26 Temmuz 2017 Çarşamba29 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:58Güneş 05:47Öğle 13:18İkindi 17:12Akşam 20:35Yatsı 22:15
    • 33°C Adana
    • 38°C Adıyaman
    • 31°C Afyon
    • 28°C Ağrı
    • 34°C Amasya
    • 34°C Ankara
    • 31°C Antalya
    • 29°C Artvin
    • 34°C Aydın
    • 37°C Balıkesir
  • BIST: 107.206 0.15
  • Altın: 142,629 -0.62
  • Dolar: 3,5525 -0.31
  • Euro: 4,1323 -0.49

Füze Kalkanı,ABD ve NATO

Abdulkadir Özkan

Uzunca bir süreden beri ABD'nin Polonya, Macaristan ve Türkiye'ye Füze Kalkanı adı altında bir sistemin kurulması istediğini ve bunun için çeşitli ülkelerle müzakerelerin sürdüğünü biliyoruz. Geçtiğimiz günlerde bu sistemin Türkiye ayağı ile müzakereler birden bire alevlendi. Türkiye'ye yerleştirilecek olan Füze Kalkanı sisteminin öncelikli hedefinin İran olduğu ABD'li yetkililerin açıklamalarından net bir şekilde anlaşılıyor. Zaten bu niyetlerini gizlemeye de ihtiyaç duymuyorlar.

Peki İran füzelerine karşı devreye sokulmak istenen Füze Kalkanı sistemi hangi ülkeyi korumaya yönelik? Bununla Türkiye'yi mi koruyacaklar? Hemen belirtelim ki ABD'li yetkililer ne söylerlerse söylesinler bu ülke Türkiye değil İsrail'dir. Zaten İran'ın nükleer çalışmalarından bölgede en çok rahatsızlık duyan ülke de İsrail'dir. Yıllardan beri İran, İsrail ve ABD tarafından vurulmakla tehdit ediliyor olması da düşünüldüğünde ABD için birinci öncelikli hususun İsrail'in herhangi bir tehdide muhatap olmamasına mani olmaktır. Çünkü, ABD'de yönetime hakim olanlar uzunca bir süreden beri Siyonist Yahudilerdir. Bu gerçeği bu ülkeyi yönetenlerin de bildiği kesindir. Ancak olayı toplumun kabul edebileceği bir kılıfa sokmak gerekiyor. Bazı gazetelerde yer alan, "ABD füzesine hayır, NATO projesine evet" şeklindeki haberler göz boyamaya ve toplumu kandırmaya yöneliktir. Daha doğrusu ABD füzeleri NATO kılıfı içinde ülkemize yerleştirilmek istenmektedir. "ABD füzesine hayır, NATO projesine evet" diyenlerin NATO'nun ABD demek olduğunu bilmemeleri mümkün müdür? ABD'nin onay vermediği bir harekette NATO'nun görev üstlenmesi düşünülebilir mi? Artık NATO'nun ABD emperyalizmini uluslar arası hukuk kılıfına sokmaktan başka görevinin olmadığını bilmeyen kaldı mı?

Irak ve Afganistan'ın işgalleri ve İsrail'in Gazze'de işlediği cinayetlere verdiği tam desteğin ardından artık ABD ülkemizde istediği gibi yeni üsler edinemeyecektir. Buna halkın büyük tepkisi olacaktır. Türkiye'nin ABD Füze Kalkanı'na topraklarında yer vermesi bilinmelidir ki İslam ülkeleri ile düzelmekte olan ilişkilerin bozulmasına zemin hazırlayacaktır. Artık herkes biliyor ki söz konusu Füze Kalkanı projesi ister ABD adına ister NATO adına ülkemiz topraklarına yerleştirilmiş olsun hedef öncelikli olarak İran ve diğer Müslüman ülkelerdir. İslam dünyasını füze tehdidi ile baskı altına almak, ABD isteklerine boyun eğmeye zorlamaya yöneliktir.

Afganistan'da ABD işgaline NATO ülkelerinin de destek veriyor olması artık dünyayı ABD ayrı NATO ayrı, bu ikisinin birbiri ile ilişkisi yok gibi iddialarla kandırmak mümkün olmayacaktır. Nasıl ki Birleşmiş Milletler de ABD'nin onay vermediği hiçbir karar uygulanamıyorsa NATO'da da ABD'nin istemediği hiçbir adım atılamaz, atılamıyor. Türkiye'de var olan başta İncirlik ABD üslerinin sökülmesi gerekirken yeni füze rampalarının yerleştirilmesine izin vermek ABD emperyalizmine destek anlamına gelir.

Bu bakımdan bugün yapılmakta olan Saadet Partisi Büyük Kongresi ayrı bir önem taşıyor. Güçlü ve büyük bir Türkiye'ye ne ABD'nin ne de bir başka emperyalist gücün baskı yapması mümkün olmaz. Ancak dünya realitesi güç sahipleri ile birlikte olmayı gerektiriyor gibi teslimiyetçi yaklaşımlarla kesinlikle bağımsızlık sağlanamaz, güçlü bir ülke haline gelinemez. "Komşularımızla sıfır sorun" anlayışının da sürdürülmesi mümkün olmaz. Bunun için Yeniden Büyük Türkiye'ye giden yolda azimle yürümek gerekiyor. Emperyalistlerin verecekleri izinlerle büyük ve güçlü ülke olunamaz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.