19 Ocak 2017 Perşembe20 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Andolsun, sizden önceki nice nesilleri peygamberleri, kendilerine apaçık deliller getirdikleri hâlde (yalanlayıp) zulmettikleri vakit helâk ettik. Onlar zaten inanacak değillerdi. İşte biz suçlu toplumu böyle cezalandırırız.Sonra, nasıl davranacağınızı görelim diye, onların ardından yeryüzünde sizi onların yerine getirdik.(Yûnus 13-14)
  • “İslâm hidayeti nasip edilen ve yeterli miktarda maişeti olup, buna kanaat edene ne mutlu!”Tirmizi, Zühd 35, (2350).
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:48Güneş 08:18Öğle 13:22İkindi 15:49Akşam 18:12Yatsı 19:37
    • 6°C Adana
    • 2°C Adıyaman
    • 2°C Afyon
    • 9°C Ağrı
    • 3°C Amasya
    • -1°C Ankara
    • 7°C Antalya
    • 4°C Artvin
    • 8°C Aydın
    • 6°C Balıkesir
  • BIST: 82.779 0.51
  • Altın: 146,779 -0.07
  • Dolar: 3,7701 -0.17
  • Euro: 4,0274 -0.27

Ormanda ince siyaset

Mehmet Şeker

Ormanın kralı aslan bir gün yaralanmış. Yaralı halde ulaşmış inine. Kan kaybından çok zayıf düştüğü için adım atacak hali kalmamış.

Av yapamayınca, açlık tehlikeli bir hal almış.

İğne ipliğe dönmüş koca kral, neredeyse ölecek.


* * *
Tilkiyi çağırmış, ona durumu anlatıp bir teklifte bulunmuş:

"Yemek yiyemediğim için iyileşemiyorum. İyileşemeyince de avlanamıyorum. Sen en iyisi uygun bir av bul, benim yanıma getir. Ben onu burada avlarım. Hem ben doyarım, hem de sen. Kısa zamanda eski gücüme kavuşurum. Bundan sonra da avlarımın artıklarıyla beslenir, bir sıkıntı çekmezsin."

Tilki, kralın teklifini makul bulmuş.


* * *
Ancak hangi hayvanı kandırıp aslanın inine kadar getirebilir?

Kimse o kadar aptal değil.

Daha sözünü tamamlamadan gülerek uzaklaşıyorlar yanından.

Oturmuş düşünmüş, dolaşırken düşünmüş...

Tam ümidi kesmek üzereyken, ormanın bitimindeki bir çiftliğin bahçesinde sıska, yaşlı bir eşek görmüş.


* * *
Hemen yanına yaklaşıp dil dökmeye başlamış.

Ormanın içindeki güzel ve taze yiyeceklerden söz etmiş.

Oradaki bütün eşeklerin mutlu yaşadıklarını ballandıra ballandıra anlatmış.

Eşek bu yalanlara inanmış.

Ayrıca inanmak işine de gelmiş. Çünkü çiftlikte iş çok, yemek az.


* * *
Aslan tilkinin getirdiği eşeği görür görmez heyecanlanmış ve sabırsızlıkla eşeğin üzerine atlamış.

Ancak aslan eski gücünün çok uzağındadır ve eşek de o kadar güçsüz değildir.

Tehlikeyi fark eden eşek hemen oradan kaçmış, soluk soluğa çiftliğe dönmüş.

Ama tilki pes etmemiş ve yeniden şansını denemek için çiftliğe gitmiş.

Tatlı diller dökmüş, akıl çelici sözler söylemiş.

Aslanı yanlış anladığını, ormanda artık bütün hayvanların kardeşçe yaşadığını, kendisine yalnız dostça sarılmak istediğini, ondan kaçarak aslana çok ayıp ettiğini anlatınca, eşek bu yalanlara inanmış.


* * *
Aslan bu defa sabırsız davranmadan, nefsine hâkim olmuş.

Eşek iyice yaklaştıktan sonra üzerine atlamış ve onu birkaç hamlede parçalamış.

Aslan hemen avını yemeye başlamış.

Günlerce aç kalmış olmaktan dolayı tilkiye verdiği sözü unutmuş.

Tilki ise bu şölen sırasında aslanın kendisine bir şey bırakmayacağını düşündüğünden, eşeğin beynini aslana fark ettirmeden yemiş.


* * *
Yemek bittiğinde aslan, çok sevdiği beyni eşeğin kafasının içinde bulamayınca tilkiyi çağırıp hesap sormuş.

Ancak tilki çok basit bir cevap vermiş:

"Onun beyni zaten yoktu ki. Eğer eşeğin beyni olsaydı, iyi kötü çiftliğini bırakıp, birkaç yalana kanarak kendisini ölüme atar mıydı? Hem de bir defa kaçıp kurtulmuşken..."

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.