Rahim Er

Rahim Er

Her ‘Evet’ sanki bir ‘Fatiha’!

Her ‘Evet’ sanki bir ‘Fatiha’!

Şehit Başvekil Adnan Menderes’in 3 oğlu vardı. Büyük oğlu Yüksel Menderes, 12 Mart darbesinden bir sene sonra 1972’de evinde tüp gaz zehirlenmesinden, ortanca oğlu Mutlu Menderes, 12 Eylül darbesinden iki sene evvel, 1978’de bir arabanın Ankara’da kaldırımda kendisine çarpması üzerine vefat etmişlerdi.
Aydın Menderes kalmıştı. Aydın Bey, daha ilk temayüz ettiği yıllarda bile entellektüel tarafıyla hemen dikkat çekti. Meselelere güçlü tahliller yapıyor ve hal tarzları ortaya koyuyordu. Ne var ki o da 1997’de başlayacak 28 Şubat darbesinden hemen önce 1996’da bir trafik kazası geçirdi.
3 kardeşin başına gelen 3 hadise düşündürücü değil mi?
Tıpkı Adnan Kahveci kazası gibi, tıpkı Turgut Özal vefat ederken koca Cumhurbaşkanlığı Köşkü’nde hekim ve sıhhi imdat arabası olmaması ve daha ne faili meçhuller gibi... Onların hepsi, kalın demir kapılar ardındalar.
Unutmayınız, daha bu memlekette Sultan Aziz’in ölüm şekli tartışılmaktadır.
Geçirdiği kazadan bir zaman sonra Aydın Beyle rehabilitasyon merkezinden TGRT’deki Entellektüel Boyut Programımızda canlı yayın yapmıştık. Sohbetimiz esnasında ailenin, kendilerine nasıl bir dinî tahsil aldırdıklarını sordum. “Beni Kur’an öğrenmeye gönderirlerdi, babam, işe giderken annem, her sabah babamın ardından okurdu” dedi.
Tesellimiz o ki muhterem Aydın Menderes, bugün de aynı güçlü beyniyle sütun sahibi bir yazar olarak fikri faaliyetlerine devam etmektedir.
Geçen gün bir cümlesiyle iliklerimize kadar titredik.
O sözün kaybolup gitmemesi lazım.
Aydın Menderes, şöyle diyordu:
-Her ‘Evet!’ babama bir Fatiha.
‘Evet’e Fatiha diyorlar şeklinde’ bir çarpıtma yapanlar olabilir. Bu bir konuşma cümlesidir. Cümlede saklı bir ‘sanki’ kelimesi vardır. Aydın Menderes, bu müstesna fikir ve devlet adamımız, daha 14 yaşından itibaren dram üstüne dram yaşadı, babasının idamı, arka arkaya ağabeylerini kaybetmesi, annesi Berin Hanım’ın bu hadiseler üzerine mücessem/cisimleşmiş bir ızdırap hâline gelmesi ve en sonunda kendi kazası...
Onun ta ciğerlerinden sökülüp gelen bu feryadı her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının duyması lazım. Bu ailenin istisnasız herkesin üzerinde hakkı var. Sese tekrar kulak verelim:
-Her ‘Evet!’ babama bir Fatiha...
Bu darbe anayasasına 12 Eylül 2010’da neden ‘evet’ denmesi gerektiği, bundan daha muhteşem hiçbir cümle ile izah edilemez. Her evet, Menderes başta olmak üzere kabrindeki “darbe şehitleri”ni ferahlandıracaktır.
Bu Anayasa, Mendereslerin, Kahvecilerin, Özalların ve bütün faili meçhullerin önünde bir demir kapıdır. ‘Evet’ler birleşip, yüzde 70’ler dolayında sağlam bir anahtar olacak ve bu kapıyı açacaktır inancındayız...


Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Rahim Er Arşivi