Erdal Şafak

Erdal Şafak

Çok güldüm

Çok güldüm

Malum; sosyal güvenlik sisteminde reform girişimi Fransa'yı ayağa kaldırdı. Her gün protesto gösterileri, her gün grev...
Fransızlar eylemlerden vakit buldukça YouTube'de yayınlanan yaklaşık 4.5 dakikalık bir filmi izliyorlar.
Tıklanma rekorları kıran film bir Çin TV'sinin haber bülteninden alıntı. Sunucu Fransa'daki olayları ve krizin nedenlerini açıklaması için bir ekonomipolitik profesörünü stüdyoda konuk ediyor. Adı: Mehlang Chang.
Buyurun filmin bant çözümü:
- Sayın izleyiciler bültenimizin ekonomi haberleri bölümünde konuğumuz saygın Profesör Mehlang Chang. Bize Fransa'nın çöküşünün nedenlerini anlatacak. Sayın Chang siz Fransa'da uzun yıllar yaşadıktan sonra "İnsan haklarının beşiği batmak üzere" konulu bir kitap yazdınız. Fransa neden batıyor? - Evet, o kitabımda "Fransa artık kendisinin zavallı bir gölgesi haline geldi" diye yazdım. Çünkü ülke kamusal zenginlikleri küçük bir mali oligarşiye aktarmak için yağmalayan çürümüş bir siyasal kadro tarafından yönetiliyor. Daha vahimi, bu sabotaj Fransız halkının rızasıyla yapılıyor. Çünkü Fransızlar'ın çoğu kendi çıkarlarının aleyhinde ve onları iliklerine kadar sömüren rantiyelerin düzeninin devamı yönünde oy kullanıyorlar.
- İnanılacak gibi değil.
- Ama gerçek. Toplanan vergilerin önemli bir bölümü ülkenin milyarderlerine dağıtılıyor. Devletin rekor borcuna ve halkın giderek artan yoksulluğuna rağmen. Cumhurbaşkanları bir tersine Robin Hood. Yoksuldan alıp zengine veriyor. Bu küçük adam (Nicolas Sarkozy) zenginlerin uşağı. Hastaneleri, kreşleri, postaneleri, imtiyazlıların hisse senedi portföylerine faydası olmayan her şeyi kapatıyor.
- Peki politikacılar, medya ne yapıyor? Alarm zillerini çalacak kimse yok mu?
- Biliyorsunuz, futbolun ve Johnny Halliday'in sağlığının dışında hiçbir şey Fransızlar'ın umurunda değil. Gerçekten acınacak bir durum. Kitleler, yoğun propaganda sayesinde sosyal kazanımları için suçluluk duygusuna kapılmaya itildiler. O nedenle şimdi kazanımlarının ellerinden alınmasına, soyulmalarına ses çıkarmıyorlar.
- Aslında Fransa zengin bir ülke, değil mi?
- Evet, Fransa zengin ama Fransızlar değil. Az önce ağır borç yükünden söz ettim. Fransızlar bu borcun, bir devletin egemenlik simgelerinin başında gelen para basma hakkının ellerinden alınmasının sonucu olduğunun farkında değiller. Fransa kendi parasını basamaz. Sadece özel bankalar basabilir. (Avrupa Merkez Bankası'nı kastediyor.) Onlar da bastıkları parayı yüksek faizle Fransız devletine borç verir. İşte Fransa'nın borcunun nedeni de, kaynağı da bu.
- Anlattıklarınız gerçekten kaygı verici. Fransızlar'ın (Parmağının ucunu gösteriyor) şu kadarcık akılları yok mu?
- Fransızlar'ın çoğu "Larbin sendromu" (Not: "Larbin", eski Fransızca'da "Uşak" anlamına geliyor) denilen yeni bir hastalığa yakalandı. Bir uşak, kendi sınıfını unutup en zenginlerin bekçisi kesilir. Fransa'da insanlar zenginlerden servet vergisinin kaldırılması için sokağa dökülürler. Hepsi bu kadar değil; bu koyunları yönlendiren çobanlar, her türlü himayeciliği reddederler. Ülkelerinde istihdamı ve sanayiyi koruyacak yerde bizim ucuz, kalitesiz ürünlerimizi ithal etmeyi tercih ederler. İşte bu yüzden Fransa nitelikli işgücüne sahip olmasına rağmen, kitlesel işsizlikle karşı karşıya. Üstelik hükümetleri emeklilik için prim ödeme süresini uzatıyor. Böylece Fransa, iş alanı daraldıkça çalışma süresi uzayan bir ülkeye dönüşüyor.
- Sayın Profesör Mehlang Chang, Fransa'daki derin hastalığı bize çok güzel özetlediniz. Umutsuz bir vaka ile karşı karşıyayız galiba...
- Evet ama 4 Ağustos 1789'da tüm ayrıcalıkların kaldırıldığını duyuran bildirgenin bu ülkede yayınlandığını yine de unutmamalıyız.
- Peki, o ateşten geriye ne kaldı?
Prof. Chang yanıt vermek yerine ellerini yana açmayı tercih ediyor. Film medyaya yansıyınca küçük çapta kıyamet koptu. Kimi Şanghay Expo'su için hazırlanan bir filme düzmece bir sohbetin monte edildiğini öne sürdü, kimi Prof. Chang diye birinin olmadığını söyledi...
Olsun; bir krizle ancak bu kadar güzel alay edilebilir.
Ben her izleyişimde gülmekten katılıyorum. Size de tavsiye ederim.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Erdal Şafak Arşivi