18 Ekim 2017 Çarşamba27 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:46Güneş 07:12Öğle 12:56İkindi 15:56Akşam 18:28Yatsı 19:47
    • 15°C Adana
    • 12°C Adıyaman
    • 7°C Afyon
    • 0°C Ağrı
    • 5°C Amasya
    • 3°C Ankara
    • 16°C Antalya
    • 8°C Artvin
    • 15°C Aydın
    • 9°C Balıkesir
  • BIST: 106.991 0.49
  • Altın: 151,481 -0.24
  • Dolar: 3,6762 0.88
  • Euro: 4,3196 0.38

Nereye kaçmalı?

Haşmet Babaoğlu

"Ben de buralardan gideceğim, dayanamıyorum artık" dedi.
Gözlerini kısıp camdan dışarı bakarken söylemişti bu sözleri.
Camın ardındaki caddede trafik tıkalıydı.
Araçlar dakikalardır yerlerinden kıpırdayamamıştı. Otobüs durağında bekleyenlerin hali perişandı. "Neden?" diye sordum kırk yıllık dostuma; "Neden ve nereye gideceksin?"
"Sen de yazdın ya, buralardan kaçmak gerek... Çocukluğunu cebine atıp gitmek gerek bu şehirden... Gideceğim bir kasabaya. Az kaldı!"
Bunları işitince yüzümde oluşan ifadeye kızdı tabii.
"İlahi dostum!" dedim, "Güldürme beni!"
***

Hayatımızın "dekor"unu değiştirmek için...
Bir kuytuya saklanmak için...
Şehirde yaşamanın güçlüklerini kasabalarınkiyle değiş tokuş etmek için...
Burada bulamadığımız "hakikat"i başka bir yerde bulacağımızı sandığımız için...
Gideceksek...
Bulunduğumuz yerde kalalım daha iyi!
Hasetten, kaybetme korkusundan, gelecek endişesinden, kibirden, putlara tapınan ruhtan, ruhsuz hazlardan uzaklaşmayacaksak...
Yola çıkmak nasıl umutsuz ve umarsız bir çaba olur!
***

Doğru! Büyük şehirlerin hır gürü zalimdir.
Ama kasabaların dedikodusu ve akşamüstlerinin melankolisi şefkatli midir ki!
Hülasa...
Kaçış, o kaçış değildir!
Arkadaşları değiştirmek yetmez, dostluk kavrayışımızı yenilemedikçe...
İşimizi değiştirmek yetmez.
İşe güce, alışverişe, kazanç ve kayıba bakışımızı kökten değiştirmedikçe...
Âşık olmak yetmez.
Sevmek yerine sevdiğimize sahip olmaksa bütün çabamız...
***

Bizi boğan "yer" neresi?
Şu sokak, şu cadde, şu ev mi?
Hayır! Modern bir yalan bu. Gelip geçici bir avuntu.
Tebdili mekânda bazen ferahlık vardır, doğru! Ama o kadar işte!
Şehirde yaşarken kafanı yastığa koyduğunda "kimim ben, nereden geldim, nereye gidiyorum?" diye sormamışsan bir kez bile...
Kasabaya yerleşince soracağını mı sanıyorsun!..
Hayatın içimizde tuttuğu "yer" önemli asıl!
İster şehirde, ister kasabada, ister köyde...
Nasıl bir insan olmaya talip olduğumuz noktası önemli!
Ahmet'ten, Necla'dan kaçsan, ne yazar!
Kaçacaksan "buralardaki sen"den kaç, "kendi"ne doğru...

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.