiye ile hiç mi hiç irtibatlarının olmadığı ortaya çıktı.
Bu aziz ümmet, asırlardır gayr-i Müslimlerle birlikte yaşamış ve hiçbir probleme şahit olmamıştır. Bosna-Hersek, Müslümanların yönetiminde tam 500 sene ayakta kalmış, Hırvat, Sırp ve Müslüman arasında en küçük bir olay yaşanmamıştır. Niçin? Çünkü Müslümanların, kendileri gibi olmayan ve yaşamayan diğer insanlara nasıl bir tavır alacağını bizzat Rabbimiz ve Peygamberimiz açıklamıştır.
İstanbul’un fethinin neticesinde, papaz külahı değil, Osmanlı sarığı görmek isteyen gayri müslimlerin o onurlu tavırları ne kadar geçerli ve güzelse, bugün bu ülkeyi yöneten insanların duruşları, sözleri, fikir ve projeleri; medeniyeti, toplumsal barışı, kardeşliği, birlikte yaşamayı sağlayıcı özelliklere sahiptir. Gözleri ve gönülleri paslı-sisli olanlar ne yazık ki bu gerçeği görememektedir.
Küçüklüğümüzden beri “insanlar hukuk önünde eşittir” sözü, gerçekliğini kaybetmiş, Ergenekon dosyaları, imtiyazlı insanların(!) kanun ve hukuk önünde eşit olmadığını ispatlamıştır.
Netice olarak, Kandilli Rasathanesi, toplumun depremle birlikte yaşamasını öğütlediği gibi, ateist bir insanla namaz kılan bir insan kavgasız, gürültüsüz yaşama hakkına sahiptir. Rütbeli bir subayı camide namaz kılarken gören Müslümanlar ne kadar seviniyor ve gurur duyuyorsa, Müslüman bir insanın okulda, dairede, devlet kademelerinde görülmesi birilerini rahatsız etmemelidir. Medeni olan, aydınlık olan durum budur. Ama devleti, kurumlarını sadece kendilerine ait özel mülk gibi görmek isteyen ve o yerlere inanan insanları sokmak istemeyenler, tıpkı güneşin önünde karın eridiği gibi erimektedirler. Ne yazık ki farkında değiller. İlahiyat Fakültesi mezunu olan bir insanı Milli Eğitim Müdürü olarak gören ve ülkenin, laikliğin, cumhuriyetin tehlikede olduğunu söyleyen insanlar, emin olun ki zavallı, acınacak bir kimlik sergilemektedirler. Bu ülke halkının, böyle zihniyet sahiplerini ve çağdışı fikirlerini dinlemeye ve ümitlenmeye ne zamanı var, ne de ihtiyacı. Selam ve dua ile Cumanızı tebrik ediyorum.

 
 
 
  Henüz Yorum Yazılmamış
Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Arzu Erdoğral Gençliğe Hitabe Ayet değil ama…!
Cemal Nar İşte Can Alıcı Sorular
M. Emin Parlaktürk Mevlid-i Nebi ve Salavat Kampanyası
Ali İlbey "Türkülerle de Hüznümüz Allah'adır Bizim"
Fatih Uğurlu Halil İbrahim Sofrası
Şark Ekspresi'nde cinayet ve Kardan Adam
Mustafa Durdu "Eğitim çökmüş durumda"
 Feyzullah Birışık Sahabe sevdi, gökten müjde indi!
 
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
5 37
Güneş
7 06
Öğlen
12 25
İkindi
15 05
Akşam
17 32
Yatsı
18 54
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Ali Karahasanoğlu Şaşkın Odatv'li: Kitap (söz), Yunan topundan tehlikeli!
Hasan Karakaya Aydın Doğan, ilk önce benim evime gelmişti... Amaaa!
Abdurrahman Dilipak İskilipli Atıf'ı anmak ve anlamak
Yener Dönmez O bir görev kadını
Ahmet Varol Geçiş Döneminin Sancıları
Yavuz Bahadıroğlu 1950 öncesinde din ve devlet ilişkisi
Serdar Arseven Mustafa Başoğlu... Terörist olsaydı!..
Namık Açıkgöz Anayasa yolunda "Türkiye Günlüğü"
LütfüOflaz'la Sohbet Kalemini satan anasını da satar!
 
 
E-Devlet
 
 BİR AYET
Kim İslâm'dan başka bir din ararsa ondan asla kabul edilmeyecek ve o ahirette de zarar edenlerden olacaktır.
Âl-i İmrân Suresi Ayet 85
 
 BİR HADİS
"Kalbinde zerre miktarı iman bulunan kimse ateşten çıkacaktır." Ebu Sa'îd der ki: "Kim (bu ihbarın ifade ettiği hakikatten) şüpheye düşerse şu ayeti okusun: "Allah şüphesiz zerre kadar haksızlık yapmaz..." (Nisa, 40).
Tirmizî Sıfatu Cehennem 10
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.