22 Ocak 2017 Pazar24 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır.(Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?(Tin 4-8)
  • “Benim misâlimle sizin misâliniz, şu temsile benzer: Bir adam var ateş yakmış. Ateş etrafı aydınlatınca, pervaneler (gece kelebekleri) ve aydınlığı seven bir kısım hayvanlar bu ateşe kendilerini atmaya başlarlar. Adamcağız onları kurtarmaya (mâni olmaya) çalışır. Ancak hayvanlar galebe çalarak çoklukla ateşe atılırlar. Ben (tıpkı o adam gibi) ateşe düşmemeniz için belinizden yakalıyorum, ancak siz ateşe ateşe koşuyorsunuz”Buhârî, Rikâk 26
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:46Güneş 08:16Öğle 13:23İkindi 15:52Akşam 18:16Yatsı 19:40
    • 9°C Adana
    • 5°C Adıyaman
    • -2°C Afyon
    • 4°C Ağrı
    • 0°C Amasya
    • -2°C Ankara
    • 11°C Antalya
    • 0°C Artvin
    • 10°C Aydın
    • 5°C Balıkesir
  • BIST: 83.067 0.93
  • Altın: 146,530 -1.16
  • Dolar: 3,7912 -1.01
  • Euro: 4,0490 -0.54

İnönü demokrasiye mi geçmişti?

Engin Ardıç

Hayır, demokrasiye değil, "çok partili sisteme" geçmişti. İkisi farklı şeylerdir.
Hemen de düzeltelim: İnönü, çok partili sisteme "geçmemişti", yalnızca "dönmüştü"...
1925 yılında ortadan kaldırdığı çok partili sisteme, 1945 yılında geri dönüyordu. Kaldıran kendisi, koyan kendisi.
CHP amigoları, İnönü'nün 1945 manevrasını millete "bahşedilmiş bir lütuf" gibi pazarlıyorlar da, o bakımdan yani...
İnönü çok partili sisteme geçti ama demokrasiye değil.
1945 yılında izin verdiği sol partileri, 1946 yılında kapattı. Basına uyguladığı baskı da "aynen" sürdü. Bu demokrasi mi?
Tan matbaası ve gazetesine saldırıp ortalığı yıkanlar, aşırı sağcı militanlar falan değil, CHP üyesi gençlerdi. Bu demokrasi mi?
İnönü, çok partili sisteme, demokrasi âşığı olduğu için değil, "mecbur kaldığı" için geçti, "çaresiz kaldığı" için geçti, tövbe, geri döndü.
Ve, ne "altyapı" değişikliği yaptı sistemde, ne "üstyapı" değişikliği.
Anayasa değişmedi.
Yasalar yeniden yapılmadı. Seçim sistemi de değişmedi.
İnsan hakları konusunda hiçbir adım atılmadı. Temel hak ve özgürlükler tanımlanmadı, hiçbir güvenceye bağlanmadı. Muhalefete hiçbir güvence sağlanmadı. Zaten sağlanmadığı için de beğenilmeyen partiler pat diye kapatılabiliyor, DP'ye ise "izin" veriliyordu ancak.
İnönü muhalefete belli ölçüler içinde izin verdi ama REJİMİN DİKTA ÖZELLİĞİNİ OLDUĞU GİBİ YERLİ YERİNDE BIRAKTI.
Böyle bıraktığı için de on beş yıl sonra DP iktidarı da diktaya heves edebildi... İnönü, ektiğini biçiyordu.
Sistem çok partili düzene döndü ama hiçbir "özeleştiri" yapılmadı. Yirmi yıllık uygulama sorgulanmadı.
Bu sorgulama DP'ye bırakıldı ama onlar da Atatürk devriyle İnönü devrini usturuplu bir şekilde birbirinden ayırdılar, birinciye toz kondurmadılar, ikinciye çullandılar.
Celal Bayar'ın "Atatürk'ü sevmek ibadettir" demesi, Atatürk için bir koruma kanunu çıkarılmasına Menderes'in başbakanlığı sırasında karar verilmesi, çok sonraları dillere pelesenk olacak bir banka reklamını andırıyordu: Yok aslında birbirimizden farkımız...
Yani mesele geldi, "sen Atatürkçülüğü yozlaştırdın, biz onu daha iyi yaparız" basitliğine dayandı.
Kimin daha iyi yaptığını da, 1960 yılında Bayar'a ve Menderes'e gösterdiler! Daha doğrusu, darbeciliğe dayalı bir tür "Neo-Kemalizm" tezgâhını, '"bak bu daha iyi Atatürkçülük" diye dayattılar. Bugün bile sürüyor bu çarpıtma.
İnönü, çok partili sisteme "dünya düzeni istediği" için değil, Sovyet tehlikesiyle başka türlü başa çıkamayacağı için geçmişti, tövbe, dönmüştü.
"İsteseydi Franco gibi ya da Salazar gibi kalabilirdi" şeklinde genç yorumları yapılıyor, hayır, kalamazdı. Stalin İspanya'dan üs, Portekiz'den toprak istemiyordu, Türkiye'den istiyordu. Türkiye, Avrupa'nın dış kıyısında önemsiz bir ülke değildi, en "hassas" yerde kilit ülkeydi.
"Büyük bağımsızlık savaşçısı, antiemperyalist İsmet Paşa" da, bir emperyalizmin pençesinden kurtulmak için başka bir emperyalizmin kucağına böyle sığındı.
Görünür iktidarı devretti ama bürokrasinin gizli iktidarını asla devretmedi.
İşler sarpa sarınca da şarlamak ve bürokrasiyi yeniden ipleri eline almaya kışkırtmak üzere...
Hiçbir cahil budala bana "İnönü Türk milletine demokrasiyi hediye etti" mavalını okumaya kalkmasın, üzerim onu.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.