24 Mayıs 2017 Çarşamba28 Şaban 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah"tan başka ilah olmadığına ve Muhammed"in O"nun kulu ve elçisi olduguna şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kabe"ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak. (Tirmizi, İman 3, (2612))
  • " Kim Allah'a inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır." (Buhâri,
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:39Güneş 05:32Öğle 13:08İkindi 17:03Akşam 20:31Yatsı 22:14
    • 19°C Adana
    • 19°C Adıyaman
    • 15°C Afyon
    • 8°C Ağrı
    • 13°C Amasya
    • 14°C Ankara
    • 20°C Antalya
    • 11°C Artvin
    • 22°C Aydın
    • 17°C Balıkesir
  • BIST: 98.314 0.61
  • Altın: 143,977 0.12
  • Dolar: 3,5732 0.14
  • Euro: 3,9941 0.01

Belki daha anlayışlı olurlar

Fatma Tuncer

Gazeteyi açtığımda ilk önce sizin yazılarınızı okuyorum. Açıkcası bana çok faydalı oluyor. Ama biraz da biz gençlerin sorunlarına yer verirseniz daha iyi olur diye düşünüyorum. Ben yirmi yaşında bir genç kızım. Ailede çok sorunlar yaşadım. Bir çok genç kızın benim gibi sorunlarının olduğunu ama bunu kimseye söyleyemediğini biliyorum. Bu konuda ailelerimize tavsiyelerinizi arttırırsanız belki bize karşı daha anlayışlı olurlar. M. K.

Bilgilendirmek gerekir

Son yıllarda, çocuklarımıza ve gençlerimize yönelik eğitim çalışmaları ivme kazanmış ve aileler artık bunun gerekliliğine inanmış ve bu konuda yapılan çalışmalara katılım göstermişlerdir. Ancak siz sanırım daha ziyade, ailenin ve toplumun kız çocuklarına bakış açılarının değiştirilmesi ve buradan doğan sorunların giderilmesiyle ilgili çözüm önerileri bekliyorsunuz. Ne yazık ki, toplumun bazı kesimlerinde, kadınlara ve genç kızlara yönelik bir tür ayrımcılık yapıldığını ve buna bağlı olarak kızlarımız ağır baskı altında tutulduğunu, istemedikleri kişilerle evlendirildiğini, konuşma ve düşüncelerini ifade etme haklarının gasp edildiğini görüyoruz. Ancak bu konuda bireysel çabaların yanında, toplumsal bir çalışma ve eğitim düzeneğinin daha etkili olacağını düşünüyoruz.

Bahsettiğiniz sorunla ilgili olarak, ailenin kendi kişisel tarihinden getirdiği çarpık düşüncelerin yanında bazı haklı endişeleri de var. Annelerimiz, ekranlarda izledikleri ya da çevrelerinden işittikleri olayları dikkate alarak çocuklarının başına bir şeyler gelir endişesiyle bazı kısıtlamalar yapıyorlar. Bu konuda onlara hak vermek gerekir diye düşünüyorum. Sorununuzun bir kısmı bu endişelerle ilgili olabilir ancak bir kısmı da öğrenilmiş ön yargılarla ilişkili gibi görünüyor. Büyüklerimiz kendi ailelerinden görüp öğrendikleri ilişki modelini evlerine ve bizlerle ilişkilerine taşıyorlar. Burada onları kırmadan orta yolu bulmak gerekir. Anneniz sosyal faaliyetlere katılmanızı istemiyor bu konuda endişeleniyorsa, bu faaliyetlere birkaç kez onunla birlikte katılabilir ve bu alanları onun da tanımasını sağlayabilirsiniz. Dışarı çıktığınızda bir şekilde ailenize ulaşarak bulunduğunuz yeri bildirebilir ve onları endişeye sürükleyecek tutumlardan kaçınabilirsiniz. Ebeveynlerimiz, İslami bilgi ve bilinç noktasında yeterli donanıma sahip olmayabilirler, bu konuda bizlere düşen birinci vazife onları bilgilendirmek, İslami kaideleri ve hakkaniyet ölçülerini hatırlatmak olmalıdır. Bu konuda üslubumuz onların hoşuna gitmediği takdirde, "bu çocuk da kim oluyormuş da bana akıl veriyormuş" deyip sözümüzü dinlemeyeceklerdir. Bu nedenle önce büyüklerimizi rencide etmeyecek nazik bir üslup seçmemiz gerekir.
Kendime geldim

29 yaşındayım. İlkokuldan sonra konfeksiyonda çalıştım. Ailem çok yoksuldu onlara yardımcı olmam gerekiyordu. Ama bu çok yorucu bir işti, çocukluğumu hiç yaşayamadım. On yıl çalıştıktan sonra işten ayrıldım ama çok depresyondaydım. Annem elinden geleni yaptı beni doktora götürdü. Tedaviden sonra kendime geldim. Şimdi yeteneklerimi kullanıyorum, gitar çalıyorum, resim yapıyorum, hikaye yazıyorum. Arkadaşlarımla birlikte tiyatroya gidiyorum. Gazetenizi bir arkadaşım sayesinde tanıdım, köşenizi takip ediyorum. Bir yıldan beri de namazlarımı geçirmiyorum. Size ve gazetenin tüm yazarlarına teşekkür ederim. U. B.

Biz de teşekkür ederiz

Yaşadığımız, duygu ve düşünceler olaylara verdiğimiz anlamlara paralel olarak seyreder. Mesela, on yıl konfeksiyonda çalışarak ailenizin geçimine katkı sağlamış olmanızı felaket bir şey olarak değerlendirirseniz, bir suçlu ararsınız, öfke ve kinle dolarsınız, içinizde bir burukluk olur. Ama bunu, "o günlerde hayat şartlarımız bunu gerektiriyordu, o yüzden zor da olsa çalıştım ve aileme yardımcı oldum" diye düşünürseniz, bu durumdan sıkıntı duymadığınız gibi, kendinizi daha güçlü hissedersiniz. Elbette yaşadığınız hayat şartları sanıldığı kadar kolay değil. Ama artık, o günler geride kaldı.

Uzunca bir tedavinin ardından, yeteneklerini değerlendirme ve kendini tanıma şansı buldun. Şimdi yapılacak şey, geçmişi geçmişte bırakıp, içinde bulunduğumuz anı en iyi şekilde değerlendirmeye çalışmak olmalıdır. Bunun için, işiniz dışında yine aynı şekilde sosyal aktivitelere devam edin ve ailenizle birlikte vakit geçirmeye çalışın. Ayrıca bir yıldan beri namazlarınızı geçirmiyor ve bu sorumluluğunuzu yerine getirmeye çalışıyorsunuz. Unutmayın Allah'a hakkıyla inanan ve güvenen kişinin sırtı hiçbir zaman yere değmez. Dini bilgilerinizi geliştirmeye çalışın ve duayı hiçbir zaman bırakmayın.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.