21 Ağustos 2017 Pazartesi27 Zilkâde 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • "Yavrum! Namazı dosdoğru kıl. İyiliği emret. Kötülükten alıkoy. Başına gelen musibetlere karşı sabırlı ol. Çünkü bunlar kesin olarak emredilmiş işlerdendir." Lokman,31/17
  • "Allah, sizden birinizin yaptığı işi, ameli ve görevi sağlam ve iyi yapmasından hoşnut olur." (Taberânî, el-Mu’cemü’l-Evsat, 1/275; Beyhakî, Şü’abü’l- İman”, 4/334)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 04:37Güneş 06:13Öğle 13:14İkindi 16:59Akşam 20:03Yatsı 21:31
    • 25°C Adana
    • 21°C Adıyaman
    • 19°C Afyon
    • 17°C Ağrı
    • 21°C Amasya
    • 20°C Ankara
    • 27°C Antalya
    • 21°C Artvin
    • 23°C Aydın
    • 24°C Balıkesir
  • BIST: 107.202 0.35
  • Altın: 145,420 0.11
  • Dolar: 3,5161 -0.05
  • Euro: 4,1312 0.01

‘Silahsız Kuvvetler: Medya’

Aziz Üstel

Murat Erdin, “Silahsız Kuvvetler: Medya” adlı kitabında, Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un 27 Ağustos 2010’da görevini Orgeneral Işık Koşaner’e devrederken, asker-medya ilişkisi konusunda söylediklerini hatırlatıyor: “ Medya, TSK’nın karşısında mı yanında mı sorusunu aklımızdan geçirmek, bizim için acı bir deneyim, kişisel ve kurumsal hafızalarımızda yer alan bir soru olarak karşımıza çıkıyor...”

Elbette TSK’nın, görevi gereği, medyayla ilişki içinde olması doğaldır. Ancak medyadan destek istemesi, TSK’nın bu destekle ne yapacağı sorusunu da akıllara düşürmüyor değil.

Aynı İlker Başbuğ, Aktütün baskını sonrasında, 15 Ekim 2008’deki basın toplantısında, “herkesi dikkatli olmaya ve doğru yerde bulunmaya
davet ediyorum!” demişti. Medya, Cumhuriyet kuruldu kurulalı, hep devletin güdümünde, “sahibinin sesi” konumunda ve “güçlünün yanında” yer almıştır zaten. Ne yazık ki, Türk siyasi tarihinde güçlüler, gücünü halktan değil silahından alanlardır.

Dersim’den tutun, 27 Mayıs’a, 12 Eylül’e, 28 Şubat’a değin egemen medyanın yayınları ne yazık ki, Türk demokrasisi için yüz karasıdır!’
Emekli General Nejat Eslen, Sabah Gazetesi’nden Sevilay Yükselir’e şöyle diyor: “Ben birçok gazeteciyi çok güzel kullandım. İstediğim haberleri yazdırdım. Yazdırdığım haberler ordunun lehine siyasetçinin aleyhineydi. Söz konusu vatansa gazeteci de kullanılır, siyasetçi de.”

(Sabah 7 Temmuz, 2010)

Murat Erdin’in, elinizin altından eksik etmemeniz gereken kitabından aldığım ki
mi gazete başlıkları, egemen medyanın darbeler ve darbecilerle nasıl da iç içe olduğunu, ne yazık ki pek güzel sergiliyor:

“Celal Bayar İstiklal Harbi’nden Kaçmış!”

“ Tam Bir İrtica Devri Yaşıyoruz!”

“Türk Ordusu Vazife Başında: Silahlı Kuvvetlerimiz İdareyi Fiilen Ele Aldı!”

“Baş Kumandan (Cemal Gürsel) Meclisi Feshetti.”

“Gereken, Gerektiği Zaman Yapılacaktır.”
“Tayyip’e Şok Ceza: Siyasi Hayatı

Bitebilir.”

“Darbe mi Yapsak Muhtıra mı Versek?”

“Güven Erkaya: Bu Defa İşi Silahsız Kuvvetler Halletsin.” (28 Şubat)
“Cumhuriyet Mitinginde Silahsız

Kuvvetler.”

Dilerim, Türk milleti, sabahları gazete okurken, darbenin ayak seslerini değil, TBMM’nin alkışlarını duyar, bundan
böyle!(Silahsız Kuvvetler: Medya-

Murat Erdin-Destek Yayınları)

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.