24 Ocak 2017 Salı25 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır.(Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?(Tin 4-8)
  • “Benim misâlimle sizin misâliniz, şu temsile benzer: Bir adam var ateş yakmış. Ateş etrafı aydınlatınca, pervaneler (gece kelebekleri) ve aydınlığı seven bir kısım hayvanlar bu ateşe kendilerini atmaya başlarlar. Adamcağız onları kurtarmaya (mâni olmaya) çalışır. Ancak hayvanlar galebe çalarak çoklukla ateşe atılırlar. Ben (tıpkı o adam gibi) ateşe düşmemeniz için belinizden yakalıyorum, ancak siz ateşe ateşe koşuyorsunuz”Buhârî, Rikâk 26
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:45Güneş 08:15Öğle 13:23İkindi 15:54Akşam 18:18Yatsı 19:42
    • 14°C Adana
    • 5°C Adıyaman
    • -3°C Afyon
    • 6°C Ağrı
    • 2°C Amasya
    • -6°C Ankara
    • 10°C Antalya
    • 2°C Artvin
    • 7°C Aydın
    • 1°C Balıkesir
  • BIST: 83.059 0.01
  • Altın: 146,576 -0.17
  • Dolar: 3,7547 -0.15
  • Euro: 4,0354 -0.09

Bize ne söylüyorsun arkadaş?

Ahmet Kekeç

İyi, hoş... Birden kendini “halkın avukatlığına” tayin ettin... Halkla nasıl, nerede, hangi hassasiyet temelinde kesiştiğini bilmesek de, bu makama çörekleniverdin.

İyi de, bu iş nasıl çözülecek?

İşsizlik ve yoksulluk, evet, ciddi bir meseledir. Girmeye can attığımız AB ülkelerinde bile, yüzde 20’lere varan bir işsizlik oranı var.

Belki parti saflarına kattığın Kamer Genç farkında değil ama çağ değişince böyle oluyor. Çağla birlikte birçok şey değişiyor... Üretim biçimi, üretim alışkanlıkları, üretim ilişkileri...

Hatta, “üretim kalemleri” bile değişiyor.

Korkunç makinalaşma ve otomasyon, geride, “istihdam” gibi devasa bir sorunsal bıraktı. İnsanlık buna kalıcı ve etkin çözümler arıyor. Bulunabilen tek çözüm, şimdilik, “eğitim”le sınırlı... Eğitim ve meslek.

Bütün dünyanın uğraştığı ve didindiği bu sorunla Kamer Genç’li CHP nasıl baş edecek?

Boş arazilere fabrika yaparak mı?

Ekonomiyi merkezileştirip amansız bir devlet kapitalizmine giderek mi?

Piyasa yokmuş gibi davranarak ve “piyasa rasyonalitesine” sırt çevirerek mi?

Kambiyo rejimini değiştirerek mi?

Durduk yerde “talep” yaratıp dünyada örneği görülmemiş yeni bir “arz” modeline geçerek mi? Böyle bir model vardı da, biz neden duymadık?

Nasıl olacak bu iş?

Dünya, “boş arazilere fabrika yapma” alışkanlığından ve merkezi ekonomi uygulamalarından şelek şelek kaçarken, dahası “devlet kapitalizminin olumsuz izlerini” yok etmeye çalışırken, CHP halkın vergileriyle boş arazilere kondurulmuş fabrikalarda ne üretecek, kime satacak, kaça satacak, ne kazanacak, “rekabet” sorununu nasıl halledecek?

Peki, Etro Kemal “özgürlükler” konusunda ne söylüyor?

Selefi Baykal, “Zinhar 301. maddeye dokundurtmam” buyuruyordu.
İfade özgürlüğünün önünde önemli bir engel olarak duran 301 ve sair maddeler konusunda kendisi ne tür bir “yasal ve anayasal iyileştirme” öngörüyor? “Dokundurtmam” mı diyor?

Kürt meselesini nasıl çözecek? Alevi açılımını nasıl, hangi ilave katkılarla devam ettirecek?

Kendisi Kürt ve Alevi olduğu halde, bu hususiyetlerini gizliyor... Kökeni hatırlatıldığında, “Horasan’dan geldim, Konya’ya yerleştim, oradan Dersim’e gittim, Türkmenim, Alevi olmayabilirim” diyerek, araya birtakım yabancılaştırma efektleri sokuyor.

Biz de saygı duyuyoruz...

İyi de, bu ülkede Horasan’dan gelmeyen Aleviler, yolu hiç Konya’dan geçmemiş Kürtler var ve “kimlikleriyle” var olmak, Türkiye Cumhuriyeti’nin “eşit” ve “saygın” vatandaşları olmak istiyorlar?

Bu durum ne olacak?

Başörtüsü konusuna girmiyorum bile.

Etro Kemal’in başörtüsü meselesine bakışı, benzetmek gibi olmasın da, Nur Serter ve Canan Arıtman’dan farklı değil... Hâlâ “dini siyasete alet etmeseler... Din istismarı yapmasalar...” ezberinden gidiyor ve yeni hiçbir şey söylemiyor.

Hem iddialı olacaksın, hem çok konuşacaksın, hem de yeni hiçbir şey söylemeyeceksin.

Etro gömlek çizgisindeki ısrarın güzel.

Ecevit çağrışımlı altıgen kasketin...

Empatin...

Recep Bey söylemin...

Her an dalaşmaya hazır ama fikirler temelinde dalaşmayı zül addeden ve insanda “efendi adam” duygusu uyandıran sahte tevazuun...

Hepsi güzel de, nihai olarak bize ne söylüyorsun?

Bilelim artık!

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.