24 Mayıs 2017 Çarşamba28 Şaban 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah"tan başka ilah olmadığına ve Muhammed"in O"nun kulu ve elçisi olduguna şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kabe"ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak. (Tirmizi, İman 3, (2612))
  • " Kim Allah'a inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır." (Buhâri,
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:39Güneş 05:32Öğle 13:08İkindi 17:03Akşam 20:31Yatsı 22:14
    • 19°C Adana
    • 19°C Adıyaman
    • 15°C Afyon
    • 8°C Ağrı
    • 13°C Amasya
    • 14°C Ankara
    • 20°C Antalya
    • 11°C Artvin
    • 22°C Aydın
    • 17°C Balıkesir
  • BIST: 98.314 0.61
  • Altın: 143,721 -0.05
  • Dolar: 3,5732 0.14
  • Euro: 3,9941 0.01

Alışkanlıklarımız

Cemal Nar

Tasavvuf için hoşuma giden tanımlardan birisi de şudur: “Tasavvuf, alışkanlıklarımızı yakmaktır.”

Ne kadar derin bir mana, ne kadar güzel bir ifade. Meselenin farkına varmak, onu can damarından yakalamak budur işte. Bu bilge bir aklın, selim bir kalbin, eğitilmiş bir dilin damıtılmış bir ifadesidir.

İnsan bir yerde alışkanlıklarının kurbanı değil midir?

İnsan iyi ya da kötü bir sürü alışkanlık edinir yaşadıkça. Eğitimin güzelliği de buradadır zaten. Düşünün, yeni yetişen bir çocuğa, daha alışkanlıklarını yeni edinirken, her işini sünnet üzere yapmayı, yani İslam terbiyesine göre yaşamayı öğretirseniz, bu çocuk hiç zorlanmadan “evliya” olarak doğar ve büyür herhalde.

“Doğuştan evliya”, İslam’a ayarlı bir aile, okul ve çevre üçlüsünden geçer, öyle değil mi?

Aklın ve vicdanın, ruhun ve kalbin güzel gördüğü ve beslediği bu güzel alışkanlıklarını ilerde bozması da çok zordur insanın. Zira alışkanlıklar kolay kolay terk edilemezler. Hele de güzellerse, neden terk edilsinler ki?

Daha başında güzel alışkanlıklarla yetişen bu gencin, mahşerde “Arş-ı ilahi” altında gölgeleneceğini bildiriyor Peygamber Efendimiz “yedi sınıftan” birisi olarak. Gerisini de hatırladınız mı?

Ama tam tersi olursa, yani insan daha adet ve alışkanlıklarını kazanma aşamasında iken İslam edep ve terbiyesini tanımayan nefs-i emarenin arzu, istek ve şehvetlerine göre bir sürü adet ve alışkanlıklar edinirse, hiç şüphesiz ilerde aklı başına gelse bile, bunlardan kurtulmak için yapacağı mücahede de çok zorlanacaktır. “Nefisle cihat”, yani “cihad-ı ekber” denilen manevi savaş da budur aslında.

Küçükken alınan eğitim ve terbiyenin fayda ve güzelliği de zaten burada değil mi?

Öyleyse dostlar, biz bu güzelliği kaybetmiş olsak bile, yavrularımıza kaybettirmeyelim, iyi bir eğitim ve terbiye ile. Çünkü onların başarısı, bizim de başarımız sayılır.

Gerçek göz aydınlığı ve mutluluk da budur herhalde, ne dersiniz?

Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.