Diyanet’ten sinsi projeye tepki...        Suriye'deki olaylar -Ölü sayısı 41'e yükseldi  ...        Mısır'daki  seçimin ilk sonuçlara göre üç aday öne çıkıyor...        Ankara'daki camiler Regaip Kandili'nde doldu taştı...        Cumhurbaşkanı Gül, Google'ı gezdi...        Bakan Yıldırım'dan 'Haliç' açıklaması...        Medya İsrail taşeronu...        Memurun umudu Hakem’de...        KENZEK, HASTALIK ÖNCESİ SAĞLIK SİGORTANIZ.. ...          İzmir'de metrekareye 35 kilo yağış düştü...        Konut satışlarında düşüş...        Orhan Şam'dan Alex açıklaması...        
USD Alış 1.840 USD AlışUSD Satış 1.850 USD SatışEuro Alış 2.315 Euro AlışEuro Satış 2.330 Euro SatışAltın Alış 93.0920 Altın AlışAltın Satış 93.6400 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Enis Berberoğlu - Hürriyet
eberber@hurriyet.com.tr
2007-12-15

Hastanede, adliyede serbestse neden yasak

ANKARA
DÜŞÜNÜN, 20 daireli bir apartmanda oturuyorsunuz. Komşunuz tesettürlü, türbanlı.


Akşam saatinde kapınız çalındı, tesettürlü komşunuz hastaneye yetişmek için yardım istedi.

Güç bela Acil Servis’e vardığınızda karşınıza çıkan doktor, "Türbanı var" diye hastadan tedaviyi esirger mi?

Ya da farklı bir sahne... İki komşunuz kavga ediyor, birisinin başı açık, diğeri türbanlı.

Mesele adliyeye yansıdı, sizi de şahit yazdılar, hakim taraflardan birisi türbanlı diye davaya bakmayacak mı?

Peki, aynı komşunuzun kızı türbanı yüzünden üniversiteye alınmadığında neden şaşırmıyorsunuz?

Teşbihte hata olmaz ve yukarıdaki akıl yürütmenin sahibi Devlet Bahçeli’dir...

MHP lideri, devletin en temel üç hizmetini sayıyor: Sağlık, Adalet ve Eğitim.

Eğer türban hastanede, mahkemede serbestse, üniversitede neden yasak? Devlet verdiği hizmette tabii ki siyaset, ırk, renk ve din ayrımı güdemez.

O yüzden öğretmen, doktor, yargıç, savcı, polis, memur parti rozeti takamaz.

Aynı şekilde başı örtülü olamaz, haç veya davud yıldızı, kipa taşıyamaz.

Böylece devleti temsil edenler herkese, her dine, siyasete eşit mesafede durduğunu gösterir.

Hizmet alanlar, örneğin sizin türbanlı komşunuz bu sayede gönül rahatlığıyla devlet kapısına gider.

Bilmem meramımı doğru anlatabildim mi? Tekrarlıyorum.

Kamusal alanda hizmet verene uygulanan yasaklar hizmet alanları korumak içindir.

Tam tersine onları üzmek, eziyet ve haklarını (eğitim gibi) gasp etmek amaçlı kullanılamaz.

Aksi halde yasal olsa bile vicdana sığmaz!

* * *

MHP lideri Devlet Bahçeli hizmet alan-veren farkını düzenleyen Anayasa’nın 10’uncu maddesine işaret ediyor.

"MADDE 10. Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."

Devlet Bahçeli bu maddede uygun değişiklikle türbanlı eğitim hakkının sağlanabileceğini düşünüyor.

Doğrusunu hukukçular bilir; ama türban kördüğümünü çözmek için siyaseten makul bir adım gibi gözüküyor.

Yeter ki artık çözüm iradesi sergilensin.

Hem 221, hem anayasa

DTP’li Sırrı Sakık önceki gece AKP kulisinde PKK’yı dağdan indirme planını tartıştı.

Dün Sakık’a, "İzleniminiz ne, TCK 221’de değişiklik yeterli olacak mı?" diye sordum.

"AKP’li bölge milletvekilleri de farkında" dedi ve ekledi: "Pişmanlık, 221 bunlar yetmez. Dağdakinin bir kısmını indirip, diğerlerini orada bırakmak da çözüm değil, geçmişte de olmadı."

Peki Sırrı Sakık’a göre ne yapılmalı?

Sakık diyor ki: "Öncelikle kültürel hakları güvence altına alan bir anayasa olmalı."

"Yani hem 221, hem de anayasa mı?"
diye üsteliyoruz.

"Evet" yanıtını veriyor, "Anayasa sorunların büyük kısmını çözer."

Anlaşılan o ki, Ankara Kürt meselesinde yine kritik bir kavşağa geldi.

Yeni Eve Dönüş planı, özgürlükçü bir anayasa ile desteklenirse işe yarar.

Yoksa yine operasyon falı açmaya devam ederiz.

 
 
 
  Henüz Yorum Yazılmamış
Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.