Diyanet’ten sinsi projeye tepki...        Suriye'deki olaylar -Ölü sayısı 41'e yükseldi  ...        Mısır'daki  seçimin ilk sonuçlara göre üç aday öne çıkıyor...        Ankara'daki camiler Regaip Kandili'nde doldu taştı...        Cumhurbaşkanı Gül, Google'ı gezdi...        Bakan Yıldırım'dan 'Haliç' açıklaması...        Medya İsrail taşeronu...        Memurun umudu Hakem’de...        KENZEK, HASTALIK ÖNCESİ SAĞLIK SİGORTANIZ.. ...          İzmir'de metrekareye 35 kilo yağış düştü...        Konut satışlarında düşüş...        Orhan Şam'dan Alex açıklaması...        
USD Alış 1.840 USD AlışUSD Satış 1.850 USD SatışEuro Alış 2.315 Euro AlışEuro Satış 2.330 Euro SatışAltın Alış 93.0920 Altın AlışAltın Satış 93.6400 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Ahmet Can
2010-09-17

Amatör yaşayanlar çok konuşur

Susmak, insanı ele vermeyen en sadık arkadaştır. Konuşmak yaradılıştan gelir, susmak akıldan... Düşünmeden konuşmak, nişan almadan ateş etmek gibidir. Kişinin haysiyeti dilinin altında gizlidir; kelâmda aslolan mana-yı hakikî... İnsan ayağını bastığı yerden çok, söylemek istediği söze dikkat ediyor mu? Ya da sözün ilâç gibi azının faydalı çoğunun ise tehlikeli olduğunun farkında mı? Peki biz kim oluyoruz da hemen fırsattan istifade hattında -toplum mühendisleri gibi- uyarı mevkiinde görüyoruz kendimizi? Her söz gibi yazı da, açıklama handikapını içinde barındırıyor. Oysa her şey açıklandıktan sonra en büyük şey kayboluyor; suskunluk...
Allah’ın sesini sessizlikte keşfettiğini söyleyen Kierkegaard, “Giderek söyleyecek daha az şeye sahip olduğumu gördüm ve sonunda sessizleştim” diyerek dinlemeye başladığını anlatıyor. Sözlü ifade her zaman eksiktir ve fakat bunu kavramak için yalnızca basiret değil feraset de gereklidir. Sessizlik üzerine bir kaç özlü söz okuyorum bir derlemeden: Akılda duran söz, kasada duran para gibi... Gırtlak dediğin kırk boğum, her boğumdan teker teker teker geçmeli... Her bildiğini söylememeli, her söylediğini bilmeli... Dil, düşünceden önce hareket etmemeli... İnsan, konuşacağı şeyden kırk kat fazlasını bilmeli... Selamet on parça, dokuzu susmakta, biri uzlette gizli... Susmanın da konuşmanın da zamanını iyi bilmeli...
İstediğini söyleyip istemediğini işitenler... Kalbindekileri dudaklarından dökülenler... Söylemediği sözün hakimleri, söylediği sözün mahkûmları... Konuşulacak yerde susanlar, susulacak yerde konuşanlar, soruluncaya kadar susanlar, susturuluncaya kadar konuşanlar... Diliyle susup yaptığı işle konuşanlar... Az konuşup asla mahcup olmayanlar... Asla soru sormayıp her şeyi bildiğini sananlar... Özü ve sözü olmayanlar... ‘Niçin söyledim?’ diye pişman olanlar... Dilinin telaffuz edemediklerini gözleriyle konuşanlar... Sessizliğiyle konuşanlar, gürültülü bir sessizlik içinde olanlar... Kargalar ötmeye başlayınca bülbüller susarlar. İnsanlar yalnızca anladıkları konularda konuşsalardı, dünyaya anlamlı bir sessizlik hakim olurdu. ‘Sessiz yaşadım, kim beni nereden bilecektir?’ diyen Mehmed Akif’in sessizliğinden doğanlar bizlere en büyük miras... Susma sanatını tam anlamıyla idrak edenler Asım’ın nesli olacaklar...
“Toprakta gezen gölgeme toprak çekilince,/ Günler şu heyulayı da er geç silecektir./ Rahmetle anılmak ebediyet budur amma,/ Sessiz yaşadım kim beni nereden bilecektir? (M. Akif)”
Amatör yaşayanlar çok konuşur, yapmak istediklerini dillendirmelerinin sebebi dillendirdiklerini yapmaya cesaretlerinin olmamasıyla ilgili. Harekete geçmek risk almaktır. Hareket ritmin itici kuvvetidir. Suskunluk “harikulâde ritmi” kavrayışta ve deruni anlamları keşfetmede en önemli eylem. Kafkaesk bir eylem gibi anlaşılmamalı bu, nihilizm kokusu sinmiş bir düşünce gibi de... Peki ne? Bu her şeyi kendi içindeki ‘döngü teorisi’nden ilhamla keşfetme serüveninde bir yolculuk. Adına tasavvuf mu dersiniz, zen mi, yoksa her ne ise işte o... Yapmacıklıktan uzak gizem ve karmaşıklıktan uzak sahici müşahade anını arayış... Hem doğrudur susmak hem de yanlış, doğrudur çünkü susku silahı düşmana karşı en iyi tekniktir, yanlıştır çünkü; yanlış anlaşılmıştır.

 
 
 
2012-02-26 21:51:10
Susmanın bir erdem olduğunu unuttuk ne yazık ki.

Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.