20 Ocak 2017 Cuma22 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır.(Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?(Tin 4-8)
  • “Benim misâlimle sizin misâliniz, şu temsile benzer: Bir adam var ateş yakmış. Ateş etrafı aydınlatınca, pervaneler (gece kelebekleri) ve aydınlığı seven bir kısım hayvanlar bu ateşe kendilerini atmaya başlarlar. Adamcağız onları kurtarmaya (mâni olmaya) çalışır. Ancak hayvanlar galebe çalarak çoklukla ateşe atılırlar. Ben (tıpkı o adam gibi) ateşe düşmemeniz için belinizden yakalıyorum, ancak siz ateşe ateşe koşuyorsunuz”Buhârî, Rikâk 26
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:47Güneş 08:17Öğle 13:22İkindi 15:50Akşam 18:14Yatsı 19:38
    • 15°C Adana
    • 10°C Adıyaman
    • 2°C Afyon
    • 6°C Ağrı
    • 4°C Amasya
    • 3°C Ankara
    • 17°C Antalya
    • 4°C Artvin
    • 10°C Aydın
    • 4°C Balıkesir
  • BIST: 82.504 0.25
  • Altın: 147,463 -0.53
  • Dolar: 3,8179 -0.31
  • Euro: 4,0606 -0.26

"Birleştirici kalkan" sistemi(!)

Akif Emre

Son dönemde Türk medyası hiçbir konuda bu kadar ortak çizgiye gelmemişti... Referandumla beraber Türkiye'de kamuoyunun derin bir çatlakla ikiye bölündüğünü ve bu çatlağın gittikçe derinleşmekte olduğunu varsayanlara inat ortak bir ses verdi. Hem de dış politikada eksen kayması yaşandığını savunan batıdan yana ölümüne taraf olanlardan Ortadoğu'da Osmanlı ruhunu dirilttiği için dünyaya posta koymaya hazırlanan muhafazakarlara değin geniş bir kesimi birleştirdi füzeler. Hatta Amerika'nın İran'ı vuracağından endişe eden, Irak işgaline ortak olmamak için tezkereye karşı meydanlara dökülen kitlelerden bile ses çıkmadı... Felaket tellallarının seslendirdiği, derin çatlağın memleketi kaosa götüreceği kehanetine karşı kalkan oldu füze kalkanı sistemi.

Doğrusu hükümet de iyi bir kriz yönetimi sergileyerek medyayı yönlendirmeyi başardı. (Eski) merkez (yeni bir kısım) medya dahil açıkça karşısına aldığı kesim bile Türkiye'nin zaferinden bahsediyordu.

Milli meseleler dahil hemen hiçbir konuda ortak hareket edemeyen bu bölünmüş/lük/ler cephesini bir araya getiren 'sihirli formül' üzerinde de pek durulmadı. Zaten 'sihirli formül'ün varlığı fark edilmiş olsa büyü bozulacaktı belki de.

Aslında bu sihirli formülün birleştirici gücüne güvenen (hatta kimileri için inanan kelimesi bile kullanılabilir) bazı kesimler tüm ayrışma noktalarını, çıkar çatışmalarını bir kenara bırakıp füze konusunda elde edilen sonuç karşısında derin nefes aldıkları söylenebilir.

Füze kalkanı sisteminin Türkiye'ye yerleştirilmesiyle biten bir NATO zirvesinde hangi gerekçelerle zafer kazanmış olabilirdik?

Dahası bunca farklı siyasi bağlantıları olan, farklı sermaye ilişkileri olan medya grupların füzelerin memleketimize yerleştirilmiş olmasında nasıl fayda görüyor hatta çıkarları olabilirdi?

Her ne kadar NATO adına görünse de sonuçta bu füzelerin Amerikan kontrolünde, yani yabancı bir askeri gücün son sözü söyleyeceği bir silah sistemi olduğu açıkken. Yabancı askeri gücün kendi ülkesinde şu veya bu şekilde konuşlanmasının anlamı ne olabilirdi? Üstelik, hükümetin ince ince işleyerek yeniden dostluk kurduğu komşularımıza karşı bizi taraf olmaya zorlayacak bir güç temerküzü söz konusu.

Füze sisteminin Amerika açısından önemi bir tarafa Türkiye açısından anlamı çok açık. Bunca farklı çıkar ilişkilerine sahip medya gruplarını birleştiren sihirli denklem, Türkiye'nin muhtemel eksen kayması dedikleri kendi hinterlandına dönmesi, bu alanı öncelemesi, burada inisiyatif sahibi olması ihtimalini berhava etmesidir. Füze sistemi, Türkiye'yi soğuk savaş dönemindekine benzer biçimde Batı'nın, NATO'nun yani Amerika'nın ileri karakolu durumuna sokmaktadır. Fiilen bu füze sisteminin kullanılıp kullanılmamasından çok varlığı itibariyle sembolik ve de psikolojik etkisi diplomatik ilişkilere de bir şekilde yansıyacaktır.

Asıl, Türkiye'nin kendi eksenini yeniden sağlam biçimde tahkim etmesini hedefleyenlerle geleceklerini adeta iman etmişcesine Amerikan eksenine bağlı görenlerin nasıl olup da benzer zafer duygunsu paylaşıyor olmaları sorgulanmalıdır. Türkiye'nin bu sistemin yerleştirilmesine karşı çıkma gücünün olup olmadığı ayrı bir tartışma konusu. Ancak, bu sonucun bir zafer olarak takdim edilmesi, hele hele NATO ile suç ortaklığı anlamına gelecek anlamda "asli parçası olmak"la övünülmesi muhafazakar kitlelerin de bu sihirli formülde birleştirmeye yetti.

Oysa sadece muhafazakar kitleleri değil kendini bu topraklara ait hisseden herkesin geleceğini ipotek altına alacak bir stratejik konseptin parçası olarak yerleşiyor füze kalkanı. Irak işgal güçlerinin Türkiye üzerinden geçmesinin en büyük tehlikelerinden biri bu idi. Hem Irak'ın işgaline ortak olmamak hem de onbinlerce yabancı gücün (müttefik bile olsa) kendi topraklarında konuşlanması her ülke için tehdittir. Kendi toprakları üstünde 70 bin yabancı askerin bulunduğu her ülke yarı işgal altında demektir. Füze kalkanı sistemi kapasite olarak bundan daha büyük bir gücü temsil ediyor. 90 kadar nükleer bombanın hesabı görülmeden yeni füze sistemlerinin yerleştirilmesinin ne türden bir tehdit olduğunu belirtmeye gerek yok.

Üstelik açık biçimde yeni NATO stratejinsin bir parçası olarak.

Gerçekler ancak bu kadar ters yüz edilebilirdi. Ne de olsa medya eski zaman büyücülerin işlevini gören çağdaş göz boyacılardır.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.