23 Temmuz 2017 Pazar28 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:54Güneş 05:45Öğle 13:18İkindi 17:12Akşam 20:38Yatsı 22:19
    • 28°C Adana
    • 31°C Adıyaman
    • 21°C Afyon
    • 20°C Ağrı
    • 21°C Amasya
    • 24°C Ankara
    • 28°C Antalya
    • 22°C Artvin
    • 30°C Aydın
    • 26°C Balıkesir
  • BIST: 106.843 0.10
  • Altın: 142,669 -0.01
  • Dolar: 3,5367 0.45
  • Euro: 4,1209 0.62

Baban Ramiz Dayı'ysa kardeşlik mümkün mü?

Haşmet Babaoğlu

Dostoyevski'nin müthiş romanı Karamazov Kardeşler'den esinlenen yerli bir dizi çekilecekmiş. Dizinin ilk üç bölümünün yazımı tamamlanmış bile...
Tutar mı peki?
Tutar.
Sırtını Karamazov'ların öyküsüne yaslayan bir dizi iyi kotarılarak ekrana getirilirse...
Ezel dizisiyle aynı noktayı, yani toplumsal bilinçdışımızın derinlerinde sürekli fokurdayıp duran soruları kaşıyacaktır.
Ne midir o sorular?
Bir... Hangi "Baba"nın çocuklarıyız biz?
İki... Neden oğullar böyle ihanet ve dalalet içindeler? Yoksa suçlusu "Baba" mı?


***

Ezel'in Ramiz Dayı'sını sıradan bir "mafya babası" ya da sadece özlü sözler yumurtlayan bir ihtiyar olarak tanısaydık...
Tuncel Kurtiz her ekrana çıktığında memleketin aklı başından gider miydi?
Hiç sanmam!
O laflar, boşlukta kalır, çarçabuk anlamsızlaşırdı.
Ramiz Dayı'nın bizi asıl sarsan ve saran yanı gerçek bir baba oluşudur.
Ramiz Dayı oğullarını içi yanarak da olsa gözünü kırpmadan öldürebilmiştir.
Peki yaşayan hangi oğuldur?
Baba Fyodor Pavloviç Karamazov ise oğullardan biri tarafından öldürülmüştür.
Kardeşlerin hepsi de babalarından nefret eder ama babayı öldüren acaba hangisidir?

***

Başta da söyledim...
İster filmde, ister dizide, ister hayatta olsun, "babalar ve oğullar" çatışması bizi hep "içerden", hep en derinden vurur.
Düşünsenize...
Erkeklerinin bu kadar "çocuk" kaldığı, koca adamların bir türlü ana kucağından ayrılamadığı ve babaların şiddetinin yıllar boyu sürdüğü başka bir "modern toplum" var mıdır acaba?
Ve tabii bir de şu yakıcı soru duruyor önümüzde... "Neden kardeşçe yaşayamıyoruz?" sorusu!
Hatırlıyor musunuz?
Ramiz Dayı bir keresinde "verdiğimiz kanlı dersi alan, gelip bize veriyor aynı dersi" demişti!
Söyleyin...
Babamız (devlet, yasa, vb.) Ramiz Dayı veya Fyodor Karamazov gibi biri olup çıkarsa...
Kardeşlerin hali nice olur!

Dünya Kupa'sı böyle yorumlanamaz!
İsterdim ki, Dünya Kupası maçlarının önüne arkasına Mert Aydın, Uğur Meleke, Ali Ece gibi yorumcuları koysun TRT, onları bol bol konuştursun isterdim...
Neden?
Kimse kusura bakmasın ama...
Lafının dümenini yıllardır bizim Süper Lig'e göre ayarlamış ve işi otomatiğe bağlamış arkadaşlarla olmuyor!
Kupadaki oyuncuları ve teknik adamları yıllardır dikkatle izleyen diri dimağlara ihtiyacımız var!
Ağabey yorumculara, klişelere hapsolmuş teknik direktörlere değil...
Bilgiye ve enerjiye ihtiyacımız var!
İyi pas yaptığını ekran başındaki herkesin gördüğü bir takımın "iyi pas yaptığını" söylemek yorum değildir.
Neden ve nasıl iyi pas yaptıklarını anlatmak gerekir...
Bilmem anlatabildim mi?

ALTYAZI
Kız: Ninecim benim bir sırrım var, ne yapmalıyım?
İhtiyar kadın: Önce iyi bir sır mı, yoksa kötü mü, ona karar ver.
Kız: Neden?
İhtiyar kadın: İyiyse, anlat bana! Ama kötüyse kendine sakla!
(Dünya Sinemalarına "The Day Before" adıyla çıkan 2010 yapımı Güney Kore filminden bir sahne.)

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.