24 Kasım 2017 Cuma4 R.Evvel 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:24Güneş 07:55Öğle 12:58İkindi 15:24Akşam 17:48Yatsı 19:12
    • 5°C Adana
    • 3°C Adıyaman
    • 1°C Afyon
    • -6°C Ağrı
    • 2°C Amasya
    • 4°C Ankara
    • 12°C Antalya
    • 1°C Artvin
    • 8°C Aydın
    • 4°C Balıkesir
  • BIST: 105.026 -0.89
  • Altın: 162,753 -0.04
  • Dolar: 3,9187 -0.35
  • Euro: 4,6430 0.14

Eski Yugoslavya'ya özlem! Ne palavra!

Haşmet Babaoğlu

Meğer aydınlarımız arasında "eski Yugoslavya nostaljisi" yaşayanlar ne çokmuş!
Kusturica tartışması sayesinde bunu da anladık!
Futbol ve sinema yorumlarına bile sos oldu bu nostalji! Kusturica'ya karşı haklı tepkinin kabalaşması karşısında bazıları Yugoslavya'ya özlem duygusunda zarif yanlar buldu.
Tabii bir de sırf Kusturica'ya kızanlara karşı tavır almak için bu nostaljiye kapılananlar var.
Bu samimiyetsizleri bir yana bırakalım...
Ve gelin, özellikle siyasi yelpazedeki yerini solda tarif edenlerdeki Yugoslavya nostaljisinin dayanaklarına bir göz atalım!
***

İlginçtir..
Bizim solcularımız Yugoslavya'ya hak ettiği ilgiyi göstermemiştir.
Geçmişte Arnavut Enver Hoca'nın yolu için dövüşüp ölenler olmuş, Yunanistan İç Savaşı'na katılanlar, tarihini ezbere anlatanlar çıkmış fakat Yugoslavya'nın güçlü lideri Tito'ya uzaktan uzağa kuşkuyla yaklaşılmıştır.
Yugoslavya'nın "özyönetim" uygulamasına Aybar ve birkaç arkadaşı dışında neredeyse kimse ilgi duymamıştır.
Hatta, kendi kuşağımdan çok iyi biliyorum; serbest piyasa ekonomisine kapılarını açtıkları için Yugoslavlara "fasulyeden komünist" ler muamelesi yapılmıştır.
***

Eski Yugoslavya'yı mümkün kılan şeyin ortak değerler ve halkların özgür iradesi olmadığını bilmemiz gerekiyor.
Yugoslavya iki ayak üzerinde duruyordu.
İlk ayak, ortak düşmandı. Bu anlamda Yugoslavya bir "cephe ülkesi"ydi. Düşman önce Naziler, sonra Stalinci Sovyet Bloku, daha sonra da iki kutuplu dünya oldu...
Öteki ayak Tito'nun iradesi ve karizmasıydı.
Bu iki unsur ortadan kalktığında, Yugoslavya'nın ayakta kalması imkânsızdı!
Farklı milliyetlerin kardeşliği anlamında kullanılıyorsa, ki öyle...
Eski Yugoslavya nostaljisi çok derme çatma bir duygusallık! Çünkü böyle bir şey hiç olmadı.
Mesela yüksek bürokraside Sırp egemenliği; Slovenlerin milli gelirden aldığı payın Kosova'nınkinden on misli fazla olması gibi ekonomik eşitsizlikler ve İkinci Dünya Savaşı artığı kinler bu "kardeşliği" engelleyen dinamiklerdir.
***

Geçen gün Sevgili Can (Dündar) yazdı.
Kusturica giderayak ona pek acıklı biçimde demiş ki: "Bir zamanlar ben Yugoslavdım, Yugoslavya içindeki etnik grupların eşit ve aynı olduğuna inanırdım. Gün geldi, dağıldık. Şimdi Yugoslavlar yok, Sırplar, Boşnaklar, Slovenler, Hırvatlar var."
Can da duygulanmış!
Ama keşke hemen sorsaydı Kusturica'ya...
"Madem o günler daha iyiydi... Neden Boşnak kalıp öteki halklarla kardeşlik duygusu için mücadele etmediniz de, 1166'da Ortaçağ Sırp Devleti'ni kuran Nemenja'nın adını aldınız, neden geçmişte herkesin özünde Sırp olduğunu iddia ettiniz?"
Hangi nostaljik hikâye yalanın çıplaklığını gizleyebilmiş ki!

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.