19 Ekim 2017 Perşembe28 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:47Güneş 07:13Öğle 12:56İkindi 15:55Akşam 18:26Yatsı 19:46
    • 14°C Adana
    • 12°C Adıyaman
    • 4°C Afyon
    • 3°C Ağrı
    • 5°C Amasya
    • 3°C Ankara
    • 14°C Antalya
    • 7°C Artvin
    • 14°C Aydın
    • 8°C Balıkesir
  • BIST: 106.926 -0.06
  • Altın: 151,429 -0.02
  • Dolar: 3,6718 -0.12
  • Euro: 4,3287 0.21

Baykal kahraman mı tuzakçı mı?

Abdulkadir Özkan

Kemal Kılıçdaroğlu'nun bugünkü CHP il başkanları toplantısını beklemeden genel başkanlığa adaylığını açıklaması Baykal'a bir meydan okuma olarak algılanabilir. Aslında CHP içinde ve dışında bir grup Baykal'ın genel başkanlıktan istifasını açıklamasının ardından yeni genel başkan adayı olarak Kılıçdaroğlu'nu lanse ettiler ve Kılıçdaroğlu'na adaylık hususunda baskı yapmaya başladılar. Kılıçdaroğlu ise bir süre gelişmeleri beklemeyi tercih etti. Sanıyorum işin doğrusu da bu idi. Gelinen noktada Kılıçdaroğlu adaylığını açıklamadığı takdirde il başkanları toplantısında ortaya yeni bir aday çıkmadığına göre Baykal'ın adaylığı bir emri vaki şeklinde ilan edilecek, bu arada bir takım gösteri ve mitinglerle milli kahraman haline getirilecek. Baykal'ın kongreden yeniden genel başkan olarak çakmasını sağlayacak adımların önü açılmış olacaktı. Kılıçdaroğlu il başkanları toplantısını beklemeden adaylığını ilan ederek, "Ne yapalım başka aday çıkmadı. Partinin genel başkansız kalması söz konusu olmadığına göre kongrede tek aday olarak Baykal desteklenecektir" denilmesinin önünü kesmek istemiştir.

Elbette genel başkanlık doğrudan CHP'nin iç meselesidir ve bu konudaki kararı da parti teşkilatı verecektir. Ancak olay bütünü itibariyle sadece CHP'nin bir iç meselesi olarak değerlendirilemez. Söz konusu olan anamuhalefet partisinin yeni yönetimin nasıl olacağıdır ve bu da Türkiye'yi yakından ilgilendiren bir konudur.

Çünkü, anamuhalefet partisindeki yönetim değişikliği politika ve zihniyet değişikliğini de beraberinde getirecektir. Bu değişiklik ne yönde olabilir? Şu anda bu konuda kesin bir şey söylemek doğru olmaz ama eğer Türkiye'nin tümünü kucaklayacak bir parti olacaksa bundan sonrası için CHP'nin politikasında önemli bir değişiklik olacak demektir. Ancak, şimdiye kadar sürdürülen politikalarda bir değişiklik olmayacak ya da CHP bir hizip partisi görünümüne bürünecekse Türkiye açısından sıkıntılı günler devam edecek demektir.

Kılıçdaroğlu adaylığını açıklamış olmasaydı yazacağım yazının başlığını bu yazıma da başlık yaptığım, "Baykal kahraman mı tuzakçı mı?" şeklindeydi. Elbette Kılıçdaroğlu'nun adaylığını açıklaması yazının muhtevasını değiştirdi. Ancak, Baykal'ın CHP tabanı tarafından adeta milli kahraman haline getirilmeye çalışıldığı ve böyle takdim edildiğini söylemek yanlış değildir. Buna karşılık bir yandan Baykal'a övgüler düzenler bunun yanında, "İnkar etmedi, komplo dedi, dönemez" demek suretiyle Baykal'ın geri dönmesinin yanlış olacağına vurgu yapıyorlardı. Hatta, bir gazetede "Baykal'ın yeniden adaylığına, CHP'li 62 vekilden sadece 3'ü sıcak bakmadı" başlığının hemen altında "Kılıçdaroğlu'na 'aday ol' baskısı" başlığı yer alırken hemen karşı sayfada "CHP'nin çıkışı tabanda, taban Kılıçdaroğlu'nda" manşeti yer alıyordu. Yani Baykal dönsün diyenlerinde dönmesin Kılıçdaroğlu aday olsun diyenlerinde kafasının karışık olduğu görülüyordu. Sanıyorum bu kafa karışıklığından rahatsız olan, başından beri kendisini tabii aday olarak gören Kılıçdaroğlu, ortaya çıkarak "Ben varım" demiştir. Bu arada CHP tabanının Kılıçdaroğlu'nu istediğini belirten açıklamanın sahibi Hasan Köni'nin "CHP, son kale! Savaş daha da kızışacak" şeklindeki değerlendirmesi eğer doğru ise Kılıçdaroğlu'nun son kaleyi korumak adına yola çıktığı söylenebilir. Ancak bu son kale neyin son kalesidir bu çok önemli. Eğer CHP'nin son kale oluşu bu kaleyi korumak için savaşacak olanlar dışarıda kalanları dışlayacaklar, sadece kendilerine has bir kale olarak kalmasını isteyecek olurlarsa sanıyorum ilerisi için ciddi soru işaretleri belirecek demektir. Ancak, tüm bunlar şu anda hep birer belirsizliğin ifadesi. Hafta sonuna kadar daha çok şey değişebilir. Çok beklemeden bunu da göreceğiz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.