Hayır cephesinin demokrasi adına heykelini dikmek, her Türk gencinin boynuna borç!
Heykelin önünde de şu yazı:
“Kendilerini en açık şekilde ifade eden topluluk”
“Tahammülsüzlük, hakaret, yalan, iftira, onlar için her yol mubah”
“Çok demokratlardı çok!”
Bu sözleri haklarıyla kazandıklarını gösteren birkaç örneğe şimdi hep beraber göz atalım:
Kılıçdaroğlu'nun AK Parti’yi hedef gösterdiği ve aradan 24 saat geçmeden CHP Avcılar Belediye Başkanı'nın talimatıyla yapıldığı ortaya çıkan skandal rahibe afişleri…
İstanbul'da 'Yetmez Ama Evet' toplantısında konuşmacılara yumurtalı, İzmir’de boyalı saldırı…
Fısıltı gazetesinin ortaya attığı, evet derseniz “sağlık paralı olacak” gibi onlarca yalan…
Referandum’a götürülen anayasa değişikliklerini ‘elma şekeri’ne benzeten MHP’li Osman Durmuş’tan Başbakan’a karşı 'cihat' çağrısı!
Arif Sağ'ın oğlu Tolga Sağ’ın 'namuslu' insanların referandumda 'hayır' oyu vereceğini söylemesi eşi Türkücü Pınar Sağ’ın da referandumda 'evet' oyu kullananları 'koyun sürüsüne' benzetmesi…
Yani “evet oyu veren namussuz koyun sürüleri!”
Fikir, inanç özgürlüğü bir yana, terbiye sınırlarını yerle bir eden bu hakaretleri edecek kadar pervasızlaşan bu insanların, nasıl ülke yönetmeye aday olduklarını anlamak hayli zor!
Hayır cephesinin yaptığı rezillikler bir yana bireylerin demokratik haklarına bu denli müdahale edebilen zihniyetin halk sanatçısı unvanını üzerlerinde taşıyabilme hakları da bundan böyle şahsımca tartışmalı bir hal almıştır.
İnsanların hür iradeleri ile yaptıkları tercihlerini küçümseme fiili gerçekleştiğine göre de evrensel hukuk normlarından da bahsedilmesine gerek kalmamıştır.
Aslına bakarsanız sözü sahibine iade edip, çok dikkate almamak gerekiyor.
Dar görüşlü ve tutucu bir aklın tezahürleri bunlar!
Netice de koyun sürüleri mera da, namussuzlar her yerde otlar!
GÜNÜN KISA AMA ÖZ FIKRASI
Çoban merada koyunları otlatırken “hayır” cephesi gelmiş hatta dağda ki hayırcılarda oradaymış… Koyunlar bir anda tek sıra halini almış ve siz kim oluyor da bizim aklımızı küçümseyip örnek gösterirsiniz diyerek hepsini kovalamışlar!
Anlayacağınız bunlara koyunların bile tahammülü yok!
Yazık bize!
--------------------------------
ODA TV BUNU HEP YAPIYOR!
12 Eylül'de yapılacak anayasa referandumuyla ilgili yapılan "Yetmez ama Evet" forumunda, aralarında yazar Adalet Ağaoğlu ve Anayasa Mahkemesi eski Raportörü Osman Can’ın da bulunduğu konuşmacılara, yumurtalı saldırı gerçekleştirilmesinin ardından, Odatv “Adalet Ağaoğlu’na yumurta atıldığı yalan” dedi. Ve haberinde söz hakkı verilseydi bu yumurta eyleminin gerçekleşmeyeceğini iddia etti.
Bu kişiler Adalet Ağaoğlu’nu aramış ve özür dilemişler. Ağaoğlu’nu, AKP'nin taşeronluğunu yapan kadrolu liberallerle bir tutmadıklarını söyleyen grup, kendisine neden böyle bir eylem yaptıklarını anlattıklarını ve onun da eylem hakkında görüşlerini söylediğini anlatıyor ‘odatv’ye…
Evet, Adalet Ağaoğlu’nu aradıkları ve özür diledikleri doğru… Yalan olarak tespit ettiklerimi ekleme yapmadan sizlerle paylaşmak istiyorum.
Bakın Açık Gazete’de konuşan Ağaoğlu neler söylüyor, ilgili bölümü aynen aktarıyorum:
“Bana yumurtayı fırlatan kişi aynı gece telefonla aradı ve benden çok zarif bir şekilde özür diliyor. Ben dedim ki 'Özür dilemek iyi ama kendi yanlışınızı biliyor musunuz?' dedim. 'Zamansız bir yerde, yersiz bir şekilde yaptınız' dedim. 'Tamamen bir toplantı adabına, usulüne ve aykırı bir şekilde davrandınız' dedim. Çünkü biliyorum, moderatörün yanında oturuyorum. Birden bire dinleyicilerin arasında havaya fırladı o genç çocuk ve 'Söz istiyorum, söz istiyorum' diye bağırmaya başladı. Ben kendi kulağımla duydum, tanığım buna 'Daha sonra, daha sonra' dedi moderatör Avi.
Şimdi diyorlarmış ki 'Bana söz hakkı vermedi.' Size soruyorum nedir bir toplantı? Masadaki konuşmacılar bildirilerini sunarlar, konuşmalarını yaparlar. Toplantı biter, ondan sonra dinleyenlere sorulur 'Kimsenin bir diyeceği var mı, soracağı soru var mı?' O zaman kalkılır. Ne diyecekse der, yumurta atacaksa atar, kendi fikrini söyleyecekse söyler. Çok cahilane, çok bilinmez... Bunu gençliğine mi verelim, fazla aşılanmış olmasına mı verelim? Yani aşıyı yemiş olmasına mı verelim? Kendi başına o kararı verebilecek bir olgunlukta değildir bu gençler henüz. Aşılanmaya bağlı, aşılanmaya bağlı!”
----------------------
İşte böyle, çocukken olduğumuz aşıların bizi korumayacağına inançtan mı bilinmez, bunların aşı kampanyası hiç bitmez!
Kim İslâm'dan başka bir din ararsa ondan asla kabul edilmeyecek ve o ahirette de zarar edenlerden olacaktır.
Âl-i İmrân Suresi Ayet 85
BİR HADİS
"Kalbinde zerre miktarı iman bulunan kimse ateşten çıkacaktır." Ebu Sa'îd der ki: "Kim (bu ihbarın ifade ettiği hakikatten) şüpheye düşerse şu ayeti okusun: "Allah şüphesiz zerre kadar haksızlık yapmaz..." (Nisa, 40).
Tirmizî Sıfatu Cehennem 10