20 Ocak 2018 Cumartesi3 C.Evvel 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Ve namaz bittiğinde yeryüzüne serbestçe dağılın ve Allah'ın lütfundan (rızkınızı) aramaya devam edin; mutluluğa ulaşabilmek için de Allah'ı sıkça anın! (Cuma-10)
  • Ebu Abdullah Cabir İbn-i Semurete (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir. ”tüm namazlarımı peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) ile beraber kılardım. Onun namazı da hutbesi de ne uzun ne de kısa olmayıp orta olurdu.” (Müslim Cuma 41)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:48Güneş 08:18Öğle 13:21İkindi 15:50Akşam 18:12Yatsı 19:36
    • 2°C Adana
    • 0°C Adıyaman
    • -5°C Afyon
    • -5°C Ağrı
    • -2°C Amasya
    • -7°C Ankara
    • 4°C Antalya
    • 3°C Artvin
    • 4°C Aydın
    • -3°C Balıkesir
  • BIST: 115.147 -1.46
  • Altın: 163,214 1.40
  • Dolar: 3,8058 0.95
  • Euro: 4,6547 0.85

Davutoğlu’nun duruşu yeni Osmanlıcılık mı behey salak

Aziz Üstel

Ahmet Davutoğlu, Cumhuriyet döneminde hiç ama hiç görmediğimiz, alışık da olmadığımız bir Dışişleri Bakanı.

Geçmişte Dışişleri Bakanı dediğin yüz yıllık Armagnac marka konyak yudumlar, su yerine, Crystal ya da Dom Perignon marka şampanya diker kafasına, “yurtta sulh cihanda sulh” diye nara atardı arada bir, dış politikadan söz etmesi gerekti mi?! Çünkü, başka söyleyecek lafı, üzerinde ince ince düşündüğü bir politikası yoktu, oyuncu değil sadece ve sadece seyirciydi.

Katıldığı uluslararası toplantılarda ABD ya da başka bir Batılı ülkenin borazanlığını yapardı, o kadar. Örneğin BM’de, Cezayir’in bağımsızlığı oylanırken, Fransa’yla bir olarak red oyu vermişti de yıllar sonra rahmetli Turgut Özal, Cezayir halkından özür dilemek zorunda kalmıştı.

Eğer, Ahmet Davutoğlu’nun, Stratejik Derinlik adlı kitabını okumak zahmetine (?) katlanmışsanız, Osmanlı’nın tarih sahnesinden çekilmesiyle birlikte yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin nasıl bölgesinde yalnızlaştığını, Batılı efendilerinin buyruğunda, komşularıyla sür-git itişip kakıştığını, Türk’ün Türk’ten Başka Dostu Yoktur gibi abuk bir söyleme sığınarak nasıl NATO’nun karakolu olmanın ötesinde bir anlam taşımamaya başladığını kavramışsınızdır.

Davutoğlu şunu söylüyor özetle: Türkiye’nin önce kendi çıkarlarını gözetmesi, ardından da komşularının hak ve hukukuna sahip çıkması, yani bölgesinin, öncü ülkesi olduğunu kanıtlaması gerekir. Türkiye Cumhuriyeti, GERÇEK ANLAMDA, DEVLET GELENEĞİNE, BİN KÜSUR YILLIK, BELGELENMİŞ BİR GEÇMİŞE SAHİP, DEV BİR İMPARATORLUĞUN MİRASÇISIDIR! VE BUNUN BİLİNCİNDE OLMAK ZORUNDADIR ARTIK!

Dersini çok iyi çalışan, meslektaşlarıyla yumuşak ama kararlı bir biçimde konuşan, eğer Türkiye’nin çıkarlarına en küçük bir zarar gelecekse, başını iki yana sallayarak ve de asla gülümsemeyi ihmal etmeksizin, olmazın olamayabileceğini yumuşak bir dille anlatan bir bilimadamı Ahmet Bey.

Türkiye bugün her ülkenin ders alması gereken bir dış politika izliyor. Komşularıyla kavga etmiyor; vizeler birer birer kalkıyor, hem diplomatik hem de ekonomik bağlar güçlendikçe güçleniyor. Eğer buysa Ahmet Davutoğlu’nun yeni Osmanlıcılığı, o zaman hoş geldi sefalar getirdi!

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.