29 Mayıs 2017 Pazartesi4 Ramazan 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah"tan başka ilah olmadığına ve Muhammed"in O"nun kulu ve elçisi olduguna şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kabe"ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak. (Tirmizi, İman 3, (2612))
  • " Kim Allah'a inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır." (Buhâri,
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:34Güneş 05:29Öğle 13:09İkindi 17:05Akşam 20:35Yatsı 22:21
    • 28°C Adana
    • 30°C Adıyaman
    • 20°C Afyon
    • 23°C Ağrı
    • 23°C Amasya
    • 22°C Ankara
    • 23°C Antalya
    • 23°C Artvin
    • 18°C Aydın
    • 21°C Balıkesir
  • BIST: 97.859 0.33
  • Altın: 145,775 0.00
  • Dolar: 3,5783 -0.05
  • Euro: 3,9984 -0.09

AKP'yi suçlamak kolay

Abdulkadir Özkan

AKP hakkında açılmış olan kapatma davasının oy birliği ile Anayasa Mahkemesi tarafından kabul edildiğinin açıklanmasının hemen ardından bir dostla sohbet ediyoruz. Dostum olayı benden öğrendi ama hiçbir şaşkınlık ve üzüntü ifade etmedi. Olayı sanki günler öncesinden biliyormuş gibi gayet tabii olarak karşıladı. Halbuki bu dostun son seçimlerde AKP'ye oy verdiğini biliyorum. çünkü, kendisi ifade etmişti.

Olayı öylesine doğal karşılıyordu ki bir "İyi oldu" demediği kaldı. Niçin böyle düşündüğünü soruyorum... Başlıyor sıralamaya... Bugünü iktidara geldiği ilk günden göremeyenlerin bugün kimseyi suçlamaya hakları olmadığını söylüyor... özellikle de Başbakan Erdoğan'ın yurt içi ve dışı oradan oraya gitmekten oturup düşünmeye fırsat bulamadığını hatırlatıyor. AKP'nin iktidarının ilk döneminde hiçbir şey yapmadığına, tek başına anayasayı değiştirebilecek güce sahip olduğu halde bir dönemi boşa geçirdiğine dikkat çekiyor ve ikinci dönemin hemen başında yeni bir anayasa yapmak iddiası ile ortaya çıkıldığını ancak, bunun da yarım bırakıldığını ve lazım oldukça anayasa değişikliği yapmak gibi bir yola sapıldığını hatırlatıyordu. Tek başına anayasayı değiştirecek güce sahipken düşünülen değişiklikleri yapmayanların bugün başka partilerin desteği ile yeni bir anayasa yapmaya kalkmalarının gereçeğe ters düştüğünü belirtiyordu.

Arada bir dönüp bana, "Hep beni konuşturuyorsun, sen hiç konuşmuyorsun. Halbuki benim seni dinlemem gerekiyor" diyor... Ben de kendisine "Dinlemeyi tercih ediyorum... Dinleyeceğim ki, farklı düşünceleri de öğrenebileyim" diyorum. Diyorum da kendisinin tavrını da yadırgadığımı söylüyorum. çünkü, herşeye rağmen kapatma davasının sadece bir partinin kapatılmasından ibaret olmadığını, o partiye oy verenlerin kendilerinin de cezalandırıldığı duygusuna kapıldıklarını hatırlatıyorum... Halk tarafından bu tür gelişmeler inanca müdahale olarak algılanıyor. Böyle olduğu için de AKP'nin yapmadıklarına bakarak, "Madem ki zamanında gereken düzenlemeleri yapmadılar, öyle ise şimdi de başlarına gelene katlansınlar" diyemiyorum... Ama dostum bunu rahatlıkla söyleyebiliyor... Halbuki bu arkadaşın son seçimlerde birçok toplantılara katıldığını, hatta köy ziyaretlerine giderek AKP'ye oy istediğini biliyorum. Biz yaptığının yanlış olduğunu söylediğimizde AKP'yi savunduğuna da şahit olmuştum.

Hemen belirteyim ki, bugüne gelişde AKP'nin yapması gerekenleri yapmamış olmasının rolü olduğunu biliyorum. Ancak, buna rağmen kapatma davasını demokratik bulmuyorum... Elbette, Başsavcı açtığı davayı hukuki bir zemine oturtmuştur... Demokratik bulmuyorum derken hukuki bulmuyorum diyor değilim. çünkü, bir şeyin hukuki zemine oturuyor olması kamu vicdanında karşılık bulacağı anlamına gelmiyor..

AKP'yi suçlayacak pek çok malzeme var. çünkü, AKP gerek içeride gerek dışarıya dönük hususlarda yapması gerekenleri yapmadı... Sadece yapıyormuş gibi davrandı. Millete verdiği sözleri de tutmadı... Tüm bunlar AKP'yi suçlamak için yeterli olabilir. Ancak, gönlüm herşeye rağmen partiler kapatılacaksa millet tarafından kapatılsın, defterleri millet tarafından dürülsün istiyor. Bunun içindir ki, kapatma davasının Anayasa Mahkemesi'nde oy birliği ile kabul edildiği haberine üzüldüm...

Bu arada, AB tarafından kapatma davası ile yapılan açıklamalar da canımı sıkıyor. Okuyucularım benim AB'ye karşı olduğumu, Türkiye'nin bu birliğe girmesini istemediğimi bilirler. Ancak, AKP iktidarı ilk dönemini neredeyse AB kapısında geçirmesine rağmen insanımızı rencide eden açıklamalar, içlerine almak yerine kapılarında tutma tekliflerini unutmak mümkün değil. Yasalarımızda sırf AB istiyor diye yapılan onca değişikliğin ardından Hırvatlara giriş tarihi verdilerTürkiye'ye vermediler. Bu bakımdan Başbakan Avrupa ülkelerinde dolaşana kadar ülkemizin içinde bulunduğu sıkıntıları çözecek düzenlemelerle meşgul olsaydı sanıyorum şimdi bu kapatma davası ile karşı karşıya kalınmazdı.

öncelikleri olmayan, uzağı göremeyen, tek başına iktidar olmanın şaşkınlığını üzerinden atamayanlar için pek çok şey söyelenebilir... Ancak, tüm bunlar bizlerin bir partinin kapatılmasına alkış tutmamızın gerekçesi olamaz, olmamalı...

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.