20 Ocak 2017 Cuma22 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır.(Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?(Tin 4-8)
  • “Benim misâlimle sizin misâliniz, şu temsile benzer: Bir adam var ateş yakmış. Ateş etrafı aydınlatınca, pervaneler (gece kelebekleri) ve aydınlığı seven bir kısım hayvanlar bu ateşe kendilerini atmaya başlarlar. Adamcağız onları kurtarmaya (mâni olmaya) çalışır. Ancak hayvanlar galebe çalarak çoklukla ateşe atılırlar. Ben (tıpkı o adam gibi) ateşe düşmemeniz için belinizden yakalıyorum, ancak siz ateşe ateşe koşuyorsunuz”Buhârî, Rikâk 26
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:47Güneş 08:17Öğle 13:22İkindi 15:50Akşam 18:14Yatsı 19:38
    • 5°C Adana
    • -1°C Adıyaman
    • 1°C Afyon
    • 6°C Ağrı
    • 2°C Amasya
    • 0°C Ankara
    • 6°C Antalya
    • -1°C Artvin
    • 7°C Aydın
    • 5°C Balıkesir
  • BIST: 82.300 -0.58
  • Altın: 148,344 0.87
  • Dolar: 3,8298 1.58
  • Euro: 4,0711 1.09

Lagaluga politikası

Engin Ardıç

Adamcağız bir laf etti, ortalık birbirine girdi... O da hemen yalanladı tabii... Herhalde partinin yüksek kademelerinde "asil bir galeyan" meydana gelmiş, belki de partinin asıl lideri Önder Sav höt demişti. Belki de "kendi kamuoyundan" çekinmişti.
Kılıçdaroğlu "türban sorununu biz çözeriz, çözmeye kararlıyız" demiş, bir gazete de bunu almış, "Kılıçdaroğlu 'türbanlı kızlar üniversiteye girecek' dedi" yapmış.
Gazete yorum yapıyor. Bunda da haksız değil, çünkü bu laf ancak böyle yorumlanır.
Yalanlıyor, öyle bir şey dememiş. Yani türbanlı kızlar üniversiteye giremeyeceklermiş.
Peki ne olacakmış?
Ne olacağını kendisi de bilmiyor.
Tıpkı işsizliğe nasıl çare bulacağını, Kürt meselesini de nasıl çözeceğini bilmediği gibi. Tıpkı, İstanbul'a belediye başkanı seçilirse ne yapacağını bilmemiş olduğu gibi.
Ama "birşeyler" söylemesi lazım, o da söylüyor işte...
Türban sorununu çözermiş ama "siyasi malzeme yapılmaz ve tüm siyasi partilerle toplumsal uzlaşma sağlanırsa"...
Al, Türkçe kompozisyon dersinde "boş laf" örneği olarak okut.
Nasıl sağlanacak bu uzlaşma? AKP türban konusunda aldığı tavırdan vazgeçerse, sağlanır. Yani türbanlı kızları üniversiteye sokmaktan vazgeçecekler, böylece sorun ortadan kalkacak.
Vallahi mektepler olmasa maarif de ne güzel idare edilecek...
Ya da CHP bu konuda çıkarılan yasayı Anayasa Mahkemesi'ne götürmekten vazgeçerse sağlanır. O da olamıyor, ama uzlaşma isteniyor.
Nedir "uzlaşmadan" kastınız Kemal Bey?
Yok öyle bir kasıt, demeç olsun, torba dolsun.
"Herkesin okumasına olanak sağlayacağız" diyor. Nasıl sağlayacak? Kızlar başlarını açarlarsa!
Ya da cahil halkı eğiteceğiz, o zaman oylarını nasıl olsa CHP'ye verecekleri gibi, türbanı da çıkarıp atacaklar, sorun kendiliğinden çözülecek. Bunu seksen yıldır deniyorlar ama cahil halk milim kıpırdamıyor yerinden.
Fakat bu saftırık beklentide "komünizm tehlikesi ortadan kalktıktan sonra Komünist Partisi'ne izin vermek" gibi "pratik bir uyanıklık" da sezilmiyor değil tabii...
Kılıçdaroğlu'nun amigoları o pratik yolları da gösteriyorlar: "Türban serbestisinin sonuçları garanti altına alındığı takdirde CHP yasağı savunan tek parti olarak itirazını askıya alır ve bu istismar kaynağı kurutulur!"
Ne yani, kızlardan "üniversitede okuduktan sonra vallahi billahi ve de tallahi şeriatı getirmeyeceğiz" gibilerden bir garanti mi isteniyor?
CHP yönetimi tükürdüğünü yaladı, itirazdan vazgeçti diyelim, bürokrasi vazgeçecek mi? Yargıtay Başsavcısı'nın geri basacağını kim söylüyor? CHP tabanının tepkisi ne olacak?
İlahi Kemal Bey, aşağı tükürsen gitti kemik oylar, yukarı tükürsen gitti göz koyduğun yeni oylar...
Onun için, sen de "ortadan git", salla dur demeç olmayan demeçleri: Türbanı biz çözeriz ama türbanlı kızları üniversiteye sokmadan... İşsizliği de çözeriz ama nasıl çözeceğimizi söylemeyiz, oy verin görün... Partiyi ben yönetiyorum ama ben yönetmiyorum...
Yoksa bu adam, kendisini önce göklere çıkarıp sonra da yerden yere vuranların ileri sürdükleri gibi şaşkın ve ürkek, plansız, risk almaktan çekinen, laf çeviren, konunun özüne girmeyen, açık konuşmayan, klişe çözümlere yaslanan tipik bir Ankaralı mı?
Bize ne yahu, "tutan" düşünsün.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.