HAYIR hikâyeleri

HAYIR hikâyeleri

İsmi bende kalsın, çok sevdiğim bir ablam geçenlerde bir iş için PTT'ye gitmiş. Orada yaşlı bir kadın, ablamın sırasını kapmaya çalışmış.

Ablam, "Pardon hanımefendi, sıra benim" demiş.

Bunun üzerine yaşlı kadın, avazı çıktığı kadar bağırmaya başlamış.

Şöyle:

"Maymun suratlı çarşaflı! 12 Eylül'de size gününüzü göstereceğiz!"

***

Üç arkadaş, Akman Bozacısı'nda sohbet ediyorduk.

"Evet oyları yüzde 60'ı geçse ne güzel olur" filan diye konuşurken, yan masada oturan ve sohbetimize kulak misafiri olduğu anlaşılan bir kadının bize ters ters bakarak homurdandığını fark ettik.

Bir süre sonra hesabı ödeyip masadan kalktı ve yanımızdan geçerken dişlerini gıcırdatarak PTT'deki yaşlı kadının dediğini dedi: "Göstereceğiz size gününüzü!"

***

Referandumda kullanacakları oy neyse de, bu trajikomik asabiyetlerine bir anlam veremedim.

Dincilere (!) kızarsın edersin, "EVET"çilere kıl olabilir ve hatta onlardan nefret de edebilirsin, ama medeniyet diye bir şey var kardeşim, cemiyet hayatının ortasında sergilenecek tavırlar mı bunlar?

Ne bu şiddet bu celal?

Neymiş bize gösterecekleri günümüz?

Bugün PTT'de, pastanede HAYIR nöbeti geçirerek önlerine gelene laf çakanlar, 12 Eylül'de sandıktan HAYIR çıksa (Allah muhafaza eylesin) herhalde zafer sarhoşluğuna kapılıp önlerine gelenin kafasında şişe kırarlar.

***

Biraz da gülelim...

Bir aile dostumuz, komşusu olan HAYIR'cı hanıma "Niçin HAYIR?" diye sormuş.

Aldığı cevap: "Çünkü EVET çıkarsa erkekler dört kadınla evlenebilecek."

Önceki ve Sonraki Yazılar
Arşivi