20 C.Ahir 143520 Nisan 2014 Pazar
  • Taraf ABD İle Türkiye'yi Vurdu!
  • Sam: Hacca Ve Umreye Kesinlikle Gitmem
  • AYM’nin Twitter Sınavı
Fatih Erbakan genel başkanlığa aday mı?
4 milyon borçlu için umut ışığı
Düzce'den acı haber: 1 polis şehit
Derbide Kazanan Çıkmadı

Hayrettin Karaman / Yeni Şafak

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hayrettin Karaman / Yeni Şafak

İslam'da recm cezası var mı?

27 Ağustos 2010 11:54

Recim yoktur
Evlendikten sonra zina suçu işleyen kadınlara ve erkeklere, dört erkeğin fiil halinde açıkça görerek şahitlik etmeleri veya suçluların itirafları üzerine uygulanan recim (taşlayarak öldürme) cezası şeriatı uygulama adına mutlaka yerine getirilmesi gereken bir ceza değildir.

Önce "Kur'an Yolu" isimli tefsirimizde ne dedik ona bakalım:

"...Bize göre bu hadislerin uydurma olduğunu söylemek -usule göre- mümkün olmamakla beraber getirdikleri recim cezasıyla ilgili bazı sorular ve problemler de yok değildir:

"a) Recim cezası İslâm'dan önce vardır ve uygulanmıştır, İslâm'ın getirdiği, başlattığı bir ceza değildir.

"b) Zina cezalarının daha hafif olanları Kur'ân-ı Kerîm'de yer aldığı halde recim cezasına Kur'an'da yer verilmemiştir. 25. âyette gelecek olan mümin câriyelerle ilgili "Evlendikten sonra fuhuş yaparlarsa onlara, hür kadınların cezasının yarısı gerekir" meâlindeki ifade, hür ve evli kadınların zina cezalarının da yüz sopa olduğuna işaret etmektedir. Çünkü yüz sopanın yarısı uygulanabilir, fakat recim (ölüm) cezasının yarısından söz edilemez.

"c) Hz. Peygamber, hayatında uygulanan birkaç recim cezasında hazır bulunmamış, infazı başkalarına havale etmiştir. Suçun ispatı bu vak'aların tamamında suçlunun itirafıyla hâsıl olmuş ve ceza, Müslüman suçluların ısrarla günahtan temizlenmeyi istemeleri üzerine infaz edilmiştir.

"d) "Zina ettim, beni cezalandırarak temizle" diye gelen Müslümanları Hz. Peygamber önce geri çevirmiş, söylediklerini duymamış gibi davranmış, ısrar etmeleri üzerine kurtarıcı telkinlerde bulunmuş, "Deli mi, içmiş mi, yaptığı zina olmadığı halde öyle mi sanıyor?" demiş, bütün bunlara rağmen ısrar ettikleri için cezalandırma yoluna gitmiştir (Müslim, "Hudûd", 16, 22).

"e) Mâiz isimli sahâbî, infaz başlayınca can acısıyla kaçmaya başlamış; arkasından yetişen infazcılar onu öldürmüşlerdi. Dönünce durumu Hz. Peygamber'e anlatmışlar. O da "Keşke bıraksaydınız! Tövbe ediyor, Allah da onu kabul buyuruyordu" demiştir. Sahâbenin recmedilen Müslümanlar hakkında ileri geri konuşmaları karşısında da, "O öyle tövbe etti ki bir ümmete paylaştırılsa her bir ferdine yeterdi" (Müslim, "Hudûd", 22); başka bir rivayete göre, "O öyle bir tövbe etti ki, Medine halkından yetmiş kişiye paylaştırılsa –bağışlanmaları için– yeterdi" buyurmuştur (Müslim, "Hudûd", 24). İbn Teymiyye, İbn Kayyim gibi fıkıhçılar bu hadislere dayanarak tövbe eden, kendiliğinden gelip suçunu itiraf eden suçlulara cezayı uygulayıp uygulamama konusunda ülü'l-emrin serbest olduğu sonucuna varmışlardır (İ'lâmü'l-muvakkıîn, III, 79).

"f) Recim cezasını içeren hadiste Hz. Peygamber, "... Bekârlar için yüz sopa ve bir yıl da sürgün, evli veya evlilik geçirmiş kimseler için yüz sopa ve recim" ifadesini kullanmıştır (Müslim, "Hudûd", 12). Müctehidler bu hadiste geçen cezaların ikisi hakkında farklı görüş, anlayış ve değerlendirme ortaya koymuşlardır: 1. Kadının başka bir yere sürülmesi, 2. Recim yanında bir de sopa cezasının uygulanması. Hadiste bu iki ceza da yer aldığı halde bunlar uygulanmaz diyen müctehidler olmuştur. Hatta Ebû Hanîfe'nin, "sürgün cezasının had (değişmez, kanunî ceza) değil, uygulaması yöneticilere bırakılmış ta'zir cezası nevinden olduğunu" söylediği nakledilmiştir (Ebû Bekir İbnü'l-Arabî, I, 358); yani Kur'an'da olan ceza had, sünnetin getirdiği ilâve ceza ise ta'zir olarak değerlendirilmiş olmaktadır.

"Yukarıdaki altı madde bizi şu sonuca götürmektedir: Recim cezası –mutlaka ve değişmez olarak uygulanacak– hadlerden değildir. İslâm'dan önce de uygulandığı için ilk İslâm topluluğunun tanıdığı, yadırgamadığı, caydırıcı bulduğu bir ceza çeşididir. Bu sebeple Hz. Peygamber çok az da olsa bu cezanın uygulanmasına izin vermiştir. Sonuç olarak evlilerin zina suçlarının had nevinden cezası, bekârlarınki gibi yüz sopadır. Recim ise kamu düzeni ve suçların önlenmesi ilkelerinin gereğine göre uygulanıp uygulanmaması, usulüne göre ümmetin alacağı karara bırakılmış, ta'zir nevinden bir cezadır. Cezaların çoğu gibi bu cezalar da ispat ve infazdan önce tövbe etmekle (pişmanlık göstermek ve ıslâh-ı hal etmekle) ülü'l-emir tarafından düşürülebilir."

Şu halde şeriatı uygulama adına bugün recimi uygulayanlar, sebep olduğu sonuçlar bakımından İslam'a kötülük etmektedirler.

Bu konuda bir yazı daha kaleme alıp büyük bir alimin "recim yoktur" şeklindeki kanaatini nasıl ve niçin yirmi yıl açıklayamadığını nakledeceğim.

YORUMLAR
Recmi uygulayabilmek...
mkalenderr
recmi uygulamak için düğün,derneği iyi işleyen ve teknolojik girdisi,çıktısı olmayan basit ve sıkı bir toplum ile birlikte tazir türünde olduğu içinde böyle katı bir cezayı uygulayacak kocaman bir yürek gerekiyor.
BeğendimBeğenmedim
20 Şubat 2014 Perşembe 19:39
Makaleniz hakkında
digrev
birsürü

farklı şeye göre uygulanmayabilir bunlar ayrı şeyler islamda yoktur çok ayrı ;Hatta islama zarar verir

çok ayrı bunu uygulayan islama darbe vurur apayrı hele birde

Peygamberin direk uygulamamsa bile olmaz da demediği bir şey hakkında.

Bence siz uzmanlık alanınız olan ekonomi ve finans konularda yazı yazın fıkıh çok ayrı bir alan.Sizi aşıyor.

Bakın aynı yerde yazdığınız bir alim ne diyor



BeğendimBeğenmedim
30 Eylül 2013 Pazartesi 15:38
Makaleniz hakkında
digrev
Ayrıca birçok bilgiyi sünnetlerden öğreniyoruz mesela namazın nasıl kılınacağını bu kuranda
açıkça yazmaz peygambere bakarız bu mantıkla kuranda kaç rekat namaz
kılıncağı yazmaz kafanıza göre kılın mı dicez peygamberin sünnetine mi bakıcaz .
Peygamber açıkça bunun uygulanmasına izin vermiş kendi bizzat bulunmamışsa bu onun bir müslümanın acı çekmesini
görmeye dayanamaması olamaz mı?Tamm belli şartları olabilir Yada uygulayacak olan milletin
kararına bırakılabilir yada sizin yazdığınız
BeğendimBeğenmedim
30 Eylül 2013 Pazartesi 15:36
BİR AYET
"O takvâ sahipleri ki, bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar; öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah da güzel davranışta bulunanları sever. "
ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ-134
BİR HADİS
" Kardeşinin gıyabında dua eden hiçbir mü'min yoktur ki melek de: 'Bir misli de sana olsun' demesin."
Müslim, Zikr 86,88
için namaz vakitleri
İmsak 04:36Güneş 06:11Öğle 13:10İkindi 16:54Akşam 19:57Yatsı 21:24
HAVA DURUMU
İstanbul
12 / 18 °C
Ankara
9 / 20 °C
Konya
7 / 20 °C
İzmir
7 / 17 °C
Adana
11 / 27 °C
Erzurum
3 / 17 °C
ANKET
Erdoğan Cumhurbaşkanı Adayı olur ve seçimi kazanarak Köşk’e çıkarsa, Başbakanlık koltuğunda kimi görmek istersiniz?
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Sayaç