Aziz Üstel

Aziz Üstel

Bosna’da Türk bayrakları ve 12 Dev Adam naraları!

Bosna’da Türk bayrakları ve 12 Dev Adam naraları!

Mostar Köprüsü’nün hemen dibinde, Neretva Irmağı’nın kıyısında, Tarık’ın Kahvesinde, Bosnalı soydaşlarımızla birlikte Türkiye-Sırbistan yarı final maçını izliyoruz.
Biliyorum Türkiye’de de heyecan doruktaydı. Kimse yerinde oturamıyordu. Ama inanın bana Mostar’da bir başkaydı coşkumuz. Bosnalı soydaşlarımız için Sırbistan’ı yenmek, geçmişin kanlı izlerinin üzerine birkaç kürek toprak atmaktan farksızdı.

Koskoca Mostar Köprüsü’nün gölgesi üzerimize düşmüş; başımızı çevirip bakınca, ister istemez 1992 yılında saldıran Sırp kasapları geliyor gözümüzün önüne, tüylerimiz diken diken oluyor. Köprünün üzerine mevzilenen keskin nişancıları, ırmak kıyısındaki bütün Müslümanları, çoluk çocuk, kadın erkek, yaşlı genç demeden avlamışlar. Tanklar köprünün yarısına değin gelmiş, başlamış ateş etmeye: hem köprünün batısında oturan Hırvatlara hem de doğuyu mesken tutmuş Müslümanlara...

Hidayet bu arada iki Sırp’ın arasından sıyrılıp çizginin hemen dışından üç sayıyı buluyor. Herkes aynı anda ayakta “Hido.. Hido.. Hido..” çığlıkları, “Türkiye... Türkiye... Türkiye...” kükreyişlerine karışıyor.

Derken Hırvat tankları gelmiş Mostar’a. Köprüyü yıkmış, ateş açmış Sırplara, çil yavrusu gibi dağıtmış katil sürülerini. Ama köprü de tümüyle çökmüş bu arada.

Sırp Milli Takımı bizim kadar telaşlı değil. Ne de olsa Yugoslav ekolünün, yani ABD’nin ardından dünya basketboluna egemen olmuş bir ülkenin, Yugoslavya’nın son temsilcileri. Sırbistan-Karadağ olarak bilmem kaç tane Avrupa ve Dünya Şampiyonluğu’na imza atmış bir takım.

Arayı açıyor gibi oluyorlar; fark sekiz sayıya çıkıyor. Ama Mostarlılar hiç kaygılanmıyor:

“Sırpların pili biter yakında... Merak etme Aziz kardeş... Bu maç bizim... Hem Türkiye hem de Bosna’nın maçı bu! Evelallah elimizden kurtulamazlar.”

Dakikalar geçtikçe çay üstüne çay, cıgara üstüne cıgara tazeliyor herkes. Hadi ben, Türkiye’nin en azından dünya ikincisi olmasını kutlayacağım. Ya Mostarlılar? Yılların öcünü alacaklar azıcık da olsa:

“Gömeceğiz o sahaya Sırpları... Gömeceğiz...”

“Türkiye... Türkiye...”

Ve maç bitiyor.

Tarık’ın kahvesinde bir sevinç yumağı oluşuyor. Herkes birbirine sarılmış zıp zıp zıplıyoruz. Kadın,erkek; çoluk çocuk, yaşlı genç... Bir ağızdan “Türkiye!!” diye bağırıyoruz.

Biz böyle mutluluk çığlıkları atarken, Hırvatlar geliyor, ellerinde kırmızı beyaz kareli bayraklarıyla. Onların da ağzı kulaklarında. “Türkiye... Türkiye...” diye bağırıyorlar bizimle birlikte. Kucaklaşıyoruz.

Canımız çok ama çok yanmış... Soydaşlarımız, din kardeşlerimiz bu topraklarda yatıyor... Eminim onların da ruhunu şad etti 12 Dev Adam Cumartesi gecesi..

En son 2004 yılında UNESCO, Dünya Bankası ve Türkiye’nin katkılarıyla yeniden yapılan Mostar Köprüsü’ne tırmanıyoruz; Bosna-Hersek Bayrağı’yla Hırvat Bayrağı’nı yan yana dikiyoruz. Ortalarında da nazlı nazlı dalgalanıyor ay yıldız!

Öööf be ne keyif bu... Ne keyif!!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Aziz Üstel Arşivi