25 Temmuz 2017 Salı29 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:57Güneş 05:46Öğle 13:18İkindi 17:12Akşam 20:36Yatsı 22:16
    • 31°C Adana
    • 33°C Adıyaman
    • 28°C Afyon
    • 25°C Ağrı
    • 26°C Amasya
    • 28°C Ankara
    • 29°C Antalya
    • 23°C Artvin
    • 33°C Aydın
    • 35°C Balıkesir
  • BIST: 107.041 0.31
  • Altın: 143,274 -0.19
  • Dolar: 3,5635 0.19
  • Euro: 4,1526 0.34

Mahsun'un filmini yazmak!

Haşmet Babaoğlu

Kaç gündür düşünüp duruyorum...
Her şeyi yazıyorsun, diyorum kendime.
Siyaseti, gündelik hayatı, çiçeği böceği, okuduğun yazıyı, dinlediğin şarkıyı, gördüğün filmleri yazıyorsun da...
Bu kadar gürültü kopartan New York'ta Beş Minare'yi yazmadan mı geçeceksin?
***

Yazsam, soracağım...
Beş minare var, tamam da, bir de başı sonu tutarlı senaryo olsa, fena mı olurdu?
Yazsam...
Mahsun Kırmızıgül'ün "sinema duyumu"nu anlatacağım. En klişe sahnelere, en kötü diyaloglara bile parlak bir sinema tadı kazandıran kendine özgü sinemacılığını...
Fakat tam yazmaya başlayacakken vazgeçiyorum!
***

Neden mi?
Çünkü gazetelere, internetteki sözlüklere, bloglara bakıyorum.
Manzara şöyle...
Filmi eleştirenlerde yine o malum "Mahsun'un adı bile filmden uzak durmama yeter" veya "dağdan inip şehirdekilere sinema öğretmeye kalkışıyor" tavrı!
Kendinden menkul bir kibir ve tiksinti veren bir elitizm!
Eleştirileri okuyunca...
İçimin ısınmadığı sahneleri ve filmdeki karton karakterleri bile sevmek geliyor içimden!

***

Filmi övenlere gelince...
Onların da çoğunda yapmacık bir alkışçılık!
Sanki hayatlarında ilk kez iyi bir yerli polisiye izlemiş, ilk kez bir filmde hacı, hoca görmüş gibiler!
Hele bazıları var ki...
Birdenbire "Türk sinemasının olanaksızlıklar içinde çabalayışını" hatırlamışlar!
Böyle bir ortamda kalkıp New York sokaklarında film çekmek ne muazzam başarıymış, helal olsunmuş!
Mahsun'un yerinde olsam bu kadar çocukça beğeni kriterleri ve bu kadar yalapşap övgülere sevinmez; tersine rahatsız olurdum!
***

İştebu yüzden...
Sonunda karar verdim.
Hiç araya girmeyeyim!
Haluk Bilginer'in karakter yaratma gücünden, Danny Glover'ın sakin inandırıcılığından, Gina Gershon'un üzerine sinen orta yaş güzelliğinden falan da söz açmayayım.
Ben yine...
Kıyıda köşede kalan, eleştirmenler dışında popüler medyanın pek takılmadığı filmleri yazayım. Onun keyfi bambaşka!

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.