27 Temmuz 2017 Perşembe3 Zilkâde 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 04:00Güneş 05:48Öğle 13:18İkindi 17:11Akşam 20:34Yatsı 22:14
    • 30°C Adana
    • 35°C Adıyaman
    • 24°C Afyon
    • 26°C Ağrı
    • 30°C Amasya
    • 30°C Ankara
    • 28°C Antalya
    • 31°C Artvin
    • 25°C Aydın
    • 20°C Balıkesir
  • BIST: 108.392 1.11
  • Altın: 143,552 0.13
  • Dolar: 3,5328 -0.58
  • Euro: 4,1224 -0.21

Bu bir şiddet değil mi?

Fatma Tuncer

Kadına yönelik şiddeti önlemek için çeşitli çalışmalar, seminerler ve yönlendirmeler yapılıyor. Ancak bütün bu çalışmalar sürerken, başörtülü kadınların yaşadığı baskılar ve psikolojik şiddet göz ardı ediliyor. Oysa, Psikolojik şiddet, bağırma, tehdit etme, korkutma, aşağılama ve eğitim hakkını elinden alma... şeklinde tezahür eder ve örtü mağduru kadınlar da bütün bu sıkıntıları tek başına yaşamışlardır. Ne yazık ki toplumumuzda şiddet deyince sadece, kocasından dayak yiyen ve yüzü gözü moraran kadınlar akla geliyor. Oysa, şiddetin bir de psikolojik boyutu var ve bu tür örselenmelere maruz kalan kişiler ruhsal hasarlar görebiliyorlar.

Örtü mağduru kadınlara yapılan baskılar da, bu şiddet fazlasıyla yaşanmış ve hasar direk kişinin benliğine ve benliğinin bir parçası olan inancına yönelmiştir. Kişinin kimliğine yapılan darp ise onun hayatında büyük travmalara neden olabilir. Çünkü, kimliğimiz kim olduğumuzu belirler ve bizi diğerlerinden ayıran farklılığımızı ortaya koyar. Dolayısıyla hiç kimseyi biz olmaya zorlayamayız, kişisel farklılıklara, kişisel yaşam tarzlarına saygı gösterir ve kendi doğrularımızı ifade etsek de kimseye baskı yapmayız... Kimliğimizi oluştururken, çevremizden gelen verileri zihinsel filitrelerimizden geçirir ve kendimizi tanımlamaya çalışırız. " Ben kimim ? sorusuna ergenlik döneminde daha bariz bir cevap ararız. Ben kimim? Yaşadığım toplum, inandığım değerler, arkadaş çevrem, yeteneklerim, beklentilerim... Ve uzunca bir yolculuğun ardından, kimliğimizi tanımlar kim olduğumuzun bilincine varırız... Başörtüsü bu süreçte benimsediğimiz ve inancımızın bir gereği olarak gördüğümüz bir örtüdür... Değerini de buradan alır. Yani, örtüyü değerli kılan, İlahi bir emri yerine getiriyor olmamızdandır. Yoksa tek başına örtü hiçbir şey ifade etmez...

Bilinmelidir ki, inançlar bir kaledir. Eğer kaleye yaklaşırsanız ya da zarar vermek yıkmak isterseniz kalenin sahibini karşınızda bulursunuz.

Ben inancım gereği örtünüyorum diyen bir bayanın örtüsünü çıkarmaya zorlamak da onun kalesini yıkmaya yeltenmekten başka bir şey değildir. Bu bir zorlamanın da ötesinde aslında psikolojik bir şiddettir ve şiddete maruz kalan kişi mağdur edilmektedir. Zira örtünme gerekçesini bu şekilde ortaya koyan bir kişiye ısrarla başını açmasını söylediğinizde onun kişiliğiyle şekillenmiş ve onunla bütünleşmiş olan değerlerine darbe vuruyorsunuz demektir. Bu durumda bayan kendini korumaya çalışacaktır. Çünkü, kişinin örtüsüne yönelen saldırı aynı zamanda onun inandığı değerlere uzanmıştır.

Her insan, nasıl ya da neye göre giyineceğini, nasıl yaşayacağını özgür iradesiyle seçme hakkına sahiptir. Bu konuda yapılan dayatmalar ise er geç güçsüz kalacaktır. Çünkü zorladığınız, ısrarla dayattığınız hiç bir şeyin temeli yoktur. Oysa iman eden kişi gücü kainatı kuşatan bir Yaratıcıya sığınmaktadır...Ve O'nun kanunlarını yıkmaya kimsenin gücü yetemez.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.