Utanç Yasası'nda Karar Tarihi Belli Oldu...        İzmir'de silahlı çatışma: 1 ölü, 3 yaralı...        Emniyet'ten Büyükanıt'la ilgili haberlere dava...        Albay Çillioğlunun oğlundan açıklamalar...        T-37 uçaklarının uçuşu durduruldu...        Evlerinin yanışını gözyaşlarıyla izlediler...        Mevlit Kandili İstanbul'daki camilerde kutlandı...        Mardin'de 3 dilde Mevlit programı düzenlendi...        Sudan Devlet Başkanı Beşir'den savaş uyarısı...        Suriye tasarısı oylanacak...        Kız Lisesi’nde ETÖ toplantısı...        "Bildiklerimi Anlatırsam Yer Yerinden Oynar"...        
USD Alış 1.749 USD AlışUSD Satış 1.761 USD SatışEuro Alış 2.292 Euro AlışEuro Satış 2.309 Euro SatışAltın Alış 97.9710 Altın AlışAltın Satış 98.4100 Altın  Satış
 
 
12 R.Evvel 1433

4 Şubat Cumartesi 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Abdullah Büyük - Yeni Akit
2010-05-14

Baskı ve dayatma rejimleri başarılı olamaz

Bir kardeşim sohbet ortamında sordu: “Ne dersiniz, sizce sayın başbakan ne yapmak istiyor?”
Sistem, halkı sırtında taşımaktan aciz kalmış, tıkanmış, çarkları uyum içinde dönemiyor. Sayın Başbakan bir taraftan ideolojik devlet yapısını, hakem devlet yapısına dönüştürmeye çalışırken, diğer taraftan sistemi ve halkı, hak ettiği adreslerle buluşturmak istiyor.
Bir başka kardeşim söz alarak “Madem öyle, halkına, sisteme ve devlete yönelik faydalı adımlar atıyorsa, muhalefetin acımasızca tepkisinin, tenkidinin, saldırısının altında yatan nedir?” diye sordu.
Muhalefet, yukarıda örnek verdiğim üç konu ile alakalı dersine çalışmıyor. Geçmişten, dedelerinden, büyüklerinden aldıkları basmakalıp söz ve deyimlerle halkın karşısına çıkıp konuşuyorlar. Yeniliğe ve yenilenmeye kapalı olan fikir ve tavırları sebebiyle de seçmenlerini sırtlarında taşımaktan aciz ve yorgundurlar.
Şu gerçeği her aklı başında olan insan anladı ve kabul etti: Başkalarının fikirlerini, ithal plan ve programlarını kullanıp, kendisi fikir üretmeyen millet ve devletler taklitçi olur. Gelişimi olmayan değişimler ve taklitler, toplumu yozlaştırır. Bir asra yakındır gelişime kapalı olan taklitçilik, toplumumuzu her alanda tıkadı, elini, kolunu bağladı.
Sayın Başbakan, düne ait söz ve deyimleri, günümüze olduğu gibi değil, güzel yorumlar yaparak taşımayı becerdi. Değişime ve gelişime açık olan birtakım oluşumlar, tabanda büyük bir kabul gördü. Büyük çoğunluğun gösterdiği bu rağbet, ilgi ve destek neticesinde halkımız “Lütfen bizleri siz idare edin” dercesine yetki verdi.
Bugüne ait olan söz ve deyimlerin ve konuşmaların içini doldurmak için “Aldanmayacağız ve aldatmayacağız” sözü ile vaatlerin birçoğunun içi dolduruldu. Bu sefer sayın Başbakan, halkımızın güvenini aldı ve “Senden memnun kaldık, bizleri aldatmadın, lütfen bizleri idare etmeye devam ediniz” nezaketinde ve vefasında bulunarak ikinci kez yetki verdi.
Bunun üzerine baskı ve dayatma rejimleri taraftarları, muhalefetin de desteği ile “Cumhuriyet Mitingleri” adı altında halkı meydanlara topladılar. İlgili mitinglerde halkımızın değerlerine saldırıldı. Ülke ve millet için faydalı hizmetleri ortaya koyanlar aşağılandı. Darbe daveti yapıldı.
Tribünlerde bulunarak gelişen tüm ve benzeri olayları izleyen halkımız, cumhuriyet döneminde ender olan bu gidişatı büyük bir dehşetle izledi. Muhalefetin sürekli tehditleri, tahrikleri, eleştirileri boşa çıktı ve Sayın Abdullah Gül Cumhurbaşkanı oldu.
İki dönemdir iş başında olan hükümetin yüzü, sözü bayatlaması, güncellikten düşmesi gerekirken, tam aksine halkımızın “Böyle muhalefet olmaz. Bu bir iftira ve çekememezlik hastalığıdır. Kusura bakmayın, sizlere geçit yok. Bizler ‘Sayın Başbakan, lütfen bizleri idare etmeye devam ediniz’ tavrımızı sürdüreceğiz” sözü gerçekliğini sürdürmektedir.
Burada önemli bir mesaj vardır. Artık herkes bilmeli ki, lafla peynir gemisi yürütülemez. Bu gerçek her kesimi ilgilendirir. Dernekler, vakıflar, tüm sivil toplum kuruluşları ve partiler vs. ülke için, millet için, örf, âdet ve geleneklerine saygılı, halkın inancını tehlike görmeyen, toplumsal barış için ellerinde plan ve program bulunduranlar kazanacak, işi kuvvete, darbeye, korkuya, bağırmaya, çağırmaya götürenler ise kaybedecektir. Baskı ve dayatma rejimlerinin ömrü kısa olur.
Halkımız son noktayı koydu: Sen sus, amellerin, hizmetlerin konuşsun. Hizmet ve amellerini konuşturanlara selam olsun. Van’dan Edirne’ye kadar, hizmet ve amelleriyle yeryüzünün ümidi olan tüm inanan insanlara selam ve saygılar sunuyorum.

 
 
 
  Henüz Yorum Yazılmamış
Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Arzu Erdoğral Gençliğe Hitabe Ayet değil ama…!
Cemal Nar İşte Can Alıcı Sorular
M. Emin Parlaktürk Mevlid-i Nebi ve Salavat Kampanyası
Ali İlbey "Türkülerle de Hüznümüz Allah'adır Bizim"
Fatih Uğurlu Halil İbrahim Sofrası
Şark Ekspresi'nde cinayet ve Kardan Adam
Mustafa Durdu "Eğitim çökmüş durumda"
 Feyzullah Birışık Sahabe sevdi, gökten müjde indi!
 
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
5 37
Güneş
7 06
Öğlen
12 25
İkindi
15 05
Akşam
17 32
Yatsı
18 54
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Ali Karahasanoğlu Şaşkın Odatv'li: Kitap (söz), Yunan topundan tehlikeli!
Hasan Karakaya Aydın Doğan, ilk önce benim evime gelmişti... Amaaa!
Abdurrahman Dilipak İskilipli Atıf'ı anmak ve anlamak
Yener Dönmez O bir görev kadını
Ahmet Varol Geçiş Döneminin Sancıları
Yavuz Bahadıroğlu 1950 öncesinde din ve devlet ilişkisi
Serdar Arseven Mustafa Başoğlu... Terörist olsaydı!..
Namık Açıkgöz Anayasa yolunda "Türkiye Günlüğü"
LütfüOflaz'la Sohbet Kalemini satan anasını da satar!
 
 
E-Devlet
 
 BİR AYET
Kim İslâm'dan başka bir din ararsa ondan asla kabul edilmeyecek ve o ahirette de zarar edenlerden olacaktır.
Âl-i İmrân Suresi Ayet 85
 
 BİR HADİS
"Kalbinde zerre miktarı iman bulunan kimse ateşten çıkacaktır." Ebu Sa'îd der ki: "Kim (bu ihbarın ifade ettiği hakikatten) şüpheye düşerse şu ayeti okusun: "Allah şüphesiz zerre kadar haksızlık yapmaz..." (Nisa, 40).
Tirmizî Sıfatu Cehennem 10
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.