24 Mayıs 2017 Çarşamba28 Şaban 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah"tan başka ilah olmadığına ve Muhammed"in O"nun kulu ve elçisi olduguna şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kabe"ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak. (Tirmizi, İman 3, (2612))
  • " Kim Allah'a inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır." (Buhâri,
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:39Güneş 05:32Öğle 13:08İkindi 17:03Akşam 20:31Yatsı 22:14
    • 25°C Adana
    • 23°C Adıyaman
    • 20°C Afyon
    • 17°C Ağrı
    • 20°C Amasya
    • 20°C Ankara
    • 24°C Antalya
    • 14°C Artvin
    • 29°C Aydın
    • 24°C Balıkesir
  • BIST: 98.594 0.90
  • Altın: 143,471 -0.23
  • Dolar: 3,5613 -0.20
  • Euro: 3,9870 -0.17

Neler tavsiye edersiniz?

Fatma Tuncer

18 yaşında lise son sınıf öğrencisi bir genç kızım. Kendime güvenim yok, her şeyden korkuyorum. Özellikle grup içinde hiç konuşamıyorum, tıkanıyorum ve kelimeler boğazıma düğümleniyor. Arkadaşlarım arasında kendini çok rahat ifade edebilen sosyal olanları var, onları çok kıskanıyorum. Annem bendeki bu sorunun çözümü için çeşitli kurslara gönderiyor ama burada da değişen bir şey olmuyor. Fatma abla ben toplum içinde konuşmak, arkadaşlarım arasında kendimi rahatça ifade etmek istiyorum bu konuda bana neler tavsiye edersiniz? N. K

Yüzleşmeniz şart
Kişinin kendisini tanıması ve doğru tanımlaması aslında yaşadığı sorunları aşması noktasında önemli bir adımdır. Dolayısıyla bu konudaki sıkıntılarınızı aşabileceğinize inanıyorum.

Sizin de ifade ettiğiniz gibi, sosyal fobisi olan kişiler, toplum içinde konuşmaktan çekinirler, bu tür ortamlarda terleme, heyecan, tıkanma, çarpıntı ve aşırı kaygı yaşarlar. Burada öncelikle sorunumuzu tetikleyen ve korkuya neden olan dinamiği bulmak ve bunu değiştirmek gerekir. Fobik durumlarda ağırlıklı olarak kişi, çevresindeki insanlara karşı hata yapabileceğini ve onlar tarafından ayıplanacağını düşünmektedir. Sanki bütün insanlar kendisini izlemekte ve hatalarını bulmak için beklemektedir. İnsanlar tarafından beğenilmeyeceğine ayıplanacağına inanan kişi bu tür semptomlar göstermektedir. Bu nedenle, korkuyla yüzleşmek ve arkadaşlarım arasında hata da yapabilirim, belki de gülebilirler, bu benim insan olmamın bir parçası şeklinde düşünmek gerekir. Bu noktadan sonra da kendinize küçük ödevler verebilirsiniz. Mesela, haftaya arkadaş grubunuzla bir araya gelerek ilginizi çeken bir konuyu paylaşın...Burada heyecanlanmaktan, ayıplanmaktan korkmayın, rahat olun ve buradaki çabanızın sonucunda kendinizi ödüllendirin. Bu uygulamaları zaman zaman yapın ve daha geniş alanlara yayın. Korkular yüzleşmediğiniz üzerine gitmediğiniz sürece üzerinizden gitmezler. Bu noktada hiçbir şekilde harekete geçemiyorsanız bir uzmanın desteğiyle hareket edin.


TEPKİSİZ KALIYOR
31 yaşındayım ve dört yıllık evliyim. Eşimle görücü usulü evlendik ama daha sonra birbirimizi sevdik. Evliliğimizden iki yıl sonra eşim bambaşka biri oluverdi. Eve geldiğinde hep yorgun oluyor ve sürekli uyuyor. İki çocuğum var, onlara karşı da ilgisiz. Ben gün içinde çocuklarla ilgilenirken yoruluyorum en azından akşamları eşimi görmek istiyorum ama o çok ilgisiz kalıyor. Onunla konuşmayı deniyorum ama olmuyor, cevap vermiyor, sadece haklısın diyor geçiştiriyor. Benim mutsuzluğumu gördüğü halde çözüm aramıyor, bana yardımcı olmuyor. Ona birkaç kere mektup yazdım ve artık sevgimin azalmaya başladığını ifade ettim tepkisiz kaldı. Evliliğimin bu şekilde devam etmesini istemiyorum neler tavsiye edersiniz? D.K

Zamanla değişiyor
Evliliğin ilk yıllarında eşler birbirlerini tanıma aşamasında olduklarından daha sık sorunlar yaşayabiliyorlar. Ancak buna rağmen, birbirlerine karşı duyguları daha yoğun olduğundan inişli çıkışlı bir dönemden geçiyorlar. Zaman geçtikçe duygular normal sınırlara çekiliyor ve yeni bir dönem başlıyor. Bu dönemde, özellikle bayanlar kendilerine olan ilginin azaldığını düşünerek yakınabiliyorlar. Burada eşlerin birbirlerine olan ilgileri normal sınırlar içinde devam etmeli ve aksayan durumlar paylaşılmalıdır. Ama ne yazık ki bahsettiğiniz türden sorunlarla da sıkça karşılaşıyoruz.

Eşinizden ilgi beklemeniz en doğal hakkınız. Ancak onun da yorucu bir işte çalıştığını ve eve yorgun geldiği için size vakit ayıramadığını düşünebilir ve anlayış gösterebilirsiniz. Kadın erkek mizacı yapısal olarak da birbirinden farklıdır. Sizin için eşinizle paylaşım içinde olmanız, onunla oturup konuşmanız hayatınızın merkezinde yer alırken eşiniz için bunun o kadar önemi olmayabilir. Öncelikle eşinizi anlamaya çalışın ona " iş ortamının yorucu olduğunu dolayısıyla kendisinin de çok yorulduğunu söyleyin ve nasıl yardımcı olabileceğinizi sorun. İletişim kurarken onun sorunları üzerinden gidin ve bu kanaldan yaklaşarak paylaşım içinde olmaya çalışın. Ayrıca ondan beklentilerinizi uygun bir dille ifade edin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.