24 Kasım 2017 Cuma4 R.Evvel 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:24Güneş 07:55Öğle 12:58İkindi 15:24Akşam 17:48Yatsı 19:12
    • 5°C Adana
    • 3°C Adıyaman
    • 1°C Afyon
    • -6°C Ağrı
    • 2°C Amasya
    • 4°C Ankara
    • 12°C Antalya
    • 1°C Artvin
    • 8°C Aydın
    • 4°C Balıkesir
  • BIST: 105.026 -0.89
  • Altın: 162,753 -0.04
  • Dolar: 3,9187 -0.35
  • Euro: 4,6430 0.14

Çanakkale’den Gazze’ye!

Abdurrahman Dilipak

İngilizler Çanakkale’den saldırdıklarında bir yandan da Ermeni ve Rumları Osmanlı’nın başına bela etmenin yollarını arıyorlardı.. Aralarında Yahudi Katır Birlikleri de vardır..
Çanakkale’den o gün geçselerdi, Anadolu’yu paylaşırken Yahudilere de bir vatan armağan edeceklerdi.
Çanakkale’den geçemeyince, Filistin topraklarından saldırdılar.. Anadolu topraklarının işgali Hatay’dan başladı. Osmanlı’nın harim-i ismetine ilk Filistin’den girildi..
Anadolu’yu işgale başladıklarında bir yandan Osmanlı’daki Ermenileri örgütlemeye çalışıyorlardı, bir yandan Rumları.. Bunlara destek olmak üzere de İzmir’den Yunan işgalini başlattılar..
Filistin topraklarında da kendilerine bir müttefik bulmaları gerekiyordu: Yahudiler..
Filistin topraklarına yerleştirecek Yahudileri ise Avrupa’dan devşireceklerdi. Bunun için de Hitler gibi bir adama ihtiyaçları vardı.. İngilizlerin açtığı kapıdan Yahudileri Filistin’e sürmek için arkalarında eli sopalı bir adam olması gerekiyordu.. Naziler bu rolü üstlendiler. Hollywood da Nazi katliamlarını abartılı bir şekilde yeniden üreterek göçü hızlandırdı..
Yahudiler, İngilizlerin bölgede Truva atı, tabii müttefiki olacaktı. İslam coğrafyasının kalbindeki bu yeni siyasi oluşum Yahudi birliği için önemli bir merkez haline gelecekti.
Aslında Siyonizm, “Üstün ırk” anlayışı ile tipik bir faşist ideoloji idi. İsrail bu ideolojiyi resmileştirdi ve üzerine bir de din kisvesi giydirdi.
İsrail’in varoluş sürecini daha önce de yazdım. Rothchild ailesi, Karaso, Lozan, Hayim Nahum, Belfaur Deklarasyonu, Basel Konferansı, hepsi bir planın parçaları.. Lawrance, petrol savaşı.. Sözkonusu olan petrol olunca her şey teferruat haline geliyordu.. Churchill “Bir damla kan, bir damla petrol” demiyor muydu?. İsrail, İngilizlerden sonra sırtını ABD’ye dayadı. Daha sonra da finans karakolunun devlet şeklinde örgütlenmiş bir çeteye dönüştü..
İsrail bir türlü kendi ayakları üzerinde duracak gücü kendinde bulamadı. Her türlü korumaya, desteğe rağmen toplum vicdanında bir meşruiyet kazanamadı. Yahudiler için bile bir tehdide dönüştü.. Artık batının çıkarlarına da hizmet etmiyor.. Aksine istikrar ve güvenliği tehdit eder hale geldi.. Batının çıkarları açısından da risk oluşturuyor..
İşte tam da böyle bir zamanda bu olay, İsrail’e “dur” demek için aslında dünya güçlerine karşı bir fırsat oluşturdu..
Ben İsrail’den bu kadar akılsızca ve vahşice bir tepki beklemiyordum. Bu kadar büyük bir zafer de beklemiyordum Gazze konvoyundan..
İsrail bu olayla suçüstü oldu.. Gazze yolculuğu evrensel bir vicdan hareketi olarak tarihteki yerini aldı.
Bu süreçte kimin nerede durduğunu da gördük. Kimileri “Avrupalılar PKK’ya yardım etmek isterse” gibi “mantık dışı” argümanlarla sorgulamaya kalktılar.. Oysa biz daha işin başında “Gazzeliler Yahudi kadın ve çocukların, silahsız insanların ölümüne sebeb olacak bir tecrid uygulasaydılar Yahudilere, biz aynı yardımı Yahudilere ulaştırmak için de yola çıkardık” dedik.. Karşınızda PKK yok. Bölge yönetimindeki siyasi bir parti var. Kaldı ki, biz yardımı sivil şehir halkına götürüyoruz.. Terör kampına değil!
Kimi de “Niye aynı ilgi öteki şehidlere yok” diyor! Sivil kişiler terör saldırılarında şehid olduklarında hangi seviyede bir tören yapılıyor, bir asker ya da polis, bir subay öldüğünde tören ne kadar farklı oluyor?. Kaldı ki ortada 43 ülkeden gelen sivil insanlar var ve bir barış ve insani yardım inisiyatifi sözkonusu.. Bir terör örgütü değil, kendini devlet diye tanımlayan bir topluluk, deniz ve hava birlikleri ile, uluslararası sularda bir saldırı düzenliyor ve bir ülke halkını, dahası 43 ülkenin yurttaşlarına karşı bir saldırı düzenliyor. Kim aynı tepkiyi bekleyebilir ki! Bu olay karşısında bütün dünya ayağa kalktı..
Birileri bu olayı sulandırmak ve halkın zihnini bulandırmak için yalan yanlış iddialarla ortaya çıkıyor.. Bu çabaları ile bilerek ya da bilmeyerek İsrail’in değirmenine su taşıyorlar..
Şimdi iş, İngiltere ve ABD’ye düşüyor. Birilerinin İsrail’in saldırgan politikalarına, onun anlayacağı dilden dur demesi gerekiyor..
İngiltere, nasıl Yunanlıları karaya çıkarttı, daha sonra Sakarya’da “dur” dedi, sonra da “geldikleri gibi gitmeleri” için gerekeni yaptı ise, İsrail için de aynı yolu denemeli..
Siyonizm sadece Müslümanların ve Arapların değil, dünyanın başına bela olmuştur. Besle kargayı oysun gözünü misali, İsrail artık ABD ve İngiltere’ye de zarar veriyor.. Hatta İsrail oğullarına ve Musevilere de zarar veriyor. Bir halk ve bir din siyasi bir ideolojinin zebunu olmuş durumda..
İsrail, görünen şekli ile devlet ölçeğinde bir terör örgütüdür..
İsrail, kendi yanlışlarının kurbanıdır.. İsrail’in büyüsünü bozmak, Gazze konvoyuna nasib olmuştur.
Bu olay bir miladdır.. Bundan böyle hiçbir şey eskisi gibi olmayacak..
Birkaç not:
-Onur duyuyoruz. Şükrediyoruz.. Vakit gazetesi sorumlu yazıişleri müdürümüz Ahmet Can, yazarlarımız Ahmet Varol, Mustafa Özcan, muhabirimiz Kemal Gümüş gemideydi. Bir de şehidimiz var. Vakit eski çalışanı Cevdet Kılıçlar. Onun cenaze namazını bugün kılacağız..
-3 kayıp kişi vardı. 3’ü de Türk vatandaşı yaralı olarak bulundu. Biri ağır iki yaralı arkadaşımız da bulundu. Önceden orada kalan 2 ağır yaralımızla birlikte İsrail’de 5 kardeşimiz kaldı ve 2’si her an gelebilir..
-Şehidlerimiz, İstanbul (2), İzmir, Diyarbakır, Hatay, Kayseri, Adana, Adıyaman ve Siirt’ten.. 3’ü Selahaddin Eyyubi’nin diyarından..
Selam ve dua ile..


UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.