19 Ocak 2017 Perşembe20 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Andolsun, sizden önceki nice nesilleri peygamberleri, kendilerine apaçık deliller getirdikleri hâlde (yalanlayıp) zulmettikleri vakit helâk ettik. Onlar zaten inanacak değillerdi. İşte biz suçlu toplumu böyle cezalandırırız.Sonra, nasıl davranacağınızı görelim diye, onların ardından yeryüzünde sizi onların yerine getirdik.(Yûnus 13-14)
  • “İslâm hidayeti nasip edilen ve yeterli miktarda maişeti olup, buna kanaat edene ne mutlu!”Tirmizi, Zühd 35, (2350).
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:48Güneş 08:18Öğle 13:22İkindi 15:49Akşam 18:12Yatsı 19:37
    • 6°C Adana
    • 1°C Adıyaman
    • -2°C Afyon
    • 8°C Ağrı
    • 2°C Amasya
    • -1°C Ankara
    • 7°C Antalya
    • 2°C Artvin
    • 7°C Aydın
    • 6°C Balıkesir
  • BIST: 82.779 0.51
  • Altın: 146,779 -0.07
  • Dolar: 3,7701 -0.17
  • Euro: 4,0274 -0.27

Gölcüklü'nün ölümü, modern tıp ve araf!

Haşmet Babaoğlu

Uygar hayat dedikleri nasıl bir şeydir? İtiraf ediyorum, bazen içimden bu soruyu şöyle cevaplarım: Yoksulun "yaşamasına", varlıklının "ölmesine" izin verilmeyen bir hayat tarzı!
Bilmiyorum...
Acının bitişini özlemle beklemiş, bütün sevdikleriyle vedalaşmış, uykuya yatar gibi ayrılığa hazırlanmış birini...
Artık her şeyden habersiz bir halde...
Kupkuru bir beden olarak hastane odasında, orasına burasına sokulmuş hortumlar ve tüpler yoluyla makinelere bağlanmış halde gördünüz mü hiç!
***

Hemen algılarsınız...
O sırada bilim, teknik, tıp pek heybetlidir!
Bütün bunların devreye girmesini sağlayan finansal destek güçlüdür!
Fakat yatakta uzanan beden nasıl da bütün bunlardan uzak ve güçsüzdür!
İçiniz acır. Ortada ciddi bir yanlışlık olduğu duygusuna kapılırsınız.
Çünkü "hayat" çoktan çekip gitmiştir ama sanki ölüm hâlâ kapının dışında bekletilmektedir.
***

Geçen hafta boyunca Ceyla Gölcüklü haberlerini okurken bu düşünce ve görüntü zihnimden çıkmadı.
Ama önce şunu söylemek zorundayım...
Medyamızı ciddi bir "modern tıp" eğitiminden geçirmek gerek.
Yoksa bu tür haberlerde doğruyu öğrenmek neredeyse imkânsız hale gelecek!
Gazeteler, internet siteleri, televizyonlar hem günler boyu "Ceylan Gölcüklü'nün beyin ölümü gerçekleşti" deyip durdular hem de eski eşinin gelip onu "uyandırmaya" çalıştığını yazdılar.
***

Oysa "beyin ölümü" ile "bitkisel hayat" aynı şey değil!
Beyin ölümü denilen olgu "beyin sapı" denilen bölgenin geri dönülmez biçimde tüm fonksiyonlarını kaybetmesidir.
Kimse gelip o bedeni "uyandıramaz!" Cihazlar yaşatmak için değil, bedendeki fonksiyonların sona ermesini geciktirmek için çalıştırılır.
"Bitkisel hayat"ta ise beyin sapı sağlamdır. Bu yüzden çok düşük de olsa geri dönüş ihtimali hep açık kalır.
Tam bu noktada durup sormak gerek...
Organ nakli denilen hayat kurtarıcı işlem geliştirilmeseydi, günümüz tıbbı hastaların "beyin ölümü"nü tarif edecek bir yola girer miydi? Hiç sanmam!
***

Yazımın başındaki meseleye dönecek olursam...
Doğru! Tıptaki gelişmeler yüzümüzü güldürüyor.
Fakat hastalıklar da kapıyı kapattığımızda bacadan girmeye devam ediyor.
O halde izin verin...
Ara sıra benim gibi "iç karartıcı" yazarlar da çıkıp sorgulasınlar...
Sağlıklı yaşamak nasıl bir haksa, insanca ölebilmek de bir hak değil midir?
Eğer öyleyse, açık söylüyorum...
Modern tıbbın yoğun bakım odalarında yarattığı "araf"ta insani bir sorun var!

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.