22 Ocak 2017 Pazar24 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır.(Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?(Tin 4-8)
  • “Benim misâlimle sizin misâliniz, şu temsile benzer: Bir adam var ateş yakmış. Ateş etrafı aydınlatınca, pervaneler (gece kelebekleri) ve aydınlığı seven bir kısım hayvanlar bu ateşe kendilerini atmaya başlarlar. Adamcağız onları kurtarmaya (mâni olmaya) çalışır. Ancak hayvanlar galebe çalarak çoklukla ateşe atılırlar. Ben (tıpkı o adam gibi) ateşe düşmemeniz için belinizden yakalıyorum, ancak siz ateşe ateşe koşuyorsunuz”Buhârî, Rikâk 26
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:46Güneş 08:16Öğle 13:23İkindi 15:52Akşam 18:16Yatsı 19:40
    • 13°C Adana
    • 9°C Adıyaman
    • -3°C Afyon
    • 7°C Ağrı
    • -1°C Amasya
    • -2°C Ankara
    • 14°C Antalya
    • 1°C Artvin
    • 12°C Aydın
    • 5°C Balıkesir
  • BIST: 83.067 0.93
  • Altın: 146,530 -1.16
  • Dolar: 3,7912 -1.01
  • Euro: 4,0490 -0.54

‘Paşa’ bile bile mi ölümü seçti?

Aziz Üstel

Sevgili Ergun Babahan’ın, Pazar günkü yazısı, Zeki Müren’e “Paşa” dendiğini hatırlattı bana. Gittiği her yerde “paşam... paşam...” diye karşılanırdı.

Zeki Müren, içki içmediğinde, tam anlamıyla bir beyefendiydi.

Ama ikinci içkiden sonra, ağzını açtı mı, aklı başında olan kaçacak delik arardı.

Rahmetli Zeki Müren’le televizyon programı da yaptım doksanlı yılların başında, dönemin en çok satan gazetesi Günaydın’da bir hafta boyu yayınlanan ve ilk kez eşcinselliğini açıkladığı söyleşiyi de yayınladım...

Daha “Sanat Güneşi” olmadan, deve kuşu tüyleriyle süslü, payetlerle bezenmiş elbiselere girmeden tanıştığı bir pilota nasıl aşık olduğunu, aşkının, kısa bir süre de olsa, karşılık bulduğunu ama pilotun, eşi ve çocuklarını yanına alarak Kanada’ya göçtüğünü anlatırken hüngür hüngür ağlamaya başlamıştı. Tabi bu görüntüleri kurguda çıkardım, yayınlamadım.

Ölüm konusunda söyledikleriyse ilginçti:

“Sevdiğinle birlikte olamadıktan sonra yaşamanın pek bir anlamı kalmıyor. Hele hastalık yakanızdan düşmüyorsa. Gut hastalığı nedeniyle yapılan onlarca Kortizon iğnesi, böyle, af buyurun, fil gibi şişmeme neden oldu. Yerimden kalkıp bir odadan diğerine yürürken çektiğim acıları, ağrıları anlatamam efendim... Bu yaşamak mı sorarım size? Buna, olsa olsa, gün doldurmak denir.

“Bazen, günlerim de çilem de dolsa diye dua ediyorum.”

Zeki Müren’in son söyleşisi, son televizyon programıdır bunlar.

Sonra Bodrum’daki evine kapandı. Kimseyle görüşmedi; hayranlarına da basına da kapısını kapattı. Ta 24 Eylül 1996’ya kadar. Ödül almak için İzmir’e gitti...Televizyonda, milyonlarca kişinin önünde, sapsarı yüzü, titreyen dudaklarıyla teşekkür etti, soyunma odasında fenalaştı ve bu dünyaya veda etti...

Biliyor muydu TRT’nin ilk şarkısını okuduğu mikrofonu armağan ederken heyecanlanacağını, yüreğinin buna dayanmayacağını? Olabilir... olmaya da bilir.

Ama yaşamak istemediği bir gerçekti. O aşık olduğu pilot, Kanada’ya göçtüğü gün ölmüştü aslında Zeki Müren. Yıllarca uzatmaları oynadı bence... Allah rahmet eylesin.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.