25 Mart 2017 Cumartesi27 C.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Biz, insanlara belli zaman aralıklarıyla okuyasın diye Kur’an’ı parçalara ayırdık ve onu bölümler halinde indirdik.” (İsra, 17/106)
  • “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhârî, "Fezâilü’l–Kur’ân", 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:26Güneş 06:52Öğle 13:17İkindi 16:43Akşam 19:29Yatsı 20:49
    • 23°C Adana
    • 17°C Adıyaman
    • 20°C Afyon
    • 11°C Ağrı
    • 18°C Amasya
    • 18°C Ankara
    • 20°C Antalya
    • 14°C Artvin
    • 23°C Aydın
    • 20°C Balıkesir
  • BIST: 90.383 0.69
  • Altın: 144,409 -0.77
  • Dolar: 3,6117 -0.38
  • Euro: 3,9021 -0.23

Sezgin Tanrıkulu sorgulanıyor

Ahmet Taşgetiren

31 Aralık 2010 tarihli yazımın başlığı "Tanrıkulu'nun zor işi" şeklindeydi.

Diyarbakır eski Baro Başkanı Sezgin Tanrıkulu'nun CHP'deki yolculuğunun nasıl zorluklarla karşılaşacağını değerlendiriyordu.

Sorgulamanın "Kürt cephesi" gecikmedi ve salvolara başladı.

Hem de ne salvolar.

Tam Kılıçdaroğlu'luk işler...

Rojeva Kurdistane isimli internet sitesinde, Hasan Bildirici imzalı bir yazı.

"Yukarıda sıraladıklarım, avukatlık mesleğine sahip Sezgin Tanrıkulu için bir yazı yamak istediğimde aklıma geldi" diyerek sıralıyor bazı olayları.

Olanlar "avukatlık" adına yüz kızartıcı.

Hasan Bildirici'nin kaleminden takip edelim:

"Hapis yatmış eski bir gerilla, geçtiğimiz ay bana bir belge gönderdi. Belge, ünlü bir bayan avukatın AİHM'den gelen dava parasına nasıl el koyduğunu gösteriyor. Eski gerilla, ağır işkence gördüğünü kanıtlamış. Türkiye mahkemelerinden bir sonuç alamamış ve davayı AİHM'e taşımış. AİHM, Türkiye'yi para cezasına mahkûm etmiş. Paranın doğal olarak mağdura verilmesi gerekiyor. Para avukatta, fakat avukat vermiyor. Mağdur çok sıkıştırınca da, paranın büyük kısmını masraf olarak gösterip, mağduru baştan savıyor.

Eski gerilla, avukatı, bağlı olduğu baroya şikayet ediyor. Avukat, baroya verdiği ifadede müvekkilini suçluyor... Aslında eski gerillanın mağdur olmadığını, sürgünde bulunmadığını, gizliden Türkiye'ye girip çıktığını söylüyor... Baro, avukata kınama cezası veriyor ve paranın bir kısmını geri ödettiriyor.

Garip şeyler oluyor... Gariplik bu kadar da değil. Aynı avukat ve bir başkası, gözü oyulan ve kulağı kesilen gerillalar için AİHM'de açılan ve mahkûmiyetle sonuçlanan davanın parasını da vermiyor mağdur aileye... Cüzdanlarda, oyulmuş göz ve kesilmiş kulak parası taşımak ve bunu yemek nasıl bir duygu?

Bunu öğrendikten sonra avukatın resmini gördüğümde gözlerimi kapatıyorum. Çünkü bu kişiler hâlâ insan haklarıyla ilgili Kürt toplantılarına baş konuk olarak çağrılıyor. İsimlerini yazmaya utanıyorum. Hangi birini yazacaksın?

Geçtiğimiz yıl yakılıp yıkılmış Lice köyleri için AİHM'in ödettirdiği paraya da avukatlar el koymuş, köylülere sahte para vermişlerdi. Türk basınının da manşetine taşıdığı olayda köylüler, avukatların kendilerine verdiği sahte paraları harcarken yakalanmışlardı. Köyünüz yakılıyor, yakınlarınız kaçırılıp öldürülüyor, dağlarda ele geçen çocuklarınızın gözleri oyulup, kulakları kesiliyor, bunu için dava açıp suçluları mahkûm ettiriyorsunuz, mahkûmiyet karşılığı ödenen paraya sahtekarlar ya el koyuyor ya da yerine sahte döviz veriyor..."

Hasan Bildirici bunları sıraladıktan sonra "Kürdistan Yetimleri" adına diyerek Sezgin Tanrıkulu'na bazı sorular soruyor; onları da paylaşalım:

*Diyarbakır'da kurulan herkes için adalet projesiyle AB fonlarını sonuna kadar emen hukuk kişisi olduğunuz" söyleniyor... AB fonlarından gelen miktar ne kadardır? Bunun ne kadarını siz kullandınız?

*24 Eylül 1996 yılında Diyarbakır Cezaevi'nde kalaslar ve demir çubuklarla vahşice öldürülen 10 PKK'lı davasında AİHM Türkiye'yi 800 bin euro tazminata mahkûm etti. Bu dava ile siz ilgileniyordunuz. Bu para Türk devleti tarafından mağdurlara ödendi mi? Ödendiyse kime ne kadar ödendi? Bu davada alınan avukatlık parası ne kadardır?

*AİHM'de kazanılmış başka kaç davanız var? Bu davalara ödenen miktar ne kadardır? Bunun ne kadarı şahsi hesabınıza geçmiştir?"

Hasan Bildirici son olarak "Halen bir Kürt çocuğunun kendi dilinde okula gitmesine karşı olan ırkçı bir partide yer alırken, hangi gaye peşindesiniz? Böyle davranmakla dili yasak çocuklarınızdan utanıyor musunuz" sorusunu soruyor.

Ne dersiniz, bu soruların cevaplanması gerekiyor mu?

Acaba Kemal Kılıçdaroğlu bu soruların cevabını, genel başkan yardımcısından isteyecek mi?

Garip değil mi, hiçbir şey, dışarıdan göründüğü kadar yalın, berrak, arı-duru değil.

Aynı kişi, CHP merkezinden başka görünüyor, Kürt sokağından başka.

Ben bir tahminde bulunayım:

Kılıçdaroğlu'nun yeni MYK yönetiminde ilk fire Sezgin Tanrıkulu olabilir.

Kendisi avukat ama onun ne Doğu-Güneydoğu'da ne de sahillerde bir savunanı olmayacak...

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.