Mahir Kaynak

Mahir Kaynak

Hangisi belirleyicidir?

Hangisi belirleyicidir?

Bir ülkede dış politikayı iktidarın belirlediğine ve demokratik bir ülkede, iktidarı halkın tercihinin belirlediğine inanılır. Olaya tersinden bakıp şöyle bir soru sorsak nasıl cevap verilebilir? Bir ülkenin dış politikası, iç politikadan farklı olarak, dışımızdaki ülkeleri de ilgilendirir. Bir ülkenin dış politikasından memnun olmayan büyük güçlerin iç politikayı etkilemekte ve iktidarı, belirlemek demesek bile, oluşumunda etkili olduğu söylenemez mi?

Böyle bir etkinin söz konusu olamayacağı, dış güçlerin halkla doğrudan ilişki kurmalarının ve onun tercihlerini etkilemesinin mümkün olmadığı söylenebilir. Zaten bu odaklar halka doğrudan hitap etmez, onun tercihlerini etkileyecek unsurları değiştiriler. Bunun en önemli aracı ekonomiyi yönlendirmek ve sıkıntıya düşen halkın başka bir partiye yönelimesini sağlamaktır.

İkinci yol ülkede karışıklıklar çıkarmak ve güven bunalımına düşen halkın çözüm vadeden bir güce itaat etmesini sağlamaktır. Bugüne kadar gerçekleşen darbelerin sebebi halkın güven duygunu kaybetmesi ve güven sağlayacağı düşünülen güce, yani askere sığınmasıdır. Oysa tüm darbedelerin arka planında ülkenin izleyeceği dış politikayı etkilemek vardır. 27 Mayıstan sonra ülkemiz Avrupa’ya yönelmiş ve bu yönelişi destekleyecek ideoloji, yani ABD karşıtı sol, kimsenin talebi değilken gelmiştir. 12 Eylül darbesi ülkemizi ekonomik olarak dışa açmıştır. Sonuç bu iken sebep ülkede yaşanan güvensiz ortamdır.

Dünyada ekonominin siyasetten bağımsız olduğu ve onu belirleyen gücün piyasanın kuralları olduğu bugüne kadar kabul ettiğimiz bir düşünce olmuştur ama yanlıştır. Dünyada ekonomik güçle siyasi güç iç içedir ve bir vücudun organları gibi birbirini tamamlarlar. Bugüne kadar çok önemsediğimiz ve dünya ölçeğinde büyük bir güç olduğuna inandığımız AB bugün ekonomik zorluklarla karşı karşıyadır ve bunun ekonominin kendi dinamikleri tarafından belirlendiği iddiası yeterli değildir. ABD ve Rusya bu yeni gücün oluşmasını engellemek istemekte ve bu güç adayını enerji ve finans yönünden baskı altına almaktadır. Mesela Almanya ve İngiltere’nin büyük dış borçları vardır ama bu net borç değildir. Yani aldıkları borcu diğer AB üyesi ülkelere aktarmaktadır. Önümüzdeki dönemde birkaç ülkenin bugün Yunanistan’ın içine düştüğü duruma düştüğünü görürsek sürpriz sayılmamalıdır ve bu durum birliğin dağılmasına neden olabilir. Bunu kimsenin yönetmediğini, ekonomideki gelişmelerin doğal durumu saymak ya da bir operasyon olarak algılamak mümkün.

Dünyaya yön verenler dünyanın kimse tarafından yönetilmediğine, herkesin kendi kararını verdiğine ve sonucun bunların etkisiyle oluştuğuna inandırırlar. Mesela Usame Bin Ladin bir devlet kadar etkilidir ve herkese rağmen hala tehditler savurmaktadır.

Dış politikamızı belirlerken çıkarlarımızı gözettiğimizi söyleriz ama şu sorunun cevabını vermeyiz. İzlediğimiz politika kime zarar verir ve bu güç ülkemizi etkileme imkanına sahip midir?

Kimse başkasının iç işlerine karışmasın demek hoş bir etki yaratır. Ama karışanlar zaten bunu hissettirmezler. Sözlerimle bir belirsizlik yaratmak istemiyorum. Sadece dış politikanın önemini vurguluyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mahir Kaynak Arşivi