Rahim Er

Rahim Er

Gurbet ramazanları

Gurbet ramazanları

Yahya Kemal Beyatlı, vatan toprağında Osmanlı şuurunun yeniden neşvü nema bulmasında unutulmaz emekleri olan Kendi Gök Kubbemiz’dir. Kendini şair zanneden bazı mısra fasoncularının dalkavukluğu meslek edindikleri bir dönemde inanmadığı tek kelimeyi kâğıda dökmemiştir.
Ezansız Semtler, Üsküb’ün İstanbul’a vedia olarak verdiği Yahya Kemal’in zamanın eskitemediği bir makalesidir.
Bazen bir makale, bir cilde bedeldir.
Yahya Kemal, Paris’e kendinden kaçarak gitmiş, fakat kendine yakalanmıştır. Paris, şairin idrakine düşen bir yıldırımdır. Heybeliada Deniz Lisesi’nden talebesi, ilerinin Necip Fazıl’ı Ahmet Necib gibi ulu mürşid Abdülhakim Arvasi Hazretlerinin nazarlarına muhatap olma talihine kavuşabilseydi kim bilir neler olurdu? Ama, kader ikliminde keşkeler kehkeşanlar kadar uzaktır. Süleymaniye’de Bayram Sabahı şiiri, bin sığ ilahiyatçının sevdiremeyeceği kadar İslam olma bahtiyarlığını kalblere işleyen bir altın manzumedir.
Bu şiirin Süleymaniye Camii’nin avlusuna çift taraflı bir mermere 20 cm iriliğinde harflerle bir abide olarak dikilmesi yerinde olur.
Necip Fazıl Kısakürek’in Canım İstanbul şiirinin yine aynı şekildeki bir mermere hakkedilerek Taksim, Eminönü, Kadıköy, Üsküdar ve Büyükada meydanlarına dikilmesi gerektiği gibi.
Nazım Hikmet Ran’ın Ağa Camii şiirinin İstiklal Caddesine, Ağa Camii’nin duvarı dibine dikilmesi gerektiği gibi.
Sezai Karakoç’un Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine şiirinin Edirnekapı ve Topkapusu girişlerinde yükseltilmesi gerektiği gibi.
Sevgili Peygamberimizin -sallallahü aleyhi ve sellem- İstanbul’u fetheden kutlu kumandan ve kutlu askerleri muştulayan Hadis-i şerifi, Fatih Türbesi Haziresine girişteki kapı üstünde bir güvercin ürkekliğinde durmaktadır.
Bu Hadis-i şerif, Fetih Ordusunun şehre ilk girdiği kapılarda çift taraflı mermerlerde altın yaldızlı harflerle aslı ve Latin harfleriyle birlikte teberrüken yükselmeli, Saraçhane Parkı Fatih Anıtı yanında bu güzelliğin zevki gelen nesillere tattırılmalıdır.
İmamı Busayri Hazretlerinin Kasideyi Bürde’si de Hırkayı Şerif Camii önünde mermere nakşedilmelidir.
Yusuf Nabi’nin Sakın Terki Edebdenki şiiri Topkapı Sarayı’ndaki Emaneti Mukaddese Dairesinin önünde yine altın yaldızlı harflerle mermer bir abidede olarak yükselmelidir.
İstanbul 2010 Kültür Başkenti.
Kısa süre sonra bitecek olan bu nöbet, bu çalışmalarla taçlanır.
Bunlar, kalıcı, rahmete dönücü hizmetler olur.
O günkü İstanbul’un ezansız semtlerini mevzu edinen makaleyle başlamıştık. O kadar mı?
Mabedsiz şehirlerimiz de oldu. Muzdariplerden Osman Yüksel Serdengeçti’nin eserlerinden biri de Mabedsiz Şehir’dir. 50 yıl önceki Ankara’yı anlatır. Ankara, Turgut Özal gelene kadar bir Eti, bir Hitit şehriydi.
Ezansız İstanbul semtleri, Mabedsiz Eti şehri, İstanbul’un Fethini müjdeleyen mucize, tıbba şaşkınlık perendeleri attıran Kasideyi Bürde ve ağaçların anıtlaştığı bir zamanda abideleşmemesi kadirbilmezlik emsali sayılacak şiirler.
Eğer, gurbetteyseniz...
Eğer, bir ramazan ayı daha kanatlarını açmış bir tavus kuşu ihtişamıyla gelmişse.
Eğer, bir kere daha kubbe, minare, mahya ve ezandan mahrumsanız.
Hayalleriniz ve fikirleriniz bunlarla hercü merc olur...
Muhasebe vaktidir dersiniz.
Ol vakt kâğıda ‘be’nin noktasını kor ve ummana dalarsınız...


Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Rahim Er Arşivi