22 Temmuz 2017 Cumartesi28 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:53Güneş 05:44Öğle 13:18İkindi 17:13Akşam 20:38Yatsı 22:20
    • 29°C Adana
    • 28°C Adıyaman
    • 19°C Afyon
    • 15°C Ağrı
    • 21°C Amasya
    • 22°C Ankara
    • 30°C Antalya
    • 25°C Artvin
    • 25°C Aydın
    • 22°C Balıkesir
  • BIST: 106.843 0.10
  • Altın: 142,630 1.09
  • Dolar: 3,5367 0.45
  • Euro: 4,1209 0.62

Merkep Sayısı Azalıyor …Kıyamet yaklaşıyor…

Feyzullah Birışık

Bir varlığın insanların hizmetine binek ve yük taşıyıcısı olarak verilmesi o varlığın güzelliklerini örtbas etmez… Merkep kelimesinin içini boşaltıp başka anlamlar yüklediğimizden dolayı merkeplere bakış açımız olumsuzlaştı…

Seslerinin çirkin olması göz güzelliklerini de çirkinleştirmiyor… Merkeplerin seslerinin çirkinliğini yıllar sonra Kur’an’dan öğrendim… Seslerinden bahsedilen belkide tek hayvandır merkepler…

Merkepleri ilk kez her yıl yaz tatilinde gittiğimiz köyümüzde gördüm… Her evin bir merkebi vardı… Koca koca adamların merkebe binmeleri beni çok üzüyordu… Yazık değil mi hayvancağıza diyordum… Sadece dağdan odun getirmede ya da ekin işlerinde merkeplerden faydalanılması gerekir diye düşünüyordum… Yıllar sonra merkebin insanların hizmetine binek olarak da verildiğini Kur’an’dan okuyunca Allah’ın insanlara birer ikramı olarak gördüm…

‘’Atları, katırları ve merkepleri binmeniz ve (gözlere) zinet olsun diye (yarattı). Allah şu anda bilemeyeceğiniz daha nice (nakil vasıtaları) yaratır.’’ (Nahl-8)

‘’Gözlere zinet…’ Şahidim ya Rabbi! Yarattığın bu hayvanlar gözlerime çok süslü geliyor… Merkeplerin insanların hizmetine taşıyıcı olarak sunulması onların değerini düşürmez… Onlar gocunmazlar ve isyan etmezler biz insanlar gibi… Bir lağım faresi göklerde uçan bir kartalı kıskanmaz… Kendi yaşam alanlarında mutludur onlar… İnsanlar hariç tabii…

,,,

Köylerden kentlere yapılan göç, merkep sayısını azaltmış oldu… Bir de teknolojinin köylere kadar inmesi eşeğe olan ihtiyacı azalttı… Belkide şaşıracaksınız ama ‘’merkeplerin azalması kıyametin yaklaştığını gösterir… ‘’

Çünkü…

Allah-u teala Lokman süresi 19.ayette şöyle buyuruyor: ‘’ Unutma ki, seslerin en çirkini merkeplerin sesidir.’’ Kur’an’daki tüm ayetler kıyamete kadar korunacaktır… Düşünsenize yeryüzünde merkep kalmamış ve bir kâfir size bu ayeti gösterip: Hani nerede merkep sesi? Hani kur’an ayetlerinde ne bir şüphe ne de bir yanlışlık vardı? Bak gördün mü, kur’an seslerin en çirkininin merkep sesleri olduğunu söylüyor ama ortada merkep yok ki sesinin çirkinliğini işitelim!’ der ve haklı çıkar…

Şunu anlatmaya çalışıyorum:’’ Kur’an, merkep sesini dili geçmiş zamanda kullansaydı, yani şöyle deseydi: ‘’ Helak olmuş kavimlerde, ya da biz bir zamanlar merkep yaratmış ve ona çok çirkin ses vermiştik…’ Anlardık ki o hayvanlardan bir tane bile yeryüzünde yoktur… Fakat Kur’an binek hayvanlarından bahsederken şimdiki zamandan bahsediyor…

Mesela; ‘’Kaçan yaban merkepleri gibi, Âdeta aslandan ürkmüş. ‘’ (Müdessir.50-51) Bu ayet aslandan kaçan bir zebradan bahsediyor… Ürküten hayvan; Aslan, ürken hayvan ise Zebralardır… Kıyamet gününe kadar nesli devam edecekler listesinde Aslan ve Zebraları görebiliriz… Bu formattan baktığımızda ayetler hangi canlıdan bahsediyorsa o canlının kıyamete kadar yaşayacağını görürüz…

,,,

Köylerden kente göç yapıldığından ve teknolojiden bahsetmiştim… Bu, merkep sayısının azaldığını gösterir… Şehirlerde zaten merkepler yok… Binek ve nakliye dışında süs olsun diye beslenmedikleri için bu sayı hızla azalıyor… Yani kıyamet yaklaşıyor… Bundan birkaç yıl önce bir gazetede okuduğum bir haberi sizinle paylaşayım:

‘’ Şimdiye kadar dünyadaki balarılarının 4’te birinin ortadan yok olduğu tespit edildi. İlk başlarda küresel ısınma, kene ve tarım ilaçlarının üzerinde duran bilim adamları olayların gizemli bir virüs sonucunda yaşandığını ortaya koydu. ‘Kovan sönmesi sendromu’, “Dünyanın sonu yaklaştı mı?” sorusunu da beraberinde getiriyor. Çünkü arılar 130 bin bitki türünün döllenmesini sağlıyor. Çiçekli bitkiler, döllenme sonucunda ürün veriyor. Albert Einstein’ın “Arılar yok olduktan 4 yıl sonra da insanlık yok olacak” tezi de böylece gerçekleşecek. Şimdiden mahsullerde düşüş var. ABD’de salatalık üretimi yarı yarıya azaldı.

Türkiye de tehlikede
TÜRKİYE dünya balarısı nüfusunun yüzde 8’ine sahip. 2005’te Hatay’daki arılarda yüzde 52 oranında düşüş yaşandığı açıklanmıştı. Arı ölümleri devam ederse Türkiye’deki elma, vişne, fındık, kayısı ve ayçiçeği gibi ürünlerin üretimi ciddi oranda düşecek.’’ (Netten indirdiğim bir haber)

Alıntıladığım haber, bu… Arıların azalmasının bitkileri etkileyeceğinden örnekleme yaparak kıyametten bahsediyor… Benim bahsettiğim sebep biraz farklı bundan.

Şimdi…

Kur’an arılardan bahseder… Balda şifa vardır der… Bu ne demektir? Bu; kıyamete kadar arılar, insanlara bal servisi yapacak demektir… Arıların azalması demek, kıyametin yaklaşması demektir… Arıların azalması salgın hastalıklardan da olabilir… Bu gibi yöresel bir azalmadan bahsetmiyorum ben… Dünya genelindeki azalmalardan bahsediyorum…

Hülasa-i kelam:

Bir gün bu film bitecek ve herkes Rabbinin huzuruna çıkıp yeryüzünde yaptıklarının karşılığını görecek… Rabbim o gün en iyi hazırlananlardan eylesin… Âmin.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.