23 Ocak 2017 Pazartesi24 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır.(Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?(Tin 4-8)
  • “Benim misâlimle sizin misâliniz, şu temsile benzer: Bir adam var ateş yakmış. Ateş etrafı aydınlatınca, pervaneler (gece kelebekleri) ve aydınlığı seven bir kısım hayvanlar bu ateşe kendilerini atmaya başlarlar. Adamcağız onları kurtarmaya (mâni olmaya) çalışır. Ancak hayvanlar galebe çalarak çoklukla ateşe atılırlar. Ben (tıpkı o adam gibi) ateşe düşmemeniz için belinizden yakalıyorum, ancak siz ateşe ateşe koşuyorsunuz”Buhârî, Rikâk 26
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:46Güneş 08:15Öğle 13:23İkindi 15:53Akşam 18:17Yatsı 19:41
    • 2°C Adana
    • -1°C Adıyaman
    • -3°C Afyon
    • 2°C Ağrı
    • -1°C Amasya
    • -4°C Ankara
    • 5°C Antalya
    • -4°C Artvin
    • 3°C Aydın
    • 2°C Balıkesir
  • BIST: 83.067 0.93
  • Altın: 146,538 0.01
  • Dolar: 3,7912 -1.01
  • Euro: 4,0490 -0.54

Laiklik Bana Ne Veriyor?

Cemal Nar

Ben Elhamdülillâh müslümanım. Hayatta en büyük amacım, dinimi öğrenmek, onu samimiyetle yaşamak, çoluk çocuğuma da öğretip yaşamalarını sağlamaktır.

çevremde yaşayan Müslümanların da öyle olmasını can-ü gönülden isterim. Hatta bırakın kendi halkımı, elimden gelse dünyada yaşayan herkesin onu tanımasını isterim.

Benimkisi sadece tanıtmaktır. Kabul ettirmek değil. çünkü bilirim ki bu Allah Teâlâ’nın işidir, O’nun kudret elindedir. Hidayeti O verir.

Sevgili Peygamberimiz bile istediğini Müslüman edememiştir. Amcası Ebu Talip için çok istedi, olmadı. ölürken ısrar etti, yine olmadı. Allah Teâlâ da üzülmemesi için şu ilkeyi hatırlattı: “Hidayeti veren Allah Teâlâ’dır. Ona düşen sadece tebliğdir, o kadar.”

Ben de herkesin Müslüman olması için tebliğ etmek isterim. Herkes Müslüman olsun ve dinini öğrensin, uygulasın isterim elbette. Bu, dinimin isteğidir çünkü.

Ama sadece isterim o kadar. Cebir yok. Şiddet yok. Baskı yok. Eziyet ve işkence yok. öldürme yok.

Diyorlar ki laiklik de bunu garantiye almaktır. Yani herkes inancında serbest olsun, azınlık bile olsa serbestçe inancını öğrensin, yaşasın, ama gücü yetiyor diye kimse kimseye baskı yapmasın.

Bir ülkede genellikle çoğunluk hâkim olur ve iktidarı ele geçirir. Böyle olunca da azınlığa baskı ve dayatma yapabilir. Bunun için devlet laik olmalı. Yani bütün dinlere eşit mesafede durmalı, herkesin din ve vicdan özgürlüğünü garanti altına almalı.

Laiklik bu ise sorun yok.

Ama bu ülkede laiklik bu mu?

Kim buna “evet bu “diyebilir?

Uyanın beyler, düş görmek kaç dakika sürer?

Bırakın geçmişte yaşanan cehennemi, günümüze gelin ve gerçekleri görün.

AKP niye kapatılmak isteniyor?

Laiklik karşıtlığının odağı olmuş da ondan mı?

Peki, ne yapmış da odak olmuş?

İşte iddianamede sıralanan suçlarının bir kısmı:

“Türbanın serbest bırakılmasına ilişkin anayasa değişikliği istemesi.

İstanbul Haseki ve Vakıf Gureba hastanelerinde türbanlı doktorların çalışması.

Bazı bölgelerde içkili yerler için ‘kırmızı sokak’ uygulaması, İstanbul’da bazı afişlerin sansürlenmesi.

Devlet kadrolarının, parti yandaşı, siyasal İslami düşünceye sahip kişilerle doldurulması.” ((http://tr.wikipedia.org/wiki/Adalet_ve_Kalk%C4%B1nma_Partisi'nin_temelli_kapat%C4%B1lma_davas%C4%B1) 28 Mart 2008)

Şimdi söyler misiniz, ben sıradan bir vatandaşım ve bütün derdim çoluğumla çocuğumla dinimi öğrenmek ve yaşamak. Yukarıda bunu anlattım, tekrar etmeyelim.

Benim çoluğumla çocuğumla dinimi öğrenmem sorun oluyorsa,

Benim çocuğumla çoluğumla dinimi yaşamam sorun oluyorsa,

Benim eşimin ve kızlarımın dinin bir emri gereği diyerek başlarını örtmeleri sorun oluyorsa,

Benim ve çocuklarımın herkesin eşit hakkı olan devlet kadrolarına girmesi, bir parti yandaşı olması hakkı sorun oluyorsa,

Hatta istiyorsa düşünce özgürlüğünden yararlanarak “siyasal İslamî düşünceye” sahip kişiler olması ve bu düşünceleri ile devlet garantisinde olan “fırsat ve imkân eşitliğinden” yararlanmaları sorun oluyorsa,

Şu soruları sormak hakkım değil midir?

1- Siz laikliği yanlış anlıyor ve uyguluyor değil misiniz?
2- Siz laikliği doğru anlıyorsanız bu laiklik benim sorunumu çözmedikten sonra niye var? öyleyse laiklik benim ne işime yarar? Bana ne verir?
3- Bir siyasi parti ve hükümet benim dini öğrenme ve yaşama sorunumu çözmeyecekse, benim sorunumu kim çözecektir?
4- Benim kuşkularım ve korkularım var: acaba beni ve çocuklarımı dinsiz mi yapacaklar? Bu kuşku ve korkularımı kim giderir?
5- Eğer bunlar sorun değil de benim kuruntumsa, AKP yukarıdaki gerekçelerle niye kapatılmak isteniyor? Böyle bir şey yok da ben düş mü görüyorum?

Nasrettin Hoca Efendi iki kilo et almış. Hanım da acımış, oğluna vermiş. Akşam güzel bir yemek uman Hoca Efendi kuru pilavı görünce sormuş:
- Hanım ete ne oldu?
- Püsük yedi!
Hoca Efendi tutmuş kediyi ve tartmış. Tam iki kilo. O zaman sormuş:
- Hanım bu et ise, bizim püsük nerde? Bu püsük ise, et nerde?

Benim kastım Anayasa Mahkemesini suçlamak değildir. Yargıyı, mahkemeyi etkilemek hiç değildir. AKP ceza almış veya almamış, o da değildir.

Derdim şu: Benim bir sorunum var ve çözüm nasıl olur?


Ben de soruyorum; bizim yaşadığımız sorun ise, laiklik nerde?

(www.cemalnar.com)


Yazarın Diğer Yazıları
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.