27 Mayıs 2017 Cumartesi1 Ramazan 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah"tan başka ilah olmadığına ve Muhammed"in O"nun kulu ve elçisi olduguna şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kabe"ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak. (Tirmizi, İman 3, (2612))
  • " Kim Allah'a inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır." (Buhâri,
  • için namaz vakitleri
    İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
    • 19°C Adana
    • 17°C Adıyaman
    • 13°C Afyon
    • 9°C Ağrı
    • 14°C Amasya
    • 10°C Ankara
    • 20°C Antalya
    • 16°C Artvin
    • 18°C Aydın
    • 15°C Balıkesir
  • BIST: 97.533 -0.18
  • Altın: 145,901 1.32
  • Dolar: 3,5801 0.37
  • Euro: 4,0019 0.03

Elimi eteğimi çektim

Fatma Tuncer

On yıl önce sevdiğim adamla evlendim. Evlenmeden önce bir mağazada güzellik uzmanı olarak çalışıyordum, evlendikten sonra işi bıraktım. İki çocuğumuz oldu. Altı ay önce aniden rahatsızlandım, vücudum şişti, tansiyonum yükseldi. Doktora gittim, araştırmalar yapıldı ve diyalize girmem gerektiğini söylediler. Yıkıldım, hayallerim suya düştü, o anda dünyayı terk edip gitmek istedim. Ama yapamazdım iki çocuğum vardı, onların sorumluluğundan kaçamazdım. Altı aydan beri diyalize giriyorum, hastalığı öğrendiğimde nasıl bir şok yaşadıysam diyalize girdiğimde de büyük bir şok yaşadım. Eşimin tavırları çok değişti eskisi gibi bana değer vermiyor, kendimi dünyadan soyutladım, her şeyden elimi etiğimi çektim... İ. A.

Yeni duruma uyum sağlamak

Evlenmeye karar veren her genç mutlu ve huzurlu bir aile kurmak ister. Ama evliliğin getirdiği sorumluluklar, elimizde olmayan sebepler, yaşadığımız imtihanlar hayatımızın seyrini değiştirebilir ve çoğu zaman hayallerimize ulaşamayabiliriz. Daha doğrusu hayat, yaşam ve ölüm Allah'ın elindedir. Bu nedenle, geleceğimizle ilgili hayaller kursak da, hayatımızın Allah'ın elinde olduğunu bilmeli ve ona sığınmalıyız. Evliliğinizin onuncu yılında beklemediğiniz bir hastalıkla karşılaşıyorsunuz. Hastalık süresince eşinizle ilişkileriniz bozuluyor ve çeşitli sorunlar yaşamaya başlıyorsunuz. Beklemediğiniz bir anda hayatınızın düzeni bozuluyor ve arka arkaya travmalar yaşıyorsunuz. Hayatımızın uyumunu bozan her durum bizler için bir travma nedeni olabilir. Ancak burada bize düşen şey, travmayı atlatma noktasında gerekli mücadeleyi vermek ve yeni duruma uyum sağlamak olmalıdır. Size, hiç vakit kaybetmeden bir psikiyatriste gitmenizi ve yaşadığınız travmaları atlatma konusunda destek almanızı tavsiye ederim. Kendi çabalarınızla da tedaviye destek olabilirsiniz. Bunun için her şeyden önce, çevrenizden kopmamaya çalışın. Arkadaşlarınızı ziyaret edin, sosyal aktivitelere katılın, kendinize hobiler edinin... Bunun yanında sağlığınızla ilgili gerekli önlemleri alın ve doktorunuzun tavsiyelerin uymaya çalışın. Eşinizin artık kendinize değer vermediğini ifade ediyorsunuz, bu acaba sizin geliştirdiğiniz bir endişemi, yoksa gerçekten bu konuda somut örnekleriniz mi var? Yine de siz, bu süreçte eşinizi suçlamamaya ve onunla paylaşım içinde olmaya çalışın. Birlikte vakit geçirmeye özen gösterin, kendisinin desteğine ihtiyacınızın olduğunu ifade edin.

Eksik biri miyim?
Hiç beklemediğim bir günde aldatılmışım meğer. Geçen yıl, evlilik yıldönümümde eşim şehir dışına çıkmıştı orada bir bayanla aralarında farklı şeyler olmuş. Bunu bana olaydan altı ay sonra söyledi. Duyduklarıma inanamadım. Ama o da pişmandı, benden özür diledi. Ne kadar özür dilerse dilesin böyle bir olayı nasıl kabul edebilirim? Eşimi seviyorum, evliliğimi bitiremem. Ama artık ona güvenmiyorum ve bu olayı hiçbir şekilde kabul edemiyorum. Bu vefasızlığını nasıl affedebilirim? L. E.

Geçmişi değiştiremeyiz

Evlilikler müşterek bir dayanışma ruhuyla kurulur ve bu şekilde devam eder. Bu sürece daha sonra çocuklar katılsalar da eşler her zaman belirleyicidirler. Burada ortak bir hayattan bahsediyoruz. Doyasıyla bu birliktelik ruhuna gelebilecek darbe sadece eşleri değil ailenin bütün bireylerini etkiler. Ailenin uyumunu bozan faktörlerden biri de ihanettir. Bu tür durumlarda ihanete uğradığına inanan eş, zihninde buna bir anlam vermeye, bir suçlu aramaya çalışır. Neden aldatıldım? Neden yaptı? Eksik miyim? Aldatılmama neden olan kişinin benden ne tür üstünlükleri var? Türünden sorular sorar. Oysa bazı soruların cevabı yoktur... Neden yapar, niçin yapar sorularına illa da bir cevap bulmak istiyorsak insanın zaaflarını tanımalı ve olayı yeniden değerlendirmeliyiz. İyiliklerin olduğu gibi kötülüklerin de mimarıdır insan. Bu nedenle, neden niçin sorularını sormak yerine, yaşanan sorunu nasıl tamir edebileceğiniz üzerinde yoğunlaşın. Zira geçmişi ne geri getirebilirsiniz ne de değiştirebilirsiniz... Bunun eşinizin kapıldığı bir zaaf olarak görün ve eksik bir insan olduğunuzu düşünmeyin. Burada incindiğiniz durumları eşinizle paylaşabilirsiniz, eğer ifade ettiğiniz gibi o da pişmansa, olayı yeniden kaşımaya gerek yok. Ama bundan sonra beklentilerinizin neler olabileceğini açıkça ifade edebilirsiniz. Daha açık bir ifadeyle olanları geride bırakıp önünüzü görmeye çalışın.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.