Utanç Yasası'nda Karar Tarihi Belli Oldu...        İzmir'de silahlı çatışma: 1 ölü, 3 yaralı...        Emniyet'ten Büyükanıt'la ilgili haberlere dava...        Albay Çillioğlunun oğlundan açıklamalar...        T-37 uçaklarının uçuşu durduruldu...        Evlerinin yanışını gözyaşlarıyla izlediler...        Mevlit Kandili İstanbul'daki camilerde kutlandı...        Mardin'de 3 dilde Mevlit programı düzenlendi...        Sudan Devlet Başkanı Beşir'den savaş uyarısı...        Suriye tasarısı oylanacak...        Kız Lisesi’nde ETÖ toplantısı...        "Bildiklerimi Anlatırsam Yer Yerinden Oynar"...        
USD Alış 1.749 USD AlışUSD Satış 1.761 USD SatışEuro Alış 2.292 Euro AlışEuro Satış 2.309 Euro SatışAltın Alış 97.9710 Altın AlışAltın Satış 98.4100 Altın  Satış
 
 
12 R.Evvel 1433

4 Şubat Cumartesi 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Abdullah Büyük - Yeni Akit
2010-05-28

Olmadı Kılıçdaroğlu olmadı

Bir insanın kişiliği, karakter yapısı, o insanın gerçek kimliğini ortaya kor. Sevgi ve karakterin olmadığı yerde, ne büyük insan, ne büyük sanatçı, ne de büyük mücadele insanı vardır, der batı bilim adamlarından Beethoven…
Sayın Kılıçdaroğlu’nun kişiliğini anlamak için, Henry Hancock isimli bir kişinin şu sözlerini yabana atmamak gerekir: “İnançlarımızdan eylemlerimiz doğar; eylemlerimizden alışkanlıklarımız meydana gelir; alışkanlıklarımızdan karakterimiz oluşur ve karakterimiz üzerinde de kaderimizi bina ederiz.”
Bir üçüncü sözü de naklettikten sonra, sırada yapacağımız yorum vardır. Yine insaflı batı bilim adamlarından Tournier der ki: “Bir adamın karakteri, kendi hakkında söyledikleri ile değil, başkaları hakkında yürüttüğü düşüncelerle daha iyi anlaşılır.”
Akla ve mantığa, realiteye, gerçeklere dayanan bu üç sözün ışığında Sayın Kılıçdaroğlu’nu tanımaya çalıştım. Bu yorum benim kişisel görüş ve kanaatlerimdir. Katılmayabilirsiniz.
Malum medya bir insanı ipe de götürür, ipten de indirir derler. İktidarda bulunan hükümeti alaşağı etmede her türlü çareye başvuruyorlar, ama netice alamıyorlar. Hırs, kin, nefret adeta gözlerini ve gönüllerini bürümüş. Bir asırdır alışageldikleri kemikleşmiş bakış ve tavırları sanki dokunulmazlığı olan bir şeymiş gibi düşünülmektedir. İşte bu düşüncenin sahipleri bir başka tezgâh oyununu devreye koymaya çalışıyor. Bu işe en uygun olanı belirlediler, şişirdiler, göklere çıkardılar, Gandi Kemal dediler ve düğmeye bastılar.
Geleceğe yönelik hiçbir plan ve projesi olmayan bazı insanlar gibi, Sayın Kılıçdaroğlu da mutluluğunu, bir başkasının mutsuzluğu üzerine kurmak için açtı ağzını, yumdu gözünü. Değişmeyen şu gerçeği göremedi: Her insan, eştiği kuyuya kendisi düşer. Anadolu’nun irfan ehli olan halkımız ne güzel demiş: Hayır dile komşuna ki hayır gelsin başına.
Sayın Kılıçdaroğlu, görkemli kurultay toplantısında, duygularına yenik düştü. Yedi düvelin kabul ettiği ve takdir ettiği başarılı bir insana, Başbakan sıfatını vermede komplekse girdi. Büyük bir merakla beklenilen konuşmasında, hakşinaslık yoktu. Sadece durum tespiti yaptı, çözüm için ağzından bir cümle dahi çıkmadı.
Kurultayın ikinci gününde, efkâr-ı umumiyede (kamuoyunda) ortak kanaat şu idi: Dağ fare doğurdu. 70 milyon insanı ilgilendiren konular yoktu gündemde. Fakir çocuklardan, fakirlikten, işsizlikten sadece tespitler yaptı ki bu konuları, dağdaki çobanımız dahi bilmektedir.
Sayın Kılıçdaroğlu’nun ne kürt ve ne de alevi kimliği beni ilgilendirmedi. Kendisine bir insan olarak baktım. Hatta kabul edip etmeyeceği kendisini ilgilendirir, kendisini bir peygamber evladı olarak gördüm. Peygamberlerin davetine muhatap olduğu halde, onların yoluna gelmeyen asi bir evlat... Aslında Kur’an, yeryüzündeki tüm insanlara “Ey Âdemoğulları” diye hitap eder. Yani Ey Peygamber çocukları…
Bu ülke halkı, sekiz senedir, neyin ne olduğunu kavradı. Anlamaya çalıştı. Gerçeklerle sahteler belli oldu. Çalışanlar ile tembeller, ülkesinin menfaatini düşünenler ile ülke menfaatini cebine aşıranlar belli oldu. Kendi yaptıkları anayasanın maddelerini bizzat kendilerinin çiğnediğinin farkına vardı. Savcıların, hâkimlerin, yasaların suçlu gördükleri kimseleri, suçsuz olarak görenleri, ülkeyi kan gölüne sokmak isteyenleri aydın olarak görenleri fark etti. Ekonomiden anlayanlarla ekonominin temeline dinamit koyanları anladı.
Bu gerçekleri Sayın Kılıçdaroğlu’nun da anlaması gerekirdi. İmam-Hatip mezunu bir Başbakan’ın, Evliya Çelebi gibi dünyayı dolaşıp, dünyayı bir barış ortamına hazırladığını bilmeliydi. Bir asırdır bu ülkenin kalkınmasına engel olanların İmam-Hatip nesli olmadığını anlamalıydı.
Sayın Kılıçdaroğlu… Tenkitten, eleştiriden ziyade, ortaya projelerinizi koymalısınız. Ülkeyi aile ocağına dönüştürmek için barış projelerinizi tespit etmelisiniz. Yerel seçimlerde elinize aldığınız bazı dosyalarla kanal kanal dolaşmanız belki dikkatleri üzerinize çekti. Unutmayınız, devlet yönetmek hislerle, duygularla, kalıplaşmış ideolojik görüşlerle, Ecevit vari, başınıza şapka koymakla olmuyor. Başınıza koyduğunuz o şapka bile, savunduğunuz kılık-kıyafet-devrim yasalarına aykırıdır.
Size yeni görevinizde başarılar dilerken, mesajımı, Visdomsrd’un bir sözü ile bitiriyorum: “Hayatta hiçbir zaman kaybedilmemesi gereken üç şey barış, umut ve dürüstlüktür.”

 
 
 
Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Arzu Erdoğral Gençliğe Hitabe Ayet değil ama…!
Cemal Nar İşte Can Alıcı Sorular
M. Emin Parlaktürk Mevlid-i Nebi ve Salavat Kampanyası
Ali İlbey "Türkülerle de Hüznümüz Allah'adır Bizim"
Fatih Uğurlu Halil İbrahim Sofrası
Şark Ekspresi'nde cinayet ve Kardan Adam
Mustafa Durdu "Eğitim çökmüş durumda"
 Feyzullah Birışık Sahabe sevdi, gökten müjde indi!
 
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
5 37
Güneş
7 06
Öğlen
12 25
İkindi
15 05
Akşam
17 32
Yatsı
18 54
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Ali Karahasanoğlu Şaşkın Odatv'li: Kitap (söz), Yunan topundan tehlikeli!
Hasan Karakaya Aydın Doğan, ilk önce benim evime gelmişti... Amaaa!
Abdurrahman Dilipak İskilipli Atıf'ı anmak ve anlamak
Yener Dönmez O bir görev kadını
Ahmet Varol Geçiş Döneminin Sancıları
Yavuz Bahadıroğlu 1950 öncesinde din ve devlet ilişkisi
Serdar Arseven Mustafa Başoğlu... Terörist olsaydı!..
Namık Açıkgöz Anayasa yolunda "Türkiye Günlüğü"
LütfüOflaz'la Sohbet Kalemini satan anasını da satar!
 
 
E-Devlet
 
 BİR AYET
Kim İslâm'dan başka bir din ararsa ondan asla kabul edilmeyecek ve o ahirette de zarar edenlerden olacaktır.
Âl-i İmrân Suresi Ayet 85
 
 BİR HADİS
"Kalbinde zerre miktarı iman bulunan kimse ateşten çıkacaktır." Ebu Sa'îd der ki: "Kim (bu ihbarın ifade ettiği hakikatten) şüpheye düşerse şu ayeti okusun: "Allah şüphesiz zerre kadar haksızlık yapmaz..." (Nisa, 40).
Tirmizî Sıfatu Cehennem 10
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.