25 Eylül 2017 Pazartesi5 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:22Güneş 06:47Öğle 13:03İkindi 16:24Akşam 19:05Yatsı 20:25
    • 31°C Adana
    • 31°C Adıyaman
    • 24°C Afyon
    • 23°C Ağrı
    • 24°C Amasya
    • 24°C Ankara
    • 29°C Antalya
    • 23°C Artvin
    • 29°C Aydın
    • 20°C Balıkesir
  • BIST: 102.556 -1.50
  • Altın: 146,500 0.36
  • Dolar: 3,5178 0.77
  • Euro: 4,1777 0.18

Bu Bir İşkencedir ve Suçtur 2

Cemal Nar

Detayda şunlar var: “Zorunlu olan 8 yıllık kesintisiz eğitim hakkının gasp edildiğini belirten Maşallah Gül, başörtüsü taktığı için başına gelenleri şöyle anlattı:

Dün diğer öğrenciler gibi Sakar okula gittim ve öğrencilerle birlikte sınıfa girdim. Sınıfa gelen müdür yardımcısı beni rehber öğretmenin odasına götürerek eğitimimden geri kalmama sebep oldu.

İki ders rehberlikte bekletildikten sonra dışarı çıktım. 3. derste resim dersine girdim. Öğretmen resim dersini dışarıda işledi ve öğrencilere not verdi fakat bana not vermedi. Resim dersi bittikten sonra tüm öğrencilere sınıfa girdik.

4. dersin zili çalınca İnkılâp Tarihi öğretmeni derse geldi. Öğretmen beni görünce direk gitti ve bayan olan müdür yardımcısını çağırdı. Müdür yardımcısıyla birlikte sınıfa geldiler. Müdür yardımcısı "kızım sınıftan çık" dedi. Bunu üç defa tekrarladı fakat ben dışarı çıkmayacağımı sınıfta kalacağımı söyledi.

Bunun üzerine ders öğretmeni ile müdür yardımcısı sınıftan çıktılar. Aradan belli bir süre geçtikten sonra öğretmen dışardan bir öğrenci göndererek herkesin dışarı çıkmasını ve dışarıda ders işleneceğini bildirdi.

Ben de diğer öğrencilerle birlikte dışarı çıktım fakat ortada ne öğretmen vardı ne de ders. Öğrenciler serbest bırakılmışlardı. Sınıfa girmek isteyen öğrencileri de öğretmen sınıftan çıkartıyordu. Böylece 4. ve 5. dersler boş geçti"

Kendisini sınıftan çıkarmaya hakkı olmayan öğretmenin çareyi tüm öğrencileri dışarı çıkartarak ders işlememekte bulduğunu dile getiren Gül, "Öğretmenin yaptığı bu işlem tamamen suçtur. Hem benim hem de sınıf arkadaşlarımın derslerinden geri kalmasına sebep oldu. Okuldaki yönetim ve öğretmenlerin uygulamaları benim psikolojimi etkiledi ve ben 7 günlük rapor aldım. Bundan dolayı bugün okula gitmedim" dedi.(*)

Akşam haberlerde kimi tv. olayı çarpıttı. Güya o kızımız girince arkadaşları tepki göstermiş ve dışarı çıkmışlar. Öyle bir haber veriyorlar ki. Dinleyenler “hay laik kahramanlar!” diye onların alınlarından öpecekler. Oysa nasıl bir çarpıtma olduğu haberden belli.

Ne olacak şimdi?

Mersin - Sakar İlköğretim Okulu 8. Sınıf öğrencisi Maşallah Gül, başörtüsü ile okumak istediği için okul idaresi ve öğretmenler tarafından uygulanan çeşitli baskılarla zorunlu olan eğitim hakkının engellenmek istendiğini söyledi.

Küçücük bir kız var karşımızda. Bilgi edinmek istiyor. Eğitim almak istiyor. Bu anayasal bir haktır onun için. Buna engel olmak suçtur ve yasalar bunun için ceza belirlemiş.

Üstelik İlköğretim mecburidir. Onu okuldan asla atamazsınız. Okula almak ve öğretmek zorundasınız.

Burada yapılacak olan, ona bu yasal hakkını tanımaktır değil mi?

Ama olan ne?

Zavallı kıza okul idaresi olumsuz tavır almış.

Öğretmenleri tavır almış.

Vilayet yöneticileri tavır almış.

Medya tavır almış.

Siyasetçiler tavır almış.

Solcular, Kemalciler, demokratlar, liberaller tavır almış.

Hatta kimi İslamcılar bile tavır almışlar. “Provakatör” diyorlar masuma. Ne kolay bir harcama değil mi ya?

“Size ne oluyor yahu?” diyesi geliyor insanın bunların topuna! “Ayıptır, günahtır, vebaldir, zulümdür!”

Ne istiyorsunuz bu masumdan?

Utanmıyor musunuz bu küçücük kıza yaptıklarınızdan?

Bacak kadar bir kıza bu yüklenme neden?

Ruhun şad olsun Necip Fazıl:

Eyvah, eyvah, Sakaryam, sana mı düştü bu yük?

Bu dâva hor, bu dâva öksüz, bu dâva büyük!..

Ne ağır imtihandır, başındaki, Sakarya!

Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?

İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal.

Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal,

Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan;

Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan.

Vicdan azabına eş, kayna kayna Sakarya,

Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!

Evet, bu yapılanlar neden ayıptır, günahtır, vebaldir, zulümdür açıklayalım. Ama öbür yazıda.


(*)http://www.dogruhabergazetesi.com/ index.php/guncel/81-haber/14606-qbaoertuemle-okumak-stiyorumq

Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.