Abdurrahman Dilipak

Abdurrahman Dilipak

Müzahir olmayan kalmamış ki!

Müzahir olmayan kalmamış ki!

Balyoz darbe planının Gölcük’teki kopyaları da mahkeme dosyasına girdi..

Daha önce ele geçen belgelerden daha fazlası var.. Darbe planı deşifre olursa nasıl yalan söyleyeceklerine kadar planlamışlar ve planın gereklerini de aynen uygulamışlar..


Müzahir, yani darbe planı hakkında bilgisi olan o kadar çok sayıda kişi var ki. Harp okulu öğrencisinden astsubaya, subayından generaline, askeri ataşesinden emekli subaylara kadar binlerce kişi bu plandan haberdar. Darbe planına destek veren çalışmalara katılan, Akdeniz bölgesinden, Ege’den, Ankara’dan katılan yüzlerce personel var.. Elde edilen bilgilere göre 12 Eylül darbesini model almışlar ve onu güncellemişler.. Ordudan atılacak, görevden alınacak, görev yeri değiştirilecek ve emekli edilecek subayların sayısı, bugün Ergenekon ve Balyoz davasında sanık sandalyesine oturtulanlardan 10 kat daha fazla.. Neyse, Türkiye bir felaketin eşiğinden dönmüş.. Neredeyse Kuzey Kore olacakmışız!


Sıkıyönetim ilanı öncesi ortalığı karıştırmak için yapılacak eylemlerden tutun da, bunların basında abartılı şekilde nasıl yer alacağına kadar her şeyi düşünmüşler..


“Çok gizli” Balyoz güvenlik harekat planına göre, Tekalifi Milliye emirnamesini örnek alan bir kanun çıkarılması planlanmış.. Tekalifi Milliye emirnamesi, Sakarya meydan muharebesi öncesinde Mustafa Kemal tarafından 7 Ağustos 1921’de yayınlanan 10 Maddelik bir emirnamedir.. Bu maddeler şu şekilde sıralanıyor: 1-Her ilçede bir tane Tekalif-i Milliye Komisyonu kurulacak. 2-Halk, elindeki silah ve cephaneyi 3 gün içinde orduya teslim edecek. 3-Her aile bir askeri giydirecek. 4-Yiyecek ve giyecek maddelerinin %40’ına el konacak ve bunların karşılığı daha sonra geri ödenecek. 5-Ticaret adamlarının elindeki her türlü giyim eşyasının %40’ına el konacak ve bunların karşılığı daha sonra geri ödenecek. 6-Her türlü makineli aracın %40’ına el konacak. 7-Halkın elindeki binek hayvanlarının ve taşıt araçlarının %20’sine el konacak. 8-Sahipsiz bütün mallara el konacak. 9-Tüm demirci, dökümcü, nalbant, terzi ve marangoz gibi iş sahipleri ordunun emrinde çalışacak. 10-Halkın elindeki araçlar aylık 100 km. askeri ulaşım yapacaklar.


İrtica bahanesi ile bütün dini vakıf ve derneklere el koyuyorlar ve irticaya destek verdiklerinden kuşku duyulanların mallarına ve banka hesaplarına el konuluyor.. 35 gazeteci tutuklanıyor. Bunların halkı darbeye karşı kışkırtmasından endişe ediliyor. Ayrıca 19 gazetecinin de ortadan kaldırılması planlanmış, tetikçileri bile tesbit edilmiş.. Şimdi yeni ele geçen belgelerden öğreniyoruz ki, bu planın başlangıcı 2003 değil, 2002. Ama zaten sanırım birilerinin masasında her zaman bu tür planlar bulunuyor ve bunlar sürekli güncelleniyor.. Hatta 2008’de bile bu planlar güncellenmiş.


Yeni ele geçen belgelerde el konulacak hastane ve polikliniklere kimlerin atanacağına kadar her şey yazılmış. Üniversitelere kamu şirketlerine atanacak personeller. O kurumlarda işbirliği yapılacak kişiler ve kendileri için sakıncalı olanlara varana kadar.


Dahası üniversite öğrencilerini bile fişlemişler.. El koyacakları şirketler, resmi kurumlara yapacakları atamalar, partiler ve derneklerden tutuklanacak kişiler hepsi not edilmiş. Kapalı spor salonlarını filan cezaevine dönüştürmeyi planlamışlar..


Adamlar gazetelerde çıkacak haberler, radyo ve televizyonlarda yayınlanacak haber metinlerine kadar her şeyi yazmışlar.. Arif Doğan’a göre, sadece JİTEM de silahlı 10.000 personel var ve bu kişiler hâlâ görevlerinin başındalar..


22 Şubat 2002’de hazırlıkları tamamlanan bir darbenin ilk işaret fişeğini İzmit’te patlatmaya karar vermişler. Başörtüsü eylemi sebebi ile bir çatışma örgütlenmesi planlanmış. Olaylarda 25 ölü ve 500 yaralı ön görülmüş.. 6 gün sonra 28 Şubat 2002’de bu kez Fatih’te Atatürkçü Düşünceyi savunan derneklere saldırı. Yağmalama, mağdurların askeri kışlaya sığınmaları 30’un üzerine ölü. Sokak gösterileri ve yağmalanan mağazalar. Sakarya ve İzmit’te yeniden sokak gösterilerinin başlaması ve kontrolden çıkan olaylar karşısında bölgede sıkıyönetim ilanına gidilmesi.. Olaylardan sonra geniş çaplı tutuklamalar planlanmış.. EMASYA Planının devreye sokulması ön görülmüş.. Ege’de olaylar, cami bombalama eylemleri derken darbe..


Kimin nereye atanacağını bile düşünmüşler. Milli Mutabakat hükümetinin hükümet programı bile hazırlanmış.. Bakalım şimdi o müzahirler listesinde adı geçenler ne yapacaklar?.. Savcılar bunların ifadelerini ne zaman nasıl alacak?.. Onlarca yeni savcı ve bir o kadar emniyet görevlisinin bu iş için görevlendirilmesi gerekecek eğer hepsinin ifadesi alınacak olursa..


Bana kalırsa artık Haberal’ın da çözülmesinden sonra bu konuda son direnç noktalarının kırılmasına az kaldı diyebiliriz.. Önümüzdeki günler sürpriz gelişmelere gebe.. Herkesin çok dikkatli olması gerek. Birileri için artık bıçak kemiğe dayanmış gibi gözüküyor. Bakalım bundan sonra neler olacak.. Görelim Mevlam neyler.. Selâm ve dua ile..

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Abdurrahman Dilipak Arşivi