26 Mayıs 2017 Cuma1 Ramazan 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah"tan başka ilah olmadığına ve Muhammed"in O"nun kulu ve elçisi olduguna şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kabe"ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak. (Tirmizi, İman 3, (2612))
  • " Kim Allah'a inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır." (Buhâri,
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:37Güneş 05:31Öğle 13:08İkindi 17:04Akşam 20:33Yatsı 22:17
    • 26°C Adana
    • 28°C Adıyaman
    • 18°C Afyon
    • 20°C Ağrı
    • 22°C Amasya
    • 15°C Ankara
    • 22°C Antalya
    • 24°C Artvin
    • 20°C Aydın
    • 17°C Balıkesir
  • BIST: 97.583 -0.13
  • Altın: 145,649 1.14
  • Dolar: 3,5726 0.16
  • Euro: 3,9955 -0.13

Çölde su arayan kadın

Fatma Tuncer

Issız bir vadide yalnız siyahi bir kadın... Eşinin ardından büyük bir teslimiyetle bağırır:

- Eğer Allah öyle dilediyse git, ya İbrahim!

Allah, Hacer'e, kendisine itaat etmesini, oğlu ve kendisi için gerekli olabilecek ihtiyaçlarını sağlayacağını söyledi. Bu ona yetti ve tereddütsüz teslim oldu, ıssız bir çölde susuzluğa ve yalnızlığa katlanmayı göze aldı.

Bu ıssız çölde yeni bir hayat başlıyordu, Hacer ve oğlu bu yeni hayatın mimarlarıydı... Ana oğul bu ıssız çöllerde, istikbal için hazırlanıyorlardı. Gönüllerinde parlayan aşk terennümleri ve içtenlikle kuşandıkları samimiyetlerinden başka bir şeyleri yoktu. Burada, yeni bir hayatın mimarlığını yapıyorlardı. Ama bu zorlu bir yürüyüştü. Yer ve gök arasında öylece kalakaldılar. İnsan yok, canlı yok, ses yok, söz yok. Issız bir vadi, sonsuz bir gökyüzü bir ana oğul vardı.

Hacer Allah'a güveniyordu. Göğsündeki iman ve teslimiyet, örneğine az rastlanan bir türdendi. Allah'ın yardımını avuçlarıyla tutarcasına hissediyor ve teslimiyetini yineliyordu. Büyük bir aşk çağıldıyordu içinde, kalktı, çocuğuna su aramak için bir tepeden bir tepeye doğru koşturmaya seğirtmeye başladı. Hacer anneydi. Sorumlu bir kadın, bir anne...

Seven, yapayalnız kalan, su arayan, acı çeken, yıkılan, barınaksız evsiz kalan, toplumundan ayrı düşmüş fakat ümitli ve azimli bir kadındı Hacer. Oturup çaresizliğe teslim olmuyor, ağlamıyor aksine yapayalnız bu dağların tepesine yalın ayak koşuyor bir yudum su arıyordu.

Ne var ki, Hacer çocuğu için bir yudum dahi su bulamadı. Geri döndüğünde ise çocuğu İsmail, çoktan topuklarıyla eşelediği çöl kumları arasından suyu bulmuştu. Allah İsmail'e yön göstermiş ilham vermiş ve onu suya ulaştırmıştı. Şimdi gürül gürül akan zemzem suyu ile birlikte kör talihleri de akıp gidiyordu. Hasret bitmiş karanlıklar dağılmış, umutlar yeşermişti, Zemzem kuyusunun etrafında. Artık vadide her şey bambaşka olacaktı. Hayat şimdi başlıyordu.

Hacer kurak ve bitkisiz bir vadide su var eden Allah'a Rabbi'ne yöneldi. Tefekkürle, sevgiyle içtenlikle dua etti.

Allah'ın kendisini mutlak güvenlilikle sınadığı Hacer, insanlık için bir örnektir aslında.

Hikmeti burada olguların ve kuralların öznelliğinde değil, Hacer'in kadın ve biçare ruhunda İsmail'in kumları eşeleyen ağlamaklı ayak topuklarında aramak gerekir.

Şimdi o günden bu güne, Allah'ın kalplerimize yerleştirdiği o Hacer'in nurundan faydalanabiliriz ancak.

Acaba, Hacer geride neleri bırakıp gelmişti ve ne bulmuştu bu ıssız vadide?

Geride, putperest, maddeci, insanları köleleştiren, sınıflara ayıran, ırkçı yoksulu ve yoksunu dışlayan zengini asili kollayan bir düzen bırakıp gelmişti o.

Geldiği yerde ise bırakın bunları hayatın menbağı su dahi yoktu. Önce hayat belirtileri sonra ise nesiller boyu gelip gidecek adaletle özgürlükle imanla tefekkürle yetişecek bir medeniyetin temelleri atılacaktı. Bu yönüyle Hacer'in mücadelesi önemli bir kılavuzdu.

Tarih yazan bir kadın

Kölelikten esaretten yoksunluktan varlığa özgürlüğe bütünlüğe koşan, kısacası Allah'a bir dönüşüm bir hicretle yaklaşan bir kadın .

Evet aslında bütün bunları da kapsayan bir hicretin adıydı Hacer.

Ve... Allah kendisine hicret eden bu kadına evinde bir istirahatgah hazırlattı. Binlerce yıldır inananlar, milyonlarca gözü yaşlı duygu ve teslimiyet yüklü kadın erkek müminler Hacda Hacer'i hatırlar ve onun buruk hikayesini gözü yaşlı tekrar ruhlarında yaşamaya çalışırlar. Ömürlerinde en az bir kere de olsa Hacer kadar özgür teslimiyet içinde Allah'a hicret etmenin yolunu arar dururlar.

Biliyoruz ki Hacer ne bir filozoftur ne de bir bilim adamı, düşünür, sanatkardır. O sadece insanlığa hakka ve doğruya bağlılığı gösteren bir kadındır.

Beşeri ideoloji ve yaşantılarının tutsaklığından sıyrılmış sadece Allah'a yönelmiş bir kadın.

Allah da bu siyahi köle cariye kadını öyle sevdi ki, onun adını ve yaşantısını ölümsüzleştirerek örnek kıldı. Ne mutlu ona!

Unutmamalıyız ki, örnek muhacirler, Hacer gibi davrananlardır.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.