25 Temmuz 2017 Salı29 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:57Güneş 05:46Öğle 13:18İkindi 17:12Akşam 20:36Yatsı 22:16
    • 35°C Adana
    • 37°C Adıyaman
    • 32°C Afyon
    • 31°C Ağrı
    • 31°C Amasya
    • 32°C Ankara
    • 34°C Antalya
    • 24°C Artvin
    • 38°C Aydın
    • 37°C Balıkesir
  • BIST: 107.244 0.50
  • Altın: 143,419 -0.09
  • Dolar: 3,5588 0.06
  • Euro: 4,1591 0.49

Sürekli ağlıyor

Fatma Tuncer

10 yaşındaki oğlum ödev yaparken devamlı ağlayarak yapıyor. Elimden geldiğince konuları anlatarak ona yardımcı olmaya çalışıyorum. Ama ödevlerini yaparken beni de yanında istiyor. Bu zamana kadar dersleriyle ilgili bir sorun yaşamadık. Tüm dersleri 5... Öğretmeni kendisinden memnun ama ağlaması beni çok üzüyor, nasıl davranacağımı bilemiyorum. Yardım ederseniz sevinirim... Teşekkürler.. B. A.

Sorumluluk almayı öğrenmeli

Öncelikle çocuğun niçin ders çalışmak istemediğini anlamanız ve yardımlarınızı bu doğrultuda sürdürmeniz gerekir. Bu tür durumlarda aile sadece sonuca odaklanıyor ve çözüme buradan ulaşmaya çalışıyor... Oysa olayın kökenine indiğinizde, ciddi sorunlarla karşılaşabilirsiniz ve bu sorunlara zamanında müdahale etmediğiniz takdirde daha büyük zorluklar ortaya çıkabilir. Derslere adapta olamayan çocuklarda genellikle şu sorunlar görülüyor:

Çocukta derslere karşı bir korku gelişmiş olabilir

Çocukta öğrenme güçlüğü olabilir.

Ailede çocuğu rahatsız edecek sorunlar olabilir.

Çocuk bazı derslere karşı önyargılı olabilir buna bağlı olarak da derslerine çalışmak istemeyebilir.

Ancak siz, çocuğun bütün derslerinin beş olduğunu söylüyorsunuz. O halde öğrenme güçlüğüyle ilgili bir sorundan bahsedemeyiz. Bu durumda diğer sorunlar üzerine yoğunlaşabiliriz... Eğer çocukta okulla ya da derslerle ilgili bir korku gelişmişse bu korkuyu ortadan kaldırmaya çalışın. Ve çocuğa "ödevlerini kendisi için yaptığını ifade edin, öğrendiklerinin kendisi için gerekli olduğu bilincini verin." Çocuk ödev yaparken sizin yanınızda kalmanızı istiyor. Bu durum çocuğun size bağımlı kalmasına ve kendi sorumluluklarını tek başına yerine getirememesine neden olabilir. Bu nedenle çocuğa "ödevlerini annesi yanında olmadan da yapabileceğini, bu konuda kendisine güvendiğinizi" ifade edin ve ona cesaret verin. Çocuk derslerini tek başına yaptığı zamanlarda onu sözel olarak ödüllendirin ve bu konuda destekleyici olun. Çocuğun bağımsızlığını kazanması ve sorumluluklarını yerine getirebilmesi için öğretmenle de işbirliği yapın ve ona yardımcı olmaya çalışın.

Daha faydalı olacağı kanaatindeyim
Sayfanızı ilgi ile okuyorum. Sorunlarını yazan insanlara, doğal olarak aldığınız eğitim doğrultusunda yardımcı olmaya gayret ediyorsunuz. Ama sorunlara çözüm getirirken bunun bir de İslami yönünün olduğunu dikkate almak gerekir. İnsana vesvese veren içimizde dolaşma kabiliyeti olan, fıtratımızın tabii özelliklerini ifrat-tefrit-sapkınlık yönlerine kaydırmaya çalışan şeytanın ve içimizdeki truva atı nefsimizin verdiği zararlara da değinirseniz daha da faydalı olacağınız kanaatindeyim. Bir örnek olarak bazı tesbihatın-surelerin insanı vesveseden koruduğunu ifade etmek isterim. M. A.

Allah var ümitsizlik yok

Öncelikle, tavsiye ve önerileriniz için Allah razı olsun diyerek başlamak istiyorum. Sizin de ifade ettiğiniz gibi, maneviyatın ruh sağlığımız üzerindeki gücü bu günün dünyasında artık herkes tarafından kabul ediliyor. Yaşadığı sorunları gerekçelendiremeyen, neden ben, niçin ben seçildim? diye soran ve makul bir cevap bulamayan modern insan içinden çıkamayacağı bir dehlize sürüklenirken, acıların bir imtihan olduğuna inanan ve buna sabırla karşılık verdiğinde mükafat elde edeceğini düşünen kişiler yaşadıkları sorunları daha rahat atlatabiliyorlar. Ayrıca modern kültürün getirdiği israf, doyumsuzluk, ihtiras bencillik ve açgözlülük de bu insanların patolojilerini arttırıyor ve onları daha da mutsuz kılıyor. Sizin de ifade ettiğiniz gibi, insanlar orta yolu bulmakta zorluk çekiyorlar. Bunun sonucunda da doyumsuzluklarının ve iç dünyalarını yoksullaştıran anlam boşluğunun ortasına düşüyorlar. Bütün bunlar hayatımızın dengelerini etkiliyor. Şeytan, nefis, dürtü kontrol bozukluğu her ne derseniz deyin, bunlar zayıf olduğumuz zamanlarda bizleri daha rahat etki altına alabiliyorlar. Güçlü olmanın yolu ise iman ve samimiyetten geçiyor. Bir büyüğün de dediği gibi Allah var, ye's yok, Allah var ümitsizlik yok, korku yok... Selam ve dua ile.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.