Diyanet’ten sinsi projeye tepki...        Suriye'deki olaylar -Ölü sayısı 41'e yükseldi  ...        Mısır'daki  seçimin ilk sonuçlara göre üç aday öne çıkıyor...        Ankara'daki camiler Regaip Kandili'nde doldu taştı...        Cumhurbaşkanı Gül, Google'ı gezdi...        Bakan Yıldırım'dan 'Haliç' açıklaması...        Medya İsrail taşeronu...        Memurun umudu Hakem’de...        KENZEK, HASTALIK ÖNCESİ SAĞLIK SİGORTANIZ.. ...          İzmir'de metrekareye 35 kilo yağış düştü...        Konut satışlarında düşüş...        Orhan Şam'dan Alex açıklaması...        
USD Alış 1.840 USD AlışUSD Satış 1.850 USD SatışEuro Alış 2.315 Euro AlışEuro Satış 2.330 Euro SatışAltın Alış 93.0920 Altın AlışAltın Satış 93.6400 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Cüneyt Ülsever - Hürriyet
culsever@hurriyet.com.tr
2010-10-20

Türkiye NATO ile karşı karşıya mı gelecek?

YILLAR önce “Başbakan NATO’dan çıkmayı mı düşünüyor?” mealli bir yazı yazmıştım. Başbakan da beni, herhalde bilgiyi “dışarıdan” aldığımı varsayarak, “hain” ilan etmişti. Tarihin cilvesine bakın ki, ben 28 Şubat döneminde Recep Tayyip Erdoğan’a “hain” diyenlere karşı çıktığım için yargılanmıştım.

Başbakan en yakınındaki adamının sağda solda “öttüğü”nün farkına varamamıştı.
* * *
Spekülatif bir yazının sorduğu soru yıllar sonra Başbakan’ın önüne reel bir tercih olarak geliyor.
NATO, ABD’nin de teşviki ile, ortak tehdit olarak gördüğü İran’a karşı Türkiye’de füze kalkanı kurmak istiyor!
Hem ABD, hem NATO bu talebini açıkça ifade ediyor.
Halbuki hükümet bu kanaatte değil. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu açıkça diyor ki:
“Biz çevremizdeki hiçbir komşumuzdan bir tehdit algılaması içinde değiliz. NATO’ya dönük de bir tehdit algılaması veya tehdit oluşturduğu kanaatinde değiliz.”
Davutoğlu tüm NATO ülkelerinin yanlış bir algılama içinde olduğunu beyan ediyor. Öte yanda ABD Savunma Bakanı Robert Gates de Ankara’ya, füze kalkanı konusunda “Baskı yapmıyoruz, destek bekliyoruz” mesajı veriyor. Gates, Türkiye’nin İran’ın nükleer programına karşı BM’deki yaptırım kararına “hayır” demesinin “hayal kırıklığı” olarak yorumlanmasına rağmen, Türk-Amerikan ilişkilerini bir özdeyişle özetliyor: “Akıllı adam dostunu her zaman hatırlar, aptal adam işi olunca. Biz güvenliğimiz için birbirimizi hep düşünmeliyiz.” (Okan Müderrisoğlu, “Baskı yok, destek bekliyoruz”, Sabah, 19.10.2010)
* * *
Türk-Amerikan, Türkiye-AB ilişkileri basit bir denklem içinde yolunda gidiyordu.
Türkiye’ye Ortadoğu’nun “yeni Osmanlı”sı olma yolunda göz yumulacak, bu uğurda muhafazakar hayat tarzını öne çıkarması, demokraside ağır aksak hareket etmesi görmezden gelinecek, hatta “tek adam” sendromu kışkırtılarak Recep Tayyip Erdoğan’ın Ortadoğu’nun en popüler lideri olması teşvik edilecekti. Buna karşılık Türkiye Batı’nın Ortadoğu’da temsilcisi olarak dünyada enerjinin merkezi olan bu bölgede Batı’nın hak ve taleplerini savunacaktı.
Sınır bekçiliği diplomatik seviyede de olsa devam edecekti.
AB Türkiye’yi alacakmış gibi yapacak, Türkiye de AB’ye girmek istiyormuş gibi davranacaktı! Bu uğurda Türkiye’nin İsrail ile çatışmasına, Ermenistan ile imzaladığı protokolleri sumen altı etmesine kaş çatılsa da, fazla tepki verilmeyecekti.
* * *
Mevleviler misali bir kolu Ortadoğu’yu gösteren Türkiye’nin diğer kolu Batı’yı kucaklayacaktı.
Türkiye Batı ile Ortadoğu’nun yollarının kesiştiği noktada tam anlamıyla köprü vazifesi görecekti.
Ancak Türkiye Ortadoğu’da giderek Batı’nın kaldırabileceğinden fazla rol çalmaya başladı.
Sanki bir kolu Batı’yı gösterirken, diğer kolu Ortadoğu’yu kucaklamaya başladı.
En son Türkiye’nin İran’ın nükleer programına karşı BM’deki yaptırım kararına “hayır” demesi Ortadoğu’yu kucaklama algılamasında dönüm noktası oldu.
Bu tavır ABD’de de, Avrupa’da da ciddi olarak “Türkiye Batı’dan kopuyor!” kaygısı yarattı.
* * *
NATO ülkelerini İran’ın olası nükleer gücünden korumak ve caydırmak için Türkiye’ye füze kalkanı yerleştirme teklifi Türkiye tarafından reddedilirse, bu reddiyenin doğal sonucu olarak Türkiye NATO’nun “ortak savunma konsepti”nden kopmuş olacak. Yine “hain” demeyecekse Başbakan’a soruyorum.
Kendisi NATO’dan çıkma konusunda bir yol ağzında
değil mi?

 
 
 
  Henüz Yorum Yazılmamış
Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.