18 Ekim 2017 Çarşamba28 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:46Güneş 07:12Öğle 12:56İkindi 15:56Akşam 18:28Yatsı 19:47
    • 24°C Adana
    • 19°C Adıyaman
    • 8°C Afyon
    • 7°C Ağrı
    • 10°C Amasya
    • 9°C Ankara
    • 23°C Antalya
    • 11°C Artvin
    • 16°C Aydın
    • 10°C Balıkesir
  • BIST: 107.302 0.29
  • Altın: 151,442 -0.01
  • Dolar: 3,6681 -0.22
  • Euro: 4,3165 -0.07

Baykal için düğmeye kim bastı?

Hüseyin Gülerce

Baykal'ın istifası, ani ve hızlı oldu. Bir hafta önce kimsenin aklından geçirmediği bir şey gerçekleşti. On gün sonraki kurultaya CHP, Baykal'sız gidiyor.
Birden ne oldu böyle? Güzel bir söz var; iş neticesi ile belli olur. Neticeye bakarak, işin ne olduğunu anlamaya çalışalım.

Netice şudur: CHP'nin başında artık Baykal yok. O zaman zincirleme bir reaksiyondan bahsedilebilir. Kurultay tehir edilmedi. CHP'de yeni bir yönetim olacak. Ha, bu arada şunu söyleyeyim. "Baykal, manevra yapıyor, delege istiyor denilerek geri dönecek..." iddiası, bana hiç gerçekçi gelmiyor. Sebebi şu: Kendisini istifa ettiren görüntüleri, Baykal inkâr etmedi. İleri teknoloji kullanılarak, haneye girilerek, duvarlara, eşyalara kameralar yerleştirilerek bir komplo kurulduğunu ısrarla tekrar etti. O görüntülerin devamında, bir de "varan 2" diye bir tehdit var. Yani her an başka görüntüler, internet ortamına atılarak, bir Çin işkencesi yapılabilir. Bunu ne CHP tabanı ne de kamuoyu kaldırabilir.

Kısacası, CHP yoluna Baykal'sız devam edecek. O zaman soru şudur: CHP'nin başından Baykal'ın gitmesini kim, hangi güçler istemiş olabilir? İki ihtimal var.

Birincisi, Türkiye'nin, bölgesinde ve uluslararası alanda, giderek artan gücüne paralel bir aktör olmasını onaylayan merkezler, düğmeye basmış olabilir. Demokrasi yolunda ilerleyen bir Türkiye'de, CHP'nin devletçi, statükocu engellemelerinin, artık sona erdirilmesi kararlaştırılmış olabilir. Devlet içindeki kirli ve kanlı yapıların sona erdirilmesi için Ergenekon davasını önemseyen bu çevrelerin, siyasî alanda da, gerçek sosyal demokrat bir anamuhalefet partisi arzuladıkları zaten biliniyor.

Ancak bu ihtimal zayıftır. Zira kurultay delegeleri, statükonun korunması zihniyeti ile tespit edildiler. Bu delege yapısından, Avrupa tipi bir sosyal demokrat parti çıkarmak, gerçeğe aykırıdır.

İkinci ihtimal şudur: Türkiye'deki askerî vesayet rejimi, diğer adıyla statüko; AK Parti iktidarını bir türlü kabullenemiyor. Kapatma tehdidi bir işe yaramıyor. Sivil iradenin cesareti ve kararlılığı, devlet içinde "demokratikleşmenin vakti geldi artık..." diyen insanları da cesaretlendirdi. Ergenekon davası, dokunulamayanlara dokunarak ilerliyor. Aydınlara, gazetecilere, yazarlara yönelik suikastlar, toplumu kamplaştırmaya yönelik kanlı cinayetler, adaletin ışığına yakalanmış durumda. Danıştay saldırısı Ergenekon davası ile birleşince, başta laik kesim, toplumdaki bütün ezberler bozuluyor. AK Parti, içten de bölünemiyor.

Statüko açık bir şekilde, yeni iktidar alternatifleri üzerinde çalışıyor. İlk hedef, bir CHP-MHP koalisyonu hazırlanması... Onlara göre, Baykal, CHP oylarını dondurdu. Yüzde 20 bandında dönülüp duruluyor. CHP hantallaştı, yeni kitlelere açılamıyor... Yeni bir başlangıç, son bir umut kapısı görülmüş olabilir. Bu arada, "MHP de, biraz daha merkeze gelmeli" diye kafa yoruluyor olabilir.

Baykal'sız CHP, statükonun, siyaseti kendi lehine yeniden dizayn ederek, bir huruç hareketi olarak, yabana atılacak bir hamle değil.

Ancak problem şurada. CHP, atomdan daha hızlı parçalanan bir parti. Şimdiden ne kadar çok aday ismi ortaya çıktı. CHP'yi bir arada tutmak o kadar kolay değil. Büyük maharet ister. Baykal, karizmasıyla bu konuda gerçekten başarılıydı. Yeni lider, belli medyanın desteği olsa da, CHP'yi parçalanmaktan, yeni maceralara kapılıp gitmekten koruyabilir mi?

Çok zor görünüyor. O zaman ilk ihtimale yeniden dönelim. Türkiye'nin demokratikleşerek, uluslararası ailenin bir ferdi olmasını çok önemseyenler, delege yapısını da dikkate alarak, statükonun, kendi oyununa gelmesi için bir süre kenarda durmayı tercih etmiş olabilirler.

İlk hamlenin statükodan gelmesini, ufalan CHP'nin ardından solda yeni bir yapılanmaya gidilmesi tercih edilmiş olabilir.

Baykal'ın hemen istifasını isteyen ve CHP'deki operasyona destek veren medyanın, takdim edeceği lider, olan biteni anlamayı kolaylaştıracaktır. Biraz bekleyelim. Denizler durulmaz dalgalanmadan...


UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.