17 Ekim 2017 Salı26 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:45Güneş 07:11Öğle 12:57İkindi 15:57Akşam 18:29Yatsı 19:49
    • 20°C Adana
    • 10°C Adıyaman
    • 6°C Afyon
    • 1°C Ağrı
    • 2°C Amasya
    • 3°C Ankara
    • 20°C Antalya
    • 7°C Artvin
    • 15°C Aydın
    • 13°C Balıkesir
  • BIST: 106.474 0.23
  • Altın: 151,840 -0.28
  • Dolar: 3,6440 0.37
  • Euro: 4,3033 0.16

NATO, Füze Kalkanı, Rusya ve Afganistan

Abdulkadir Özkan

Sovyetler Birliği'nin dağılmadığı, birbirine düşman gibi görünen iki kutuplu dünyanın devam ettiği yıllarda çeşitli kereler aslında ortada birbirine düşman iki bloğun bulunmadığını, kendi aralarında dünyayı nüfuz alanlarına ayırarak paylaşmış olan ABD ve Rusya'nın öyle bir görüntü verdiklerini, hatta eğer nüfuz alanlarında sıkıntıya düşecek olurlarsa diğer birbirlerine bir takım yollarla yardımcı olduklarına dikkat çekmeye çalışmıştım. Ülkemizin sağ-sol diye, dünyanın ise Hür dünya ve Demir Perde olarak ayrıldığı, tüm dünyaya taraflar arasında sanki bir düşmanlık olduğu izlenimi verildiği yıllarda bizim yukarıdaki değerlendirmemiz uçuk gibi gelmiş olabilirdi. Ancak şimdi görüyoruz ki biz 30-40 yıl önceden bir gerçeği ifade etmişiz. Böyle olmasaydı başlıkta, NATO, Füze Kalkanı, Rusya ve Afganistan'ı bir araya getirmemiz mümkün olabilir miydi? Bugün ABD'nin Rusya'dan Afganistan'da NATO çerçevesinde devreye girmesini, kendilerine yardımcı olmasını isteyebilir miydi? Gerçi bu noktada "Rusya Afganistan'da yediği tokadı ne çabuk unuttu?" gibi soru akla gelebilir. Bu arada Afganistan'ı işgal etmiş olan Rusya'ya karşı direnişçilere ABD'nin verdiği destek de akla gelebilir. Bütün bunlardan sonra nasıl oluyor da bugün ABD ile Rusya Afganistan'da kolkola girebiliyorlar diye sorulabilir. Ancak geçmişteki Rusya ve ABD çatışmasının sadece dünyayı kardırmak için sahnelenen bir oyun olduğu, gerçekte kendi nüfuz alanları içinde dünyayı sömürdüklerini unutmamak gerekiyor.

Kaldı ki hafızamızı biraz zorladığımızda Füze Kalkanı Projesi'nin ilk gündeme geldiği yıllarda bu projenin Rusya'ya karşı oluşturulduğu ileri sürülüyordu ve proje tamamen ABD ürünüydü. Bunun için de Projenin Polonya, Macaristan ve Bulgaristan'a yerleştirileceği belirtiliyordu. O günler Türkiye kesinlikle gündemde yoktu. Ancak bugün gelinen noktada Afganistan'da kolkola girmenin hazırlığını yapan ABD için Füze Kalkanı Projesinde hedefin Rusya olmadığını söylemeye bile gerek. Projenin bir ayağının Türkiye'ye yerleştirilmesinin de Rusya ile bir ilgisi yok. Hedef tamamen İran ve komşu Müslüman ülkeler.

Bu noktada Türkiye'nin komşuları ile geliştirdiği iyi ilişkilerden ABD'nin rahatsız olduğunu söylemek gerekiyor. Füze Kalkanı Projesinin bir ayağının Türkiye'de olması sanıyorum ülkemizin komşuları ile geliştirdiği iyi ilişkileri de zedeleyecektir. İran ile hemen her alanda ilişkilerin geliştirilmekte olduğu bir dönemde bu ülkeye karşı düşmanca bir tavır olarak algılanabilecek projenin bir ayağının ülkemize konuşlandırılması ister istemez İran ile Türkiye'nin ilişkilerine zarar verecektir.

Kısacası dünün düşman kutupları ABD ve Rusya Afganistan'da birlikte hareket etme hazırlığı içindeyken yüz yıllardan beri aramızda bir sorun bulunmayan İran ile ilişkilerimizin bozulmasına zemin hazırlayacak gelişmeler karşısında dikkatli olmak gerekiyor.

Bu arada ABD'nin iyi niyetli olmadığını gösteren bir başka husus ise başlangıçta tamamen ABD projesi olan Füze Kalkanı Proğramı sırf Türkiye'yi zorlayabilmek için NATO şemsiyesi altına sokulmuş olmasını görmek gerekiyor. Kısacası görünen o ki dün dünyayı kendi aralarından paylaşmış olan emperyalist güçler bugün de sömürülerini rahatlıkla sürdürebilmek için işbirliği yapmaktadırlar. Onlar kendi aralarında işbirliği yaparken Türkiye'nin kardeş ülkelerle yakınlaşmasını kendileri için tehlike olarak görmektedirler.

Sömürüyü esas alan bugünkü dünya düzeninin değişmesine sömürgecilerin kolay kolay razı olmayacakları kesin ama bu düzen değiştirilmeden de dünyanın sömürüden kurtulması mümkün değil...

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.